Hisse senedi Yorumları, Endeks, Forex,Varant, imkb canlı, canlı borsa, Borsa gündem, hisse önerileri, hisse analiz

Zaman: 18 Eyl 2019, 03:17


Tüm zamanlar UTC + 1 saat [ GITZ ]


2509 uygun sonuçtan fazlası bulundu

Yazar Mesaj

 Foruma git   Konuya git

Gönderilme zamanı: 01 Tem 2016, 11:32 

Evet bunlar elimizdeki veriler. Sadece Brisa özelinde değil, çok yüksek bedelsiz bölünme yaşamış diğer hisselere de baktığımızda, bölünme sonrasındaki yüksek lot sayısı ile hisseler bölünmenin hazmını yaşamış ve düşüş trendine girmişlerdir. Şu anda da GOODY'da bu olay yaşanmaktadır.
Eldeki bilgi, veri ve yaşanmış tecrübelere bakarak GOODY'da da bir yol haritası çizmek mümkündür.

Ben kriterleri ve bilgileri topladım, üzerinde düşünüp yorum, analiz, çıkarım ve öngörüde bulunmak isteyenlerin mesajlarını bekliyorum.

Sonrasında da toplu bir değerlendirmede bulunacağım.

 Foruma git   Konuya git

Gönderilme zamanı: 16 Ağu 2016, 16:23 

Tümosan, Güç Grubu Geliştirilmesi Proje Uygulama Takvimini başlatmak için SSM'den 4 aylık ilave süre uzatımı aldı


Tümosan Motor ve Traktör Sanayi A.Ş.'nin Kamuoyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yayınlanan açıklaması aşağıda bulunuyor:

Şirketimiz, Güç Grubu Geliştirilmesi Projesi kapsamında, Proje Uygulama Takvimini başlatmak için avans ödemesi öncesi gerekli tüm işlemleri tamamlamak üzere, Savunma Sanayii Müsteşarlığı'ndan 4 aylık ilave süre uzatımı talep etmiş olup, 15 Aralık 2016 tarihine kadar süre uzatımı yapılmıştır.

 Foruma git   Konuya git

Gönderilme zamanı: 29 Ağu 2016, 11:29 

Otokar, 'Altay Tankı'nda Seri Üretim İçin Son Teklifini Verdi - Basın Açıklaması


Kuruluştan konuya ilişkin yapılan basın açıklaması aşağıda bulunuyor:

Türkiye'nin en büyük özel sermayeli savunma sanayii şirketi OTOKAR, Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nın talebi üzerine, ana yüklenicisi olduğu ALTAY tankının seri üretimi için en son teklifini verdi. OTOKAR Genel Müdürü Serdar Görgüç, "Ocak ayındaki ilk teklifimizin ardından Müsteşarlık'ın talebiyle bugün son teklifimizi sunduk. Milli ana muharebe tankı için yüzde 100 milli sermayeli bir üretici olarak; insan kaynağımız, deneyimimiz, bilgi birikimimiz ve teknolojimizle bu göreve hazırız" dedi

Türkiye'nin kara sistemleri üreticisi OTOKAR, Savunma Sanayii Müsteşarlığı'ndan gelen talep üzerine, ana muhabere tankı ALTAY'ın seri üretimi için son teklifini sundu. Projede ana yüklenici olarak görev alan OTOKAR, sadece kendisine yapılan davet üzerine ALTAY tankı için ilk seri üretim teklifini de geçtiğimiz Ocak ayında Savunma Sanayii Müsteşarlığı'na vermişti. ALTAY'ın seri üretimi için OTOKAR'ın sunduğu bu son teklif, 250 adet ALTAY'ın seri üretimi ve bunların Entegre Lojistik Destek faaliyetlerini kapsıyor. Teklifle birlikte en son teknoloji ürünü alt sistemlere sahip ALTAY tankının vakit kaybetmeden seri üretim çalışmalarının başlaması ve modern ana muharebe tanklarının bir an önce Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine girmesi hedefleniyor.

ALTAY FARKLI ÜLKELERDE ÜRETİMİN KAPILARINI AÇACAK
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin lider tedarikçisi olarak bu milli göreve hazır olduklarını belirten OTOKAR Genel Müdürü Serdar Görgüç, projenin hızla hayata geçirilmesinin ardından Türkiye'nin kendi ana muharebe tankına sahip olacağını belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı: "Türk savunma sanayisine yeni teknolojiler ve yetenekler kazandıran ALTAY ile ülkemizin savunma sanayiindeki dışa bağımlılığı önemli ölçüde azalacak. ALTAY'ın tüm tasarım ve fikri mülkiyet hakları, Türkiye Cumhuriyeti'ne ait olacak. Milli ana muharebe tankımız için, yüzde 100 milli sermayeye sahip bir üretici olarak insan kaynağımız, deneyimimiz, bilgi biirikimimiz ve teknolojimizle üzerimize düşeni en iyi şekilde yerine getirmeye hazırız. ALTAY tankının konsept tasarımını ve prototip üretimini yaptık, testlerini başarıyla sürdürüyoruz. Bu dönemde ayrıca seri üretim dönemi için tüm altyapı gereksinimleri ve hat planlamalarını çalıştık, Milli Savunma Bakanlığı'ndan ana muharebe tankı üretimi için gerekli olan Üretim İzin Belgesi'ni aldık. Sözleşmenin imzalanmasıyla birlikte düğmeye basılarak en kısa zamanda hattan ilk tankları çıkaracak şekilde üretim programımızı yaptık. Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın ihtiyacı olan 250 adet ALTAY'ın 5 yılda imalatına ek olarak; ihracat potansiyeli, mayın temizleme, kurtarıcı, istihkam tankı gibi türev ve tamamlayıcı araç ihtiyaçları da göz önünde bulundurarak, yıllık uygun bir kapasite planlaması yaptık. Bu şekilde Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nın veya diğer dost ve müttefik ülkelerin her türlü talebini karşılayabilecek, esnek bir üretim programına sahip olmayı hedefledik."

Otokar tasarımı ve üretimii olan araçların ağırlıklı olarak NATO ve Birleşmiş Milletler güçlerinde kullanıldığını belirten Serdar Görgüç, ALTAY'ın Türkiye'ye yeni ihracat fırsatları da yaratacağına işaret etti. Görgüç, "Seri üretimin başlamasını takiben ALTAY'ın farklı ülkelerden de talep göreceğine, hatta dost ve müttefik ülkelerin projeye katılması ile farklı coğrafyalarda da üretim olanaklarının önünün açılacağına inanıyoruz" dedi.

 Foruma git   Konuya git

Gönderilme zamanı: 31 Ağu 2016, 13:29 

Emniyet'teki TOMA'ların büyük bölümünü imal eden Katmerciler, şimdi de mayına dayanıklı zırhlı araç üretiyor

TOMA’ların üretimi ile gündeme gelen ve devlet kurumlarından aldığı ihalelerle öne çıkan Katmerciler şirketi, bu kez mayına dayanıklı zırhlı personel taşıyıcı üretimiyle adından söz ettiriyor. Konuyla ilgili Şebnem Turhan'ın Hürriyet'te yer alan haberi şöyle:

Katmerciler ile Türkiye, Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı (TOMA) ile tanıştı. Aslında 1985 yılında kurulan ve 32 yıldır üretim gerçekleştiren Katmerciler, 2010 yılında adım attığı savunma sanayi için şimdi de zırhlı personel taşıyıcıları ile gündeme geldi. 2010 yılında hem borsaya açılan hem de TOMA’ları üretmeye başlayan Katmerciler, terör olaylarının artması sonucu mayın patlamasına dayanıklı olarak geliştirdikleri ‘Khan.D’ ve ‘Kangal’ isimlerindeki iki zırhlı personel taşıyıcısını tanıttı. Doğu ve Güneydoğu’da ihtiyaç duyulan zırhlı taşıyıcıların yanı sıra zırhlı kazıcı, zırhlı koruma kalkanı üretimi de yapan şirket, şimdilik Çiğli’deki fabrikada yılda bin 500 adet zırhlı personel taşıyıcı ve 500 adet de zırhlı silah taşıyıcı üretecek.

YENİ FABRİKA TAMAMLANDI

Katmerciler şirketinin Ankara’da bu yıl yatırımını yaptığı ve önceki gün inşaası tamamlanan yeni fabrikası ise savunma sanayi üretiminin merkezi haline getirilecek. Bu yeni fabrikada 1000 zırhlı araç üretilecek. Yılın ilk altı aylık bilançosuna göre 166 milyon 250 bin liralık piyasa değerine sahip şirketin Ankara yatırımı ise 6.9 milyon lira olarak belirlendi. Hisse fiyatı 6.65 lira olan Katmerciler’in 291 çalışanı bulunuyor. Aktif büyüklüğü ise şirketin ilk 6 ay itibariyle 245.6 milyon lira ile tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı.

ZIRHLI TAŞIYICILAR

Şubat ayında 10.5 milyon liralık yeni zırhlı araç siparişi alan Katmerciler, oldukça inovatif bir şirket olarak öne çıkıyor. 2010 yılına kadar itfaiye ve taşıma araçları grubunda üretim yapan Katmerciler, ilk TOMA’yı 2010 yılında üretti. Aynı yılın kasım ayında ise borsaya açılan şirket Gezi olaylarında TOMA’ların ön planda çıkmasıyla emniyetin ve İçişleri Bakanlığı’nın bir çok ihalesini kazanmayı başardı.
Türkiye’nin en büyük şirketlerinin yer aldığı İSO 500’e üretimden satışlar bazında 286 milyon lira gelirle 409’uncu sıradan giriş yapan Katmerciler en büyük ihracatçılarının yer aldığı TİM1000 listesinde de 518’inci sırada sektörünün temsilcisi.

49 ÜLKEYE İHRACAT

KATMERCİLER bugün 49 ülkeye ihracat yapan bir şirket. TOMA ile savunma sanayinin yeni gücü olmaya doğru yürüyen Katmercilerin NATO standartlarında geliştirdiği zırhlı personel taşıyıcıları Khan.D ve Kangal ile dikkat çekmeye başladı. Savunma sanayine yönelik araç portföyünde ayrıca zırhlı kazıcı yükleyici iş makinası ve koruma kalkanı da bulunan şirket, ürün portföyünü uluslararası fuarlarda da tanıtıyor. Haziran ayında Paris’te yapılan EUROSATORY fuarında Khan.D’yi ilk kez sergileyen şirket, eylül sonunda Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de gerçekleştirilecek 2. Azerbaycan Uluslararası Savunma Fuarı’nda katılacak. Ayrıca Khan.D ve Kangal ile diğer zırhlı ürünler kasım ayındaki 3. High Tech Port by MÜSİAD Fuarı ile Avrasya Güvenlik ve Trafik Fuarı’nda gösterilecek.

KATMERCİLER’İN YENİ ÜRÜNLERİ

Balistik korumalı TOMA: Türkiye’de son altı yılda üretilen, Türkiye’de kullanılan TOMA’ların pek çoğunu Katmerciler üretti. Son geliştirdiği balistik korumalı TOMA, 5 bin litre su, 80 litre köpük, 60 litre boya ve 60 litre gaz tankına sahip.

Zırhlı personel taşıyıcılar: Khan.D ve Kangal: NATO standartlarında geliştirilen, balistik koruması güçlendirilmiş, mayın ve el yapımı patlayıcılara karşı yüksek güvenlik sağlayan, 4×4 özellikli, iki farklı zırhlı personel taşıyıcı aracı yeni dönemin ürünleri.

- Khan.D: 8 personel taşıma kapasitesine sahip. Araç, 5010 mm uzunluğunda, 2330 mm yüksekliğinde, 2050 mm genişliğinde. Boş ağırlığı 4930, taşıma kapasitesi 1000 kilogram. Saatte 130 km hıza ulaşabilen araç 286 beygir gücünde. Yüzde 60’lık dik eğime tırmanabilirken, yüzde 30’luk yan eğimde manevra yapabiliyor. Balistik korumalı yakıt tankı kapasitesi 138 litre.

- Kangal: Uzunluğu 6895 mm, yüksekliği 3010 mm, genişliği 2470 mm. Saatte 100 kilometre hıza ulaşabilen, 300 beygir gücündeki araç 10 kişilik kapasiteye sahip. Araç yüzde 60’lık arazide dik tırmanabilirken yüzde 32’lik yan eğimli arazide manevra yapabiliyor. Muharebe ağırlığı 14 tona kadar çıkabilen araç 2.500 kg’a kadar taşıma kapasitesine sahip. Araç, 1.5 metre derinliğindeki sudan geçebiliyor.

Zırhlı kazıcı yükleyici iş makinesi: 4×4 özelliğinde. Makine, yengeç yürüyüş sistemine sahip ve kumanda sistemi tam hidrostatik. Operatör koltuğu çok yönlü ayarlanabilir ve süspansiyonlu özellikte. Makinanın tamamında kullanılan boya, yangın geciktirici, alev yaymayan (anti-flame) ısı izolasyonlu. Taşıttan çıkılmadan otomatik açılıp kapanabilir ön cam korumasına sahip. Farlar, ön ve arka sis farları ile yan aynalar taşlı ve sopalı saldırılara karşı koruma altında.

Koruma kalkanı: Kalkan, silahları ile 36 kişiye kadar koruma sağlıyor. Doğrudan öldürücü olmayan silahların atımında kullanılmak üzere özellikle tasarlanmış atış portlarına sahip. 3 metre yüksekliğe kadar kaldırılabilme özelliği ile hızlı müdahale güçlerinin intikali için bir kapı olarak da kullanılabiliyor. Seyahat halinde sert arazide darbe emebiliyor. Bariyer olarak hizmet vermek üzere insansız olarak yerinde bırakılabilir.

 Foruma git   Konuya git

Gönderilme zamanı: 23 Eyl 2016, 16:34 

RHEAG..

Hareketlendi bugün.

Bilgisi olan var mıdır acaba?

Bir haber mi var yoksa sadece teknikten dolayı mıdır?

Sayın Endi;
Netaş'ın satışı uzayıp hikaye olunca peşini bırakmıştık, o gündür bugündür bir bilgimiz ve araştırmamız yok. Onur Beyin canı sıkılmıştır, epeydir sessizdi.
Saygı ve selamlarla.

 Foruma git   Konuya git

Gönderilme zamanı: 11 Eki 2016, 14:54 

Londra Tahkim Mahkemesi, Çukurova'ya Verilen 60 Günlük Süreyi Uzattı

Geçtiğimiz 29 temmuzda, Londra Uluslararası Tahkim mahkemesi, başvuruda bulunan LetterOne (L1 - Alfa Telecom'un firması) firması lehine olmak üzere, Çukurova Holding'e 60 gün süre tanımıştı. Mahkeme, Turkcell'deki dolaylı hisselerle ilgili olan bu süreyi, şimdi 19 eylülden başlatma kararı verdi. Yani Çukurova Holding kendisine ait yaklaşık % 13 hisseyi satmak ya da L1'nın elindeki % 13 hisseyi almak için 19 kasıma kadar süre almış oldu.

Geçtiğimiz 29 temmuzda, Londra Uluslararası Tahkim mahkemesi, başvuruda bulunan LetterOne (L1 - Alfa Telecom'un firması) firması lehine olmak üzere, Çukurova Holding'e 60 gün süre tanımıştı[1]. Mahkemeye gidilen konu, Turkcell'in dolaylı olarak yaklaşık % 26 hissesine sahip bulunan British Virgin Adaları merkezli Turkcell Holdings'teki 2 ortak arasındaki anlaşmaydı. Karar 60 gün içinde "ya Alfa (LetterOne - L1) Çukurova hisselerini alsın, ya da Çukurova ALfa hisselerini alsın" şeklindeydi.

Mahkeme bu kararla ilgili yeni bir düzenleme yaptı ve 60 günlük sürenin başlangıcını 29 temmuz yerine 19 eylüle çekti yani Çukurova Holding, hisselerle ilgili işlem yapmak (satın almak ya da kendisininkini satmak) için bugün itibariyle hala 56 güne sahip. Ya kendi hisselerini 2,8 milyar $ karşılığında L1'e satacak ya da L1'in hisselerini 2,7 milyar $ karşılığında satın alacak. Mahkeme sürenin başlangıcını neden 19 eylüle aldığına dair bir açıklama yapmadı.

Turkcell tarafından Alfa Telecom Turkey Limited adına KAP'a yapılan açıklamada tahkim heyetinin 19 Eylül'de bir düzeltme yazısı yayınladığı ifade edildi. Alfa Telekom Turkey adına açıklama yapan avukat İhsan Ömür Yarsuvat imzasıyla yayınlanan açıklamada şöyle denildi:

"Düzeltme yazısı (a) Çukurova'nın Alfa Telecom Turkey Limited (ATTL) elinde bulunan Çukurova Telecom Holding Limited (CTH) hisselerini satın almak veya kendi ilindeki CTH hisselerini satmak konusundaki seçimlik hakkının ATTL'nin Çukurova'ya 24 Mart 2016 tarihinde tanımış olduğu satın alma opsiyonundan kaynaklandığını, ve (b) Çukurova'nın söz konusu seçimi yapmakla mükellef olduğu 60 günlük sürenin karar tarihinden değil, düzeltme yazısı tarihinden itibaren başlayacağını ve (c) seçimini yaptıktan sonra Çukurova'nın seçmiş olduğu işlemi tamamlamak için 14 değil, 10 günü bulunduğunu açıklamıştır"

Turkcell'in halka açık hisseleri dışında kalan bölümdeki 2 büyük hissedar, % 13,6 hisseye sahip Telia Sonera ve % 51 hisseye sahip olan Çukurova İletişim. Çukurova İletişim'in ise 2 büyük ortağı var; onlar da % 52 hisseye sahip olan Turkcell Holdings ve % 48 hisseye sahip olan TeliaSonera.

İşte problemli hisseler bu Turkcell Holdings olanlar. British Virgin Adalarında kurulu olan bu şirketin 2 ortağı var. % 49 hisseye sahip eski KGB'ci Mikhail Fridman'ın sahibi olduğu Alfa Telecom (LetterOne) ve % 51 hisseye sahip olan Çukurova Holding. Turkcell Holdings, Çukurova İletişimin % 52'sine ve Çukurova İletişim'de bizim Turkcell olarak tanımladığımız GSM firmasının % 52'sine sahip olduğu için, Lüksemburg merkezli Letterone'ın Turkcell'de % 13.22 payı ve Çukurova'nın % 13.76 hissesi bulıunuyor. Mahkemenin verdiği karar bu % 13 küsurlu hisseler.

Alfa Telecom geçen yıl bu hisseler için, o zamanki borsa değerinin 2 katı olan 2,8 milyar $ önerdiğini kamuoyuna duyurmuştu[3]. Çukurova'da aynı şekilde, diğer hisseleri almak için teklif vermişti [2].


[1] Tahkim Turkcell Davasında Alfa Lehine Karar Verdi, Çukurova Hisseleri 60 Gün İçinde Ya Alacak, Ya Satacak

[2] Çukurova Holding, Alfa'nın Dolaylı Turkcell Hisseleri için Tahkim Süreci Başlattı

[3] Alfa Telecom Bu Sefer de, % 13,76 Turkcell Hissesini Satmak İçin Teklif Verdi

 Foruma git   Konuya git

Gönderilme zamanı: 11 Eki 2016, 14:52 

furkand yazdı:
Arkadaslar topbasin aski icin imzayi attigi dedikodulari var
Bilgisi olan varmi aranizda
Bugünde hacimli yükselis var
Insallah yine ky ye vermiyorlardir


Bize gelen bilgiler de imzalandığı şeklinde. Bakalım hayırlısı.

 Foruma git   Konuya git

Gönderilme zamanı: 11 Eki 2016, 15:50 

GLOBAL TOWER/NARİN:HALKA ARZIN %70'İNİ ULUSLARARASI YATIRIMCILAR İÇİN BELİRLEDİK -BLOOMBERG HT


11.10.2016 16:48:57 GLOBAL TOWER/NARİN:FİBERE YAPILAN YATIRIMLAR BİZİM İÇİN FIRSAT -BLOOMBERG HT

11.10.2016 16:47:38 GLOBAL TOWER/NARİN:BÖLGE ÜLKELERİNDE FAALİYETLERİMİZİ ARTIRMAK İSTİYORUZ -BLOOMBERG HT

11.10.2016 16:45:46 GLOBAL TOWER/NARİN:DAĞITILABİLEN KARIN %75'İNİ DAĞITACAĞIZ -BLOOMBERG HT

11.10.2016 16:45:09 GLOBAL TOWER/NARİN:YIL SONUNDA 350 MİLYON TL CİRO'YA ULAŞMAYI HEDEFLEDİK -BLOOMBERG HT

11.10.2016 16:44:38 GLOBAL TOWER/NARİN:HALKA ARZIN %70'İNİ ULUSLARARASI YATIRIMCILAR İÇİN BELİRLEDİK -BLOOMBERG HT

11.10.2016 16:43:09 GLOBAL TOWER/NARİN:HALKA ARZ FİYATINDA İLGİYİ VE TÜRKİYE'YE OLAN İNANCI GÖRDÜK -BLOOMBERG HT

11.10.2016 16:41:50 GLOBAL TOWER/NARİN:4 ÜLKEDE FAALİYET GÖSTERİYORUZ -BLOOMBERG HT

 Foruma git   Konuya git

Gönderilme zamanı: 11 Eki 2016, 20:03 

TURGG ŞİRKET AÇIKLAMASI

Şirketimiz hisse senetleri
üzerinde gerçekleşen olağandışı fiyat ve miktar hareketleri ile ilgili olarak nezdimizde
kamuya açıklanmamış bir özel durum yoktur.

Sermaye Piyasası Kurulu'nun
II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği uyarınca yapılması gereken bir açıklama
bulunmamaktadır.

Ancak şirketimiz Yatırımcı
İlişkileri Birimine 11.10.2016 tarihinde gelen 1/5000 ölçekli Kartal Merkez
Nazım İmar Planının imzalandığı yönündeki telefonlar ve Borsa İstanbul'un
11.10.2016 tarihli yazısı üzerine kamuya yapılacak açıklamaya esas olmak üzere
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan yazılı bilgi talebinde
bulunulmuştur.

Kamuoyu ve yatırımcıların
bilgilerine sunarız.

 Foruma git   Konuya git

Gönderilme zamanı: 13 Eki 2016, 18:39 

KAP: TURGG [ ] TÜRKER PROJE GAYRİMENKUL VE YATIRIM GELİŞTİRME A.Ş. Olağan Dışı Fiyat ve Miktar Hareketleri

1/5000 ölçekli Kartal Merkez Nazım İmar Planının durumu hakkında,

11.10.2016 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan talep ettiğimiz bilgi ile ilgili olarak

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı imza işleminin tamamlandığını bildirmiştir.

Sonraki süreci anlatan yazısı aşağıdaki gibidir;

"Dağıtım süreci tamamlanmak üzere olup,
dağıtım işlemi tamamlandıktan sonra planlarımızın askı ve ilan işlemi gerçekleşecektir.

Askıya çıktığında planları askıda görebileceksiniz."

Kamuoyu ve yatırımcıların bilgilerine sunarız.







Saygılarımızla,

 Foruma git   Konuya git

Gönderilme zamanı: 17 Eki 2016, 12:38 

12 Ekim 2016 - 14:53 http://www.borsagundem.com

Türk Telekom'un Lübnanlı ortağı Oger Telecom'a ait Otas, bankalara olan 290 milyon dolarlık kredi taksitini ödeyemedi

Türk Telekom'da yüzde 55 paya sahip olan Oger Telecom'a ait Otas Eylül ayında, kullandığı 4.75 milyar dolarlık kredinin 290 milyon dolarlık taksitini ödeyemedi.

Bloomberg News haberine göre, Otas kullandığı kredinin 290 milyon dolarlık taksidini geçtiğimiz ay sonunda ödeyemedi ve ödemenin ertelenmesini talep etti.

Habere göre, Otas yetkilileri, Saudi Oger ve Saudi Telecom'un ortağı olduğu Oger Telecom ile konuyla ilgili olarak irtibat halinde bulunuyor.
Otas'ın kredi ödemesi şirketin 2013 yılında kullandığı 29 banka tarafından kullandırılan 4.75 milyar dolarlık bir krediyle ilişkili ve kredinin 4.478 milyar dolar ve 211.97 milyon euroluk 2 tranşı bulunuyor.

Bloomberg News'in konuştuğu OTAS yetkilileri, "OTAS kreditörleri ve hissedarlarıyla tüm tarafları tatmin edecek bir çözüm için görüşüyoruz" dedi.
Bloomberg News

--------------------------------------------------------------------------------------------------------

YORUM : Haber eski ama bilinmesinde fayda var, TTKOM'a olumsuz etkisinin olacağını sanmıyorum.
TTKOM el değiştirir mi sorusunu akla getiriyor.

 Foruma git   Konuya git

Gönderilme zamanı: 18 Eki 2016, 14:58 

Ahmet kardeşim, aynen dediğin gibi TTKOM ile hiç bir bağı yok ancak OGER bu sıkıntıyı aşamazsa TCELL'deki Karamehmet gibi farklı arayışlara girerse bu da ortaklık yapısında bir değişiklik olur mu sorusunu akla getirdiği için haberi paylaştım. Devletin güvenliğini ilgilendirdiği için izin almaksızın birşey yapılamaz ancak satışa söz konusu olması fiyatı yukarı da çekebilir ihtimali de aklıma geliyor. Kısaca haberin fiyatı aşağı değil de, yukarı çekici ihtimali olabilir mi düşüncesindeyim.

Evet bu taksit düşük bir bedel. 290 milyon. şirket 29 ayrı bankadan sağlamış krediyi. toplamda 4.75 milyarlık bir kredi. 290 milyonluk bir taksitin geciktirilmesi zincirleme ihtimalini de beraberinde getirebilir. Ancak şirket şimdilik yaptığı açıklamada kreditörlerle görüşürüyoruz sorunu atlatacağız şeklinde. hisse de dün kademelerde dolu dolu giriş yapıldı. yukarıya gitmeye devam edecek epeydir de düşme tredindeydi. Sizden istirhamım thyao daki citi girişlerinin hayra alamet olup olmadığı. Piyasada kimsenin yapmadığını thy de yapıyorlar. thy ye yoksa geçen sene ki gibi faili mechul nakit mi giriyor bilmiyorum ama 5.50 sonrasında hisse 5.80 lere uzanacak gibi görünüyor. Tüm piyasaya yorumlarsak endekslerde yükselme arifesinde olabiliriz.

Aynen katılıyorum, Fitch, Suriye, Irak herşey bir kenara atılmış durumda. Bunda artan dolarla ucuzlayan hisseleri kaptırmama adına mı yoksa malum yeşiller mi destekliyor burasını net söylemek mümkün değil. THY'de bariz bir şekilde son çeyreğe özel kar bekleniyor ve kar rakamı da 842 milyon TL gibi bir rakam. Bu da ilk 6 aydaki zararını aşağı çekecek önemli bir miktar. Bunun beklentisiyle de CİTİ ucuz kaldı diye giriş yapmış da olabilir, bahse konu para girişi de etkili olmuş olabilir. Neticede bir para giriyorsa, bir hisse alınıyorsa illa boşa çıkan para da var bu da diğerlerini destekler. Hayırlısı be Ahmet kardeşim.

 Foruma git   Konuya git

Gönderilme zamanı: 21 Eki 2016, 12:42 

Türk Telekom'un ortağı Hariri Ailesi, Arab Bank’taki yüzde 21’lik payı için uluslararası yatırımcılarla görüşmelere başladı.

Türk Telekom’un patronu Hariri Ailesi, amiral gemisi inşaatta yaşadığı sıkıntıyı atlatmak için şirketlerini vitrine çıkarmaya başladı. Ortadoğu’nun en zengin ailelerinden Haririler, ilk satışı da inşaattan sonra en önemli sektörü finansta yapıyor.

Aile, bu kapsamda en köklü finans şirketi olan 86 yıllık Arab Bank’ta hisse satma kararı aldı. Arab Bank’taki yüzde 21’lik payı için uluslararası yatırımcılarla görüşmelere başladı. Haririler, bu satıştan 1 milyar dolar civarında kaynak sağlamayı hedefliyor.

Haziran ayında ilk kez Hariri Ailesi’nin en önemli şirketi konumundaki inşaat firması Saudi Oger’in çalışanlarına maaş ödemekte zorlandığı haberleri gündeme gelmeye başlamıştı.

Yılbaşından bu yana 20 bin çalışanının maaşını ödeyemeyen Saudi Oger, üstlendiği projelerden de çıkarılmaya başlandı. İşçilerin sigortalarını dahi ödeyemeyen şirket için önemli kırılma noktalarından biri de Suudi Arabistan’da ulusal muhafızlar için inşa edilen 5 bin 900 villalık projeden çıkarılması oldu.

Riyad’dan destek bekliyor

Lübnan’daki El-Mustakbel Partisi (Gelecek Hareketi) Başkanı Saad Hariri’nin yönettiği Saudi Oger, uzun süredir Suudi Hükümeti’nden destek bekliyor. Lübnan basını, Suudi Veliaht Prensi Muhammed Bin Salman’ın sözlerine dikkat çekerek, Saudi Oger krizini bankalarla yaşanan sorunlarla sınırlandırmıştı ve “Riyad yönetimi, bankalara para yatırıyor ama bankalar biriken borçlar nedeniyle bu paraları tutuyor ve ödemiyor” diyerek kurtarmaya yanaşmayacağının sinyalini vermişti. Haririlerin, sadece Lübnan bankalarına olan yarım milyar doları aşan borçlarını da ödemekte zorlandığı biliniyor.
MNG’den T-Bank’ı satın almıştı
Diğer yandan Hariri Ailesi’ne ait Saudi Oger’deki krizin Türkiye’ye nasıl yansıyacağı merakla beklenirken, Arab Bank’taki hisse satışı aslında bir işaret olarak görülüyor. 1930’da kurulan Lübnan merkezli Arab Bank’ın 30 ülkede 600’den fazla şubesi bulunuyor. 6 binden fazla çalışanı bulunan bankanın toplam varlıkları ise 49 milyar dolar.

Bankanın en fazla önem verdiği ülkeler arasında ise Türkiye var. Zira Hariri Ailesi, 2006 yılında işadamı Mehmet Nazif Günal’a ait MNG Bank’ı satın almıştı. Hariri Ailesi, bu işlemi de ortak ve sahibi olduğu iki banka aracılığıyla yapmıştı.
Bunlardan biri yüzde 50’lik pay sahibi Arab Bank, diğeri ise yüzde 41’lik orana hakim olan Bank- Med. MNG Bank, verilen resmi onaylardan sonra ilk iş olarak isim değişikliğine gitmiş ve Turkland Bank A.Ş. (T-Bank) olmuştu. Bankanın sermayesi de 2014’te 500 milyon TL’den 650 milyon TL’ye çıkarılmıştı. İstanbul, Ankara, İzmir, Gaziantep, Adana, Samsun, Eskişehir, Bursa gibi illere yayılmış T-Bank’ın Türkiye genelinde 34 şubesi bulunuyor.

Suudiler, Türk Telekom’u alır mı?

T-Bank’ın ana hissedarı Arab Bank’taki yüzde 21’lik Hisse satışının sonucu beklenirken Hariri Ailesi’nin Saudi Oger’deki krizinin Türk Telekom’u etkileyebileceği ifade ediliyor.

Üst yönetimi tamamen değişen ve dümeni tekrar eski kaptanı Paul Doany’ye emanet eden Türk Telekom’un ana hissedarı Saudi Oger’de de Riyad yönetiminin sesi yükselecek gibi görünüyor.

Zira Saudi Oger’in Saudi Telecom’a yani Riyad yönetimine hisse satışı yapabileceği, dolayısıyla Türk Telekom’un Suudi yönetimine geçebileceği konuşulan konular arasında bulunuyor.

 Foruma git   Konuya git

Gönderilme zamanı: 22 Eki 2016, 10:20 

'Gözde'si yapıp 'Yıldız'ını parlatıyor!

21 Ekim 2016 Cuma, 15:57:40Güncelleme: 22 Ekim 2016 Cumartesi, 10:20:45

Yıldız Holding bünyesinde faaliyet gösteren Gözde Girişim ile ekonomi dışına çıkma riski olan şirketleri Türkiye'ye kazandırdıklarını söyleyen Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, " Gözde'nin altında birbirine benzemeyen pek çok irili ufaklı şirket var. Bu şirketlerin benzeyen tarafı ise, Gözde'ye girmeden önce bir kısmında işlerin yolunda gitmemesi. Gözde bu şirketleri büyütüp, geliştirip kendi sektörlerinde bir 'değer' haline getiriyor" dedi

Yıldız Holding’in gıda dışı işlerini çatısı altında toplayan Gözde Girişim’in yatırım yaptığı şirket sayısı 9’a, çalışan sayısı 26 bine, portföy büyüklüğü ise 1.2 milyar TL’ye ulaştı. Ağırlıklı olarak ekonomi dışına çıkma riski ile karşı karşıya bulunan şirketleri satın alma ya da ortaklık yoluyla ekonomiye kazandıran şirket, bugüne kadar bu şirketlere 1.3 milyar lirayı aşkın yatırım yaptı.
Gözde’nin bu anlamda önemli bir misyonu yerine getirdiğini belirten Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, “Gözde benim çok önemsediğim bir şirket. Neden çok önemsiyorum? Gözde sadece Yıldız Holding'e değil, Türkiye ekonomisine de çok önemli katkı sağlıyor. Türkiye'nin varlıklarını kaybolup gitmekten kurtarıyor, kurtarmakla da kalmıyor değer katıyor. Gözde'nin altında birbirine benzemeyen pek çok irili ufaklı şirket var. Bu şirketlerin benzeyen tarafı ise, Gözde'ye girmeden önce bir kısmında işlerin yolunda gitmemesi. Gözde bu şirketleri büyütüp, geliştirip kendi sektörlerinde bir “değer” haline getiriyor. Böylece şirketler kendi bilançolarını kısa sürede toparlayıp sağlıklı birer şirket haline geliyor” diye konuştu.

"PLADIS'İ BÜYÜTMEMİZ LAZIM"

Murat Ülker, Pladis ile ilgili hedefleri konusunda ise şunları söyledi: "Pladis Yıldız Holding’in yüzde 40’ı. Pladis’in içinde ne var? Çikolata şekerleme gofret sakız. Bunun gibi şeyler var. Ülker de dahil bunun içine. Pladis’in Ülker dahil işleri ne kadar? O da Pladis’in yüzde 60’ı. Bu da büyük bir rakam. Yani Yıldız Holding’in 4’te biri global olmuş. Pladis’i büyütmemiz lazım."

"15 TEMMUZ SONRASI PARA GİRİŞİ VAR"

15 Temmuz'da yaşanan darbe girişiminin ardından Türkiye'ye sıcak para girişinin devam ettiğini ifade eden Murat Ülker, "15 Temmuz haftasının başında yabancı ortaklarımızla oturduk. Onlara durumu anlattık. Onlar da dediler ki biz Türkiye’deki yatırımlarımıza devam ediyoruz, işlerimize devam ediyoruz. Yaptığımız ve yapacağımız yatırımları açıkladık. Burada en mühim şey sorulmadan cevabını vermek. O hafta sonu yabancı ortaklarımız bizi arayıp siz iyi misiniz diye sordular. E yanıt verince de iyi olduğumuz anlaşıldı. Arkadaşlar o hafta içinde ne olacağını konuşurken bize Almanya’dan para geldi. Farmamak’ı sattık. Etkilenecek bir şey olsa Alman hükümeti derki, dur. Böyle bir şey olmadı yani. Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz. Baktığınız zaman Türkiye’ye hala sıcak para girişi var. Mesela not kırılmasında enteresan bir şey oldu bu konuşularak oldu. Yani not kırılırken böyle davulla zurnayla ilan edildi. Ve birkaç şirket bunu arka arkaya yaptı. O zaman piyasa zaten bunu satın almıştı. Bu piyasa için bir sürpriz olmadı. Not kırıldıktan sonra da piyasada aksi bir gelişme olmadı. Yatırım yapmaya niyetli insanlar bütün bunları bir fırsat olarak görüyorlar. Türkiye yine aynen yerinde duruyor. Not kırmak ne demek? Sizin pazarlık etme kabiliyetinizin azalması demek."

"TÜRK FINDIĞININ BAŞARISI ONLARI RAHATSIZ ETMİŞ"

Murat Ülker, İtalya'da Ulusal Çiftçiler Federasyonu'nun Türk fındığını en tehlikeli ürün olarak açıkladığını hazırlatılması üzerine şu açıklamayı yaptı: ""Türkiye dünyaya yetecek kadar fındık üretiyor. Bunu da satıyor. Tabi İtalya da İspanya da, Avrupa Birliğinde sübvanse ediyor. Demek ki Türk fındığının başarısı da onları rahatsız etmiş. Godiva’yı aldık Oregon’dan çiftçiler geldi. Bir Kooperatif. Güzel fındıklar getirmişler. Dediler ki siz çok fındık kullanıyorsunuz. Amerika’da biz çok güzel fındık yetiştiriyoruz neden bizden almıyorsunuz? Herkes mal satmak istiyor."

(Soldan sağa doğru) Merih Ceyhan, Cem Karakaş, Murat Ülker, Mustafa Aydemir


ŞOK 1.000 YENİ MAĞAZA AÇACAK

Yıldız Holding'in üst düzey yöneticileri olarak kendilerinin de tecrübelerini bu şirketlere koyarak onların hızla büyümesini sağladıklarına işaret eden Ülker, Gözde Girişim için şunları söyledi:
"Ekonomi dışına çıkma ihtimali yüksek olan şirketlerin yeniden ekonomiye kazandırıldığını görmek, benim için büyük memnuniyet oluyor. Neden böyle düşünüyorum? Çünkü katma değeri yüksek şirketleri büyüterek onları kaybetmeden ülkemize kazanca dönüşmesini sağlıyoruz. Aynı zamanda da istihdama katkı sağlıyoruz. Bakın bu sene sonuna kadar Şok, 4 bin kişiyi işe almış olacak. Satın almalarla büyüttüğümüz Şok, 1.000 yeni mağaza açacak. Mağaza açılışlarıyla ilgili bu stratejinin birkaç yıl böyle devam edeceğini düşünüyoru m. Yine Gözde şirketlerinden FLO’da 6 bin yeni istihdam var. Genç nüfusun çalışması, üretmesi gerek. Biz iş insanlarına düşen görev de onlara bu fırsatı sağlamak. Elbette günü gelince de bu şirketleri satacağız. Bu yeni kaynakla da yeni işlere yatırım yap
acağız. En son Farmamak'ı sattık. Konusunda liderdi. Dünyanın en büyük ambalajcılarından biri satın aldı."
2011 yılında 1.100 mağaza ile Gözde Girişim bünyesine katılan Şok, bugün itibariyle 3.700 mağazaya ulaştı. Yılsonu itibariyle Şok’taki çalışan sayısının 17 bine ulaşması bekleniyor.

"KOŞAN ATA NAL ÇAKACAK YETKİNLİKTEYİZ"

Yıldız Holding’in Türkiye’deki işlerinin yüzde 27’sini Gözde Girişim çatısı altındaki şirketlerin oluşturduğunuişaret eden şirket CEO’su Mustafa Aydemir, diğer yatırım şirketlerinden farklarını ise şöyle anlattı: "özde’nin diğer yatırım şirketlerinden en büyük farkı karmaşık satın alma veya finansman işlemlerini çok hızlı yapabiliyor olmasında. Bu özelliğimiz, bizimle iş yapan kurumlara çok ciddi bir güven sağlıyor. “Bu insanlar bakar ama almaz” algısı oluşturmuyoruz. Bu güven, şirketine ortak veya finansman arayanların bize gelmesini sağlıyor. Şok Market, buna en büyük örnektir. Biz Şok’ta deyim yerindeyse 'Koşan ata nal çaktık.' 9 gün gibi çok kısa bir sürede imza attık ve iki ayda tüm işlemleri tamamladık. Bu sırada marketler de çalışmaya devam etti. Yaptığımız yatırımlar ciddi anlamda dönüşüm isteyen işler. Biz burada insan kaynağımıza güveniyoruz. 70 yıldır devam eden fabrika kurma, bilgi işlem alt yapısı oluşturma, hızlı satın alma ve satış ağı kuracak yetkinlikten faydalanıyoruz. Bir sorunu çözmemiz gerektiğinde Yıldız Holding’in gücünden yararlanıyoruz."
"HER CEBİNDE PARASI OLANA ŞİRKET SATMIYORUZ"

Aydemir hiçbir zaman “önce sermayeyi ortaya koyalım nasıl olsa yatıracak yer buluruz” düşüncesi ile hareket etmediklerine dikkat çekerek, piyasaya çıkıp şirket aramadıklarını, kendilerine teklif edilen yatırım fırsatlarını daha çok tercih ettiklerinin altını çizdi.
Şirketi satarken de dikkatli davrandıklarını belirten Aydemir, "Tabii şirketi kime sattığımıza da bakıyoruz. Her cebinde parası olana şirket satışı yapmıyoruz. Örneğin son yaptığımız satışta Farmamak’ı alanında dünyanın ikinci büyük şirketine sattık. Biliyoruz ki, şirketi alıp büyütecek know how ve tecrübeye sahipler. Yani işlerimizden çıkarken de, işi ehil şirketlere devretmeyi önemsiyoruz. Ülkeye ve topluma katkı sağlamaya özen gösteriyoruz. Finansal ihtiyacı olan zor durumdaki şirketlere yatırım yaparak ekonomiye ve istihdama katkı sağlıyoruz. Örneğin, Makine Takım finansal olarak sıkıntıda olan halka açık bir şirketti. İflas etseydi hem çalışanları hem bireysel yatırımcısı mağdur olacaktı. Biz bu şirkete fon koyarak hem çalışanları hem küçük yatırımcıyı mağdur etmemiş olduk" dedi.

DERBY'DE HEDEF İHRACATI ARTIRMAK

Gözde Girişim'in bünyesindeki bir diğer şirket ise traş bıçağı üreticisi Derby. Derby'nin bilinilirliğinin çok yüksek olduğunu ifade eden Aydemir, şirketi bünyelerine kattıktan sonra hızla borçlarını yeniden yapılandırdıklarını, maliyetleri iyileştirdiklerini ve verimliliği artırdıklarını kaydetti. Aydemir, Derby ürünlerinin şu anda 135 bin noktaya ulaştırdıklarını vurgulayarak şunları söyledi: "Dünyada nadir üretici olmanın bir faydası da ortaya çıkan ihracat fırsatı. Gelirimizin yüzde 30’unu ihracat oluşturuyor. Avustralya hariç beş kıtaya ihracat yapar durumdayız. Amerika’ya da ürün satıyoruz, Kamboçya’ya da. Komşularımız Irak, İran, Orta Asya’da Kazakistan, Afrika’da Sudan ihracat yaptığımız ülkeler arasında… Cironun içinde ihracatın payını yüzde 50’ye çıkarmak için çalışıyoruz."
Aydemir, portföylerindeki diğer iki şirket Kümaş ve Makine Takım'ı da büyütmeye devam edeceklerini ifade etti.
POLİNAS AVRUPA’NIN İKİNCİSİ
Ambalaj filmi (BOPP) üretiminde Avrupa’da tek çatı altındaki en büyük kapasiteye sahip olan Gözde’nin bir diğer şirketi Polinas, son 2 yılda yapılan yatırımlarla kapasitesini iki katına çıkardı. Polinas'tan Sorumlu Başkan Yardımcısı Merih Ceyhan, "Dünyada ambalaj pazarı 820 milyar dolar. Avrupa’da 250 milyar dolar, Türkiye’de ise 17 milyar dolar. Bu açıdan bakıldığında sektörde gidecek çok yol var. Biz de, hem işimizi hem de sektörü büyütmek amacıyla çalışmalarımıza devam ediyoruz" dedi.

PLADİS HEDEFİ TUTTURACAK

Toplantıda, Yıldız Holding’in global anlamdaki yolculuğunu ise Pladis CEO’su Dr. Cem Karakaş anlattı. Global anlamda sektörünün en hızlı büyüyen şirketi olma hedefi ile hareket eden Pladis’in yılsonuna kadar yüzde 15’lik büyüme hedefini tutturacağını ifade eden Karakaş, şirketin global yolculuğuna dair ise şunları söyledi:
• Batı Avrupa ve Asya-Pasifik, dünya bisküvi-çikolata-şekerleme pazarının en büyük iki merkezi. Biz Batı Avrupa’da varız. Diğer pazarlarda da büyüyoruz. Afrika, Amerika, Çin ve Güney Asya en hızlı büyüyen pazarlar arasında öne çıkıyor. İngiltere ve Türkiye dışındaki pazarların satışlarımız içindeki payını da artırmayı hedefliyoruz.
• Dünyada bisküvi-çikolata-kek-şekerleme- sakız kategorilerinin tamamında faaliyet gösteren iki global şirketten biriyiz. Diğer şirketlerin bu kadar geniş kategoride üretimi yok. Bu özelliğimiz, bizi rakiplerimiz arasında farklı ve güçlü kılıyor.
• Rakiplerimizden bizi ayıran bir diğer farkımız ise, güçlü yerel markalarımızın olması. Ülker, Türkiye’nin ve EMEA bölgesinin en güçlü markası... McVities İngiltere ve Avrupa’da, Godiva ise Amerika’da çok güçlü. Dolayısıyla iş stratejimizi kurarken global rakiplerimizde gördüğümüz gibi “tek bir çatı markamız olsun ve dünyanın her yerinde bu şekilde satılsın” gibi bir prensipten hareket etmiyoruz. Tam aksine ülkelerin lokal tatlarına ve ihtiyaçlarına uygun ürünler yapmayı önceliklendiriyoruz.
• Pladis, 13 ülkedeki 36 fabrikada 1 milyon ton bisküvi, 460 bin ton çikolata ve 40 bin ton sakız-şeker üretimi gerçekleştiriyor. Türkiye’de bisküvi, çikolata ve şekerleme pazarının lideri olarak bizim hedefimiz de, bu liderliğimizi uluslararası arenaya taşımak ve Türkiye’den çıkan, alanında ilk lider global şirket olmak.

 Foruma git   Konuya git

Gönderilme zamanı: 25 Eki 2016, 07:29 

Hürriyet yazarı Erdal Sağlam, Türk Telekom'un ödenmeyen kredileriyle ilgili gelişmeleri yazdı. İşte Sağlam'ın yazısı:

Türk Telekom'la ilgili kredilerin geri ödenmesinde ortaya çıkan sorun, kamuoyuna yansıdığından daha karmaşık boyutlara sahip. Ankara'da bir süredir bu sorunun çözümü için Hükümetin devrede olduğunu biliyoruz.

Ödenmeyen kredi borcu toplamı 4.6 milyar dolar düzeyinde. Büyük özel bankaların başını çektiği, Telekom ve büyük ortağı Öger şirketine verilen krediler geri ödenemeyince hem şirket hem de bankalar sıkıntıya girdi.

Bizzat Başbakan Binali Yıldırım’ın konuyla ilgilendiği, kredilerin geri ödenmesi için hem bankalarla, hem Öger’in sahibi Hariri Grubuyla hem de Suudi yetkililer ile görüşmeler yapıldığı belirtiliyor.

BİR BÜYÜK ÖZEL BANKA BAŞI ÇEKİYOR

Konuyla ilgili konuştuğum bankacılar, 4.6 milyar dolarlık kredinin, Türk Telekom’un satıldığı 2005 yılındaki kredilerin, 2013’de yeniden finansmanı aşamasında verilen krediler olduğunu söylediler. 1.6 milyar dolarlık krediyle bir büyük özel bankanın başı çektiği, diğer bir özel bankanın daha yüklü kredisi bulunduğu, yanı sıra da küçük miktarlarda yaklaşık 20 banka bulunduğu belirtildi. Kredi veren ve geri alamayan 2 özel banka başta olmak üzere, bankalar birleşerek çözüm bulmaya çalışıyor, Hükümetle tek ağızdan konuşuyor.

“Peki, çözüm bulunamazsa ne olur?” diye sorduğumda bir özel Banka yöneticisi, kendileri açısından fazla sorun olmayacağını. Çünkü şirket hisselerini rehin tuttuklarını söyledi. Ancak bunu garanti anlamında sorun olmadığı şeklinde okumak lazım, çünkü bu bankaların bilançolarında ciddi sıkıntı yaratması kaçınılmaz olabilir.

HAZİNE’NİN DEVREYE GİRMESİ İSTENİYOR

Çünkü bankalar, mali olmayan iştirakler konusunda çok ciddi sınırlara uymak zorundalar ve bankaların kredi geri ödenmediği takdirde bu şirkete ortak olma imkanları yok. Bunun yerine ancak kendilerinde rehin hisse senetlerini satma yoluna gidebilirler ki; bu da hem Hazine’nin ortak olduğu bir şirkette o kadar kolay değil, hem de satışta iyice düşecek değerler nedeniyle, tercih edilecek bir yöntem olmayacağı da açık.

Kısacası; bankalar doğal olarak kredi alanın, belli bir plana yayılsa da, geri ödemesini tercih ediyorlar. Bu nedenle de Hükümetin, ortak olan Hazine’nin de konumu nedeniyle, devreye girmesini istiyorlar. Bir bakıma bu da haklı bir talep çünkü herkes biliyor ki; satış aşamasında iktidar bu bankaların kredi vermesi için devreye girmişti.

TAHSİLİ GECİKMİŞ ALACAKLARA GİRMEDİ

Mevcut koşullarda en iyi çözüm; Öger yerine yeni bir büyük ortak bulunması, kredinin yeni ortak tarafından ödenmesi ya da yeniden çevrilmesi. Bunun için de en çok üzerinde durulan çözüm; Suudi yönetiminin Hariri Grubu yerine Saudi Telekom’u devreye sokup ortak olması. Yalnız düşen petrol fiyatları nedeniyle, Suudi yönetimi, Hariri Grubu dahil, büyük müteahhitlere borcunu zamanında ödeyemiyor. Bu sıkıntı nedeniyle 4-4,5 milyar dolarlık böyle bir operasyona pek yanaşmayacağı söylenenler arasında. Zor durumda olan Hariri Grubunun, artan dolar kurunun da etkisiyle, karlar azaldığı dolayısıyla temüttü geliri azaldığı için bu ödemeyi yapmasının neredeyse imkansız hale geldiği de ortada.

Son günlerde bankacılık kesiminde, Hükümetin 3-4 yerli grubu bir araya getirip Türk Telekom’a ortak olmasını sağlayabileceği, bu konuda kredi yardımında bulunabileceği de konuşulmaya başladı.

Bu arada bankaların bu kadar yüksek bir krediyi, zamanında geri ödenmediği halde, tahsili gecikmiş alacak kalemine henüz almadığını kayda geçirmek lazım. Yazdıkları takdirde bu kalemin ciddi oranlara ulaşması kaçınılmaz olacak. Bankalar bu ve benzer kredilerin geri ödenmesinden, artık daha fazla korkar oldular.
5. sayfa (Toplam 168 sayfa) [ 2509 uygun sonuçtan fazlası bulundu ]


Tüm zamanlar UTC + 1 saat [ GITZ ]


Geçiş yap:  
cron
iletisim@hissetuyolari.com

YASAL UYARI : Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.