Hisse senedi Yorumları, Endeks, Forex,Varant, imkb canlı, canlı borsa, Borsa gündem, hisse önerileri, hisse analiz

Zaman: 20 Kas 2018, 22:19


Tüm zamanlar UTC + 1 saat [ GITZ ]





Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 14 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Re: TR - EKONOMİK GELİŞMELER
Gönderilme zamanı: 17 Eki 2018, 08:31 
Çevrimdışı
Analizci

Kayıt: 02 Haz 2011, 10:10
Mesajlar: 4499
Ettiği teşekkür: 456
Aldığı teşekkür: 6744
17.10.2018 09:00 | Son Güncelleme:17.10.2018-9:28

Bakan Albayrak açıkladı! 3 katından fazla talep geldi...

Hazine Finansman Programı çerçevesinde, uluslararası sermaye piyasalarında dün 2 milyar dolar tutarında 5 yıl vadeli bir tahvil ihracı gerçekleştirildi.


Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, gerçekleşen ihale ardından yaptığı açıklamada, "Küresel finans sistemindeki dalgalanmaların bu denli yüksek olduğu bir dönemde ihraç tutarının 3 katından fazla gerçekleşen bu talep, piyasaların ve yatırımcıların ülkemizin sağlam ekonomik ve finansal göstergelerine duyduğu güvenin bir göstergesi olması açısından oldukça önemlidir." dedi.

Hazine Finansman Programı çerçevesinde, uluslararası sermaye piyasalarında dün 2 milyar dolar tutarında 5 yıl vadeli bir tahvil ihracı gerçekleştirildi. Tahvilin getiri oranı %7,5, kupon oranı %7,25 olarak gerçekleşti. İhraca yatırımcılardan 6 milyar doların üzerinde talep geldi.

İhraç tutarı 23 Ekim 2018 tarihinde hesaplarımıza girecek. Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada ihraca ilişkin şu bilgiler verildi:


"23 Aralık 2023 vadeli tahvilin kupon oranı %7,250, yatırımcıya getirisi ise %7,50 olmuştur. Tahvile toplamda 250'den fazla yatırımcı, ihraç tutarının üç katından fazla talep göstermiştir. Tahvilin %60'ı ABD, %23'i İngiltere, %11'i diğer Avrupa ülkeleri, %5'i Türkiye, ve %1'i diğer ülkelerdeki yatırımcılara satılmıştır.

Bu tahvil ihracıyla birlikte 2018 yılında uluslararası sermaye piyasalarından tahvil ihracı yoluyla 6,5 milyar dolar tutarına kadar gerçekleştirilmesi planlanan dış finansman programının 6 milyar dolarlık kısmı tamamlanmıştır."

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, gerçekleşen ihaleye ilişkin “Türkiye’nin sağlam iktisadi temellerinin, dış şoklara karşı dayanıklılığının, hayata geçirdiğimiz politika ve tedbirlerin etkilerinin yatırımcılar tarafından son derece olumlu karşılandığını net bir şekilde yansıtmıştır” ifadelerini kullandı.

Albayrak şöyle devam etti:

"Küresel finans sistemindeki dalgalanmaların bu denli yüksek olduğu bir dönemde ihraç tutarının 3 katından fazla gerçekleşen bu talep, piyasaların ve yatırımcıların ülkemizin sağlam ekonomik ve finansal göstergelerine duyduğu güvenin bir göstergesi olması açısından oldukça önemlidir. Atılan adımların ve Yeni Ekonomi Programımızın, küresel finans çevrelerince ne kadar güçlü karşılık bulduğunu ortaya koymuştur.

İhalenin sonucu, uzun zamandır uluslararası yatırımcılarla gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde vurguladığımız Türkiye’nin iktisadi temellerinin sağlamlığının, dış şoklara karşı dayanıklılığının ve hayata geçirdiğimiz tedbirlerin başarısının yatırımcılar tarafından teyit edildiğini net bir şekilde yansıtmıştır.

Yeni Ekonomi Programımız kapsamında ortaya koyduğumuz hedeflere ulaştıkça, stratejilerimizi ve politikalarımızı hayata geçirdikçe, Türkiye’ye küresel piyasalarda duyulan güven daha da artacak, makroekonomik göstergelerimiz çok daha iyi seviyelere ulaşacaktır.

Enflasyon ile mücadele başta olmak üzere, Yeni Ekonomi Programımızın temel alanları olan bütçe disiplini, ekonomik dengelenme, ihracata ve teknoloji üretimine dayalı büyüme için politikalarımızı adım adım hayata geçireceğiz."

_________________
*** KESİNLİKLE YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR. *** SAYFADA YER ALAN BİLGİLER TAVSİYE NİTELİĞİ TAŞIMAYIP YATIRIM DANIŞMANLIĞI KAPSAMINDA DEĞİLDİR. YATIRIMCI PROFİLİNİZE UYMAYABİLİR ve ZARAR EDEBİLİRSİNİZ.


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı: Re: TR - EKONOMİK GELİŞMELER
Gönderilme zamanı: 17 Eki 2018, 15:24 
Çevrimdışı
Analizci

Kayıt: 02 Haz 2011, 10:10
Mesajlar: 4499
Ettiği teşekkür: 456
Aldığı teşekkür: 6744
Türkiye'nin turizm geliri belli oldu
Firuz Bağlıkaya, "Net döviz girdisi sağlayan bir sektörüz ve bu sene 32 milyar dolar hedefimiz var. Şu an net döviz girdimiz, 28 milyar dolar" dedi...
Facebook Paylaşımı

14.10.2018 20:02 Karakter boyutu :

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, "Net döviz girdisi sağlayan bir sektörüz ve bu sene 32 milyar dolar hedefimiz var. Şu an net döviz girdimiz, 28 milyar dolar" dedi.

TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya Türkiye'de turizmin ne kadar stratejik öneme sahip olduğunun farkında olduklarını ve yıllardır bunu anlatmaya çalıştıklarını söyledi.

Dünyada turistlerin yüzde 85'inin organizasyon ve seyahat acentesi şirketleriyle seyahat ettiğine dikkat çeken Bağlıkaya, bundan sonraki dönemlerde de seyahat acentelerine önem verileceğine inandığını belirtti.

TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya, "Küçük bir döviz dalgalanmasında dövizin ne kadar önemli olduğu, ülkeye getirilen dövizin ne kadar altın değerinde olduğu biz kez daha ortaya çıktı. Net döviz girdisi sağlayan bir sektörüz ve bu sene 32 milyar dolar hedefimiz var. Şu an net döviz girdimiz 28 milyar dolar. Cari açığın önemli bölümünü, yüzde 40- 42'sini karşılayan bir sektörüz. Dolayısıyla bunun bilinciyle bütün vatansever duygularımızla çalışıyoruz" dedi.

TÜRSAB YTK Başkanları, Manavgat Irmağı'nda tekne gezisine katılıp, ilçe belediyesi tarafından yaptırılan Kent Müzesi'ni de gezdi.

_________________
*** KESİNLİKLE YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR. *** SAYFADA YER ALAN BİLGİLER TAVSİYE NİTELİĞİ TAŞIMAYIP YATIRIM DANIŞMANLIĞI KAPSAMINDA DEĞİLDİR. YATIRIMCI PROFİLİNİZE UYMAYABİLİR ve ZARAR EDEBİLİRSİNİZ.


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı: Re: TR - EKONOMİK GELİŞMELER
Gönderilme zamanı: 31 Eki 2018, 09:39 
Çevrimdışı
Analizci

Kayıt: 02 Haz 2011, 10:10
Mesajlar: 4499
Ettiği teşekkür: 456
Aldığı teşekkür: 6744
Dış ticaret açığı Eylül ayında geriledi

Dış ticaret açığı Eylül'de %77,1 azalarak 1,87 milyar dolara geriledi.
Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan geçici dış ticaret verilerine göre ihracat 2018 yılı Eylül ayında, 2017 yılının aynı ayına göre %22,4 artarak 14 milyar 456 milyon dolar, ithalat %18,3 azalarak 16 milyar 326 milyon dolar olarak gerçekleşti. Eylül ayında dış ticaret açığı %77,1 azalarak 1 milyar 869 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2017
Eylül ayında %59,1 iken, 2018 Eylül ayında %88,5'e yükseldi.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat %1,3 arttı

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre 2018 Eylül ayında bir önceki aya göre ihracat %1,3 arttı, ithalat %3,9 azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise 2018 yılı Eylül ayında önceki yılın aynı ayına göre ihracat %16,3 arttı, ithalat %22,8 azaldı.

Avrupa Birliği’ne ihracat %24,4 arttı

Avrupa Birliği’ne (AB-28) yapılan ihracat, 2017 yılının aynı ayına göre %24,4 artarak 7 milyar 322 milyon dolar olarak gerçekleşti. AB’nin ihracattaki payı 2017 Eylül ayında %49,9 iken, 2018 Eylül ayında %50,6 oldu.

En fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu

Almanya'ya yapılan ihracat 2018 Eylül ayında 1 milyar 421 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla 1 milyar 56 milyon Dolar ile Birleşik Krallık, 816 milyon dolar ile İtalya ve 719 milyon dolar ile Irak takip etti.

İthalatta ilk sırayı Rusya aldı

Rusya'dan yapılan ithalat, 2018 yılı Eylül ayında 1 milyar 721 milyon dolar oldu. Bu ülkeyi sırasıyla 1 milyar 510 milyon dolar ile Çin, 1 milyar 413 milyon dolar ile Almanya ve 1 milyar 107 milyon dolar ile ABD izledi.

Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı %3,2 oldu

Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.3 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Eylül ayında ISIC Rev.3’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %94,4’tür. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %3,2, orta yüksek teknolojili ürünlerin payı ise %35,2’dir.

Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ithalatı içindeki payı %13,1 oldu

İmalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %78’dir. Eylül ayında yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %13,1, orta yüksek teknolojili ürünlerin payı ise %40,5’tir.

_________________
*** KESİNLİKLE YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR. *** SAYFADA YER ALAN BİLGİLER TAVSİYE NİTELİĞİ TAŞIMAYIP YATIRIM DANIŞMANLIĞI KAPSAMINDA DEĞİLDİR. YATIRIMCI PROFİLİNİZE UYMAYABİLİR ve ZARAR EDEBİLİRSİNİZ.


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı: Re: TR - EKONOMİK GELİŞMELER
Gönderilme zamanı: 31 Eki 2018, 09:40 
Çevrimdışı
Analizci

Kayıt: 02 Haz 2011, 10:10
Mesajlar: 4499
Ettiği teşekkür: 456
Aldığı teşekkür: 6744
BBC Türkçe yazarı Mahfi Eğilmez, Türkiye ekonomisiyle ilgili çarpıcı analizde bulundu. İşte Eğilmez'in o yazısı...

Stagflasyon, durgunluk anlamına gelen 'stagnation' sözcüğü ile enflasyon sözcüğünün bir araya getirilmesiyle türetilmiş bir bileşik sözcük.

Enflasyon içinde durgunluk anlamına gelmek üzere ekonomide enflasyon olgusuyla birlikte ortaya çıkan sıfır dolaylarındaki büyüme halinin tanımlanmasında kullanılıyor.

Stagflasyon, ekonomik dengesizlik hallerinin en zor giderilebilenlerinden birisi olarak kabul ediliyor.

Bir yandan enflasyonu düşürmek, bir yandan büyümeye geçmek, bir yandan da bunlara eşlik edecek olan işsizlik artışını engelleyip istihdamı artırabilmek birbiriyle çelişen hedefler olarak ortaya çıkıyor.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında 1948'de enflasyon (TEFE) yüzde 7,5'e yükselmişken, GSYH yüzde 0 büyümede kalmıştı. 1991 yılında ekonomi yüzde 0,4 büyürken enflasyon (TÜFE) yüzde 71,1'e çıkmıştı.

2008'de yüzde 0,8'e düşen büyüme ve yüzde 8,1'e varan enflasyon ile Türkiye ekonomisi stagflasyona yaklaşmıştı.

Türkiye ekonomisi, yaşadığı bu stagflasyon deneyimlerinden genellikle hızlı bir biçimde çıkmayı başarabiliyor.

Şimdiye kadar yaşanan deneyimlere bakarsak Türkiye ekonomisinin, bir yılda ortaya çıkan stagflasyon olgusunu genellikle bir sonraki yılda atlatabildiğini, krizden hızlı bir çıkış gerçekleştirebildiğini görüyoruz.

2019'da stagflasyon olgusu yeniden karşımıza çıkabilir

Türkiye ekonomisinin bugünkü gidişine bakılırsa 2018 yılının son çeyreğinden ya da 2019 yılının ilk çeyreğinden başlayarak yeni bir stagflasyon olgusuna girmesi olasılığı karşımızda duruyor.

Önce mevcut görünümü ve gidişe ilişkin tahminleri ortaya koyan bir tablo yapalım.

IMF'nin 2019 büyüme tahmini yüzde 0,4 ve enflasyon tahmini yüzde 15,5.

Eğer IMF'nin bu tahminleri gerçekleşirse 2019 yılında stagflasyonla tekrar karşılaşacağız demektir.

Şimdi de bu iki tabloyu grafik haline getirelim:

Grafiklerin ortaya koyduğu sonuca göre hükümet 2019 yılında yüksek enflasyon ve yüksek işsizliğe karşılık düşük de olsa pozitif bir büyüme beklemekte, Türkiye'nin stagflasyona girmeyeceğini tahmin etmektedir.

IMF ise benzer biçimde 2019 yılında yüksek enflasyon ve yüksek işsizlik beklerken büyümenin sıfır dolayında olacağını, dolayısıyla Türkiye'nin stagflasyona gireceğini tahmin etmektedir.

Stagflasyonla mücadele

Ekonomik krizlerde hangi ekonomi politikasının seçilip uygulanacağı konusu krizin çeşidine, derinliğine ve ülkenin ekonomik ve sosyal koşullarına yakından bağlıdır.

Bazı hallerde maliye politikası, bazı hallerde para politikası, bazı hallerde heterodoks ekonomi politikası araçlarının devreye sokulması, bazı hallerde ise bu politikaların bir arada birbirini destekleyecek biçimde uygulanması gerekebilir.

Öte yandan bu gibi ekonomik krizlerde beklentilerin olumsuz görünümden olumlu görünüme çevrilebilmesi de büyük önem taşır.

Bu gibi durumlarda beklenti yönetimi etkin bir politika aracı olarak kullanılabilir.

Türkiye ekonomisi, bugünkü görünümü itibariyle stagflasyona doğru gidiş içinde görünüyor.

Bu gidişi durdurabilmenin ve hasarı mümkün olacak en düşük düzeyde tutabilmenin bir yolu da olumsuz hale gelen piyasa beklentilerini tersine çevirebilmekten geçiyor.

2018 yılbaşında 161 olan Türkiye'nin ülke riskini gösteren CDS primi, yıl içinde 570'lere kadar yükselmişti.

Bugünlerde 390 dolayında seyrediyor.

Demek ki, Türkiye'nin riskleri olağan dışı bir biçimde artmış ve sonra gerilemiş olsa da yılbaşındaki düzeyine inememiş.

Bu risk artışının bir bölümü dış dünyadan geliyor olsa da daha büyük bir bölümü Türkiye'nin yaklaşımlarından kaynaklanıyor.

O halde piyasada oluşan olumsuz beklentileri kırabilmenin ilk yolu içeriden kaynaklanan risk artırıcı eylemlerden ve açıklamalardan vaz geçmek olmalı.

Bunu, ekonomiyi düzeltecek maliye ve para politikası uygulamaları izlemeli.

Merkez Bankası'nın faiz artırımıyla sonsuza kadar devam etmek mümkün değil.

_________________
*** KESİNLİKLE YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR. *** SAYFADA YER ALAN BİLGİLER TAVSİYE NİTELİĞİ TAŞIMAYIP YATIRIM DANIŞMANLIĞI KAPSAMINDA DEĞİLDİR. YATIRIMCI PROFİLİNİZE UYMAYABİLİR ve ZARAR EDEBİLİRSİNİZ.


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı: Re: TR - EKONOMİK GELİŞMELER
Gönderilme zamanı: 05 Kas 2018, 07:15 
Çevrimdışı
Analizci

Kayıt: 02 Haz 2011, 10:10
Mesajlar: 4499
Ettiği teşekkür: 456
Aldığı teşekkür: 6744
Dolarda son durum ne?

Geçtiğimiz hafta 5.43 TL'ye kadar inen Dolar /TL yeni haftaya uluslararası piyasada 5.44 TL seviyelerinden başladı.

Piyasalar, bugün saat 10:00'da açıklanacak enflasyon verisini bekliyor.

ABD'nin bugün başlayan İran ambargosunun Türkiye'yi nasıl etkileyeceği de piyasaların takip ettiği konular arasında

05.11.2018 - 08:08 | Güncelleme: 05.11.2018 - 08:08

Yeni haftanın ilk iş gününde dolar kuru uluslararası piyasada 5,4428 liradan işlem görüyor. Euro 6,1996 lira, sterlin ise 7,0192 lira seviyesinde.

CUMA GÜNÜ 5.43 TL'Yİ GÖRMÜŞTÜ

Dolar/TL geçtiğimiz hafta ABD ve Çin arasında ticaret geriliminin yatışacağı beklentileri ile gelişmekte olan piyasalarda artan risk iştahına paralel geriledi. Kur cuma günü Türkiye'nin ABD'nin İran'a uygulayacağı yaptırımlardan muaf tutulabileceğine yönelik beklentilerle 5.50 seviyesinin altına indi. ABD ile Türkiye'nin bakanlara yönelik yaptırımları karşılıklı kaldırdığı haberi sonrasında 5.43 seviyelerini gördü.

İKİ BAKAN YAPTIRIM LİSTESİNDEN ÇIKARILDI

ABD, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'yu yaptırım listesinden çıkardı. İki bakan ABD vatandaşı rahip Andrew Brunson'ın Türkiye'deki tutukluluğu nedeniyle ABD tarafından Ağustos ayında yaptırım listesine alınmıştı. Dışişleri bakanlığı sözcüsü Hami Aksoy da ABD Adalet Bakanı Jeff Sessions ile ABD iç güvenlik bakanı Nielsen ile ilgili olarak yaptırım uygulanması kararının kaldırıldığını duyurdu.

ENFLASYON BEKLENİYOR

Piyasalar, bugün açıklanacak olan enflasyon verisini bekliyor. İzlenen bir diğer konu ise ABD'nin İran'ın petrol ihracatını sınırlamaya yönelik bugün devreye aldığı yaptırımlarının Türkiye'yi nasıl etkileyeceği. ABD, nükleer anlaşmayla kaldırılan İran yaptırımlarının enerji, finans ve gemi taşımacılığı sektörlerini içeren ikinci bölümünü uygulamaya başladı.

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, Washington'un İran'a ham petrol ihracatına yönelik yaptırımlarla azami baskı uygulamak istediğini ancak petrole bağımlı olan dost ve müttefik ülkelere zarar vermek istemediğini söyledi.

_________________
*** KESİNLİKLE YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR. *** SAYFADA YER ALAN BİLGİLER TAVSİYE NİTELİĞİ TAŞIMAYIP YATIRIM DANIŞMANLIĞI KAPSAMINDA DEĞİLDİR. YATIRIMCI PROFİLİNİZE UYMAYABİLİR ve ZARAR EDEBİLİRSİNİZ.


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı: Re: TR - EKONOMİK GELİŞMELER
Gönderilme zamanı: 05 Kas 2018, 07:18 
Çevrimdışı
Analizci

Kayıt: 02 Haz 2011, 10:10
Mesajlar: 4499
Ettiği teşekkür: 456
Aldığı teşekkür: 6744
Enflasyon rakamları ve ABD’deki seçim sonuçları piyasalara damgasını vuracak. Peki, borsa ve dolarda beklentiler neler?

İŞLEM HACMİ ARTABİLİR, YÜKSELİŞLER DAHA KALICI HALE GELEBİLİR

ÜZEYİR DOĞAN – GEDİK YATIRIM / YATIRIM DANIŞMANLIĞI MÜDÜRÜ

BIST-100:

Son birkaç güne kadar güne pozitif başlayan günlerde dahi endekste pozitif açılış sonrasında gerçekleşen yükselişlerin satış fırsatı olarak değerlendirildiğini gördük. Pozitif olansa işlem hacminin bu satışlarda düşük bir seyir izlemesi oldu. Düşüş olmasına rağmen işlem hacminin düşük seyrediyor uzeyir doğan ile ilgili görsel sonucuolması ve saatlik grafikte teknik indikatörlerin pozitif uyuşmazlıklar göstermeye başlaması bu seviyelerden yukarı yönde bir toparlanma beklentisini oluşturmaktaydı. Haftanın ikinci yarısında küresel seyrin ve ABD – Türkiye ilişkilerindeki normalleşmeye ilişkin haberlerin etkisi ile endekste bir toparlanma çabası gördük. Buna karşın sağlıklı bir toparlanmanın başlayabilmesi için yukarı yönlü hareketlere işlem hacminin eşlik etmesi koşulunun henüz sağlanmadığını düşünüyoruz. Kısa vadede satış baskısının hafiflediğinden bahsedebilmemiz için 92.500 biraz daha orta vade içinse 95.000 seviyesi üzerinde kapanışlara ihtiyaç olduğu kanaatindeyiz. Haftanın ilk iki günü içeride enflasyon ve dışarıda ABD seçimlerinin ardından bu koşulları sağlamaya devam edebilirsek hacmin de katlanarak artacağını ve yükselişlerin daha kalıcı bir hale gelebileceğini düşünüyoruz. Aksi takdirde işlem hacminin de eşlik etmediği bu yükselişler kısa vadeli tepkiden öteye gidemeyecektir.

DOLAR / TL:

Eylül ayından itibaren emsallerine karşı pozitif fiyatlamasını devam ettiren TL’de bazı sektörlere getirilen vergi teşviklerinin kamu maliyesini bozabileceği endişesi ve TCMB’nin Merkez Bankası bünyesinde döviz karşılığı Türk Lirası swap piyasasında işlemlere 1 Kasım’dan itibaren başlanacağını duyurması da bu trendi bozmadı. TCMB’nin swap hamlesi TL’nin aşırı değer kazanmasını istemediği şeklinde algılandı. Bu açıklamaların etkisi ile 5,46’ya kadar gerilen Dolar/TL’nin günün son saatlerinde 5,65 sınırına dayandı. Haftanın son iki gününde ise ABD’den gelen açıklamaların küresel ticaret savaşı endişelerini azaltması ile doların küresel ölçüde değer kaybetmesi, ABD’nin İran yaptırımları konusunda Türkiye’ye muafiyet tanıyabileceği beklentisi ve ABD ile Türkiye'nin bakanlara yönelik yaptırımları karşılıklı kaldırması Dolar/TL’de 5,41 civarının görülmesini sağladı. Dolar/TL’nin 5,50 altında kalabilmesi için içeride enflasyonda ve ABD’de seçimlerinde bir sürprizle karşılaşılmaması gerekiyor. Aksi takdirde geçtiğimiz hafta görülen 5,50 altındaki rakamlar yılın geri kalanı için dip seviyeler olarak kalabilir.

98.500 HEDEFİNE ULAŞMA POTANSİYELİ ARTTI





BELGİN MAVİŞ – A1 CAPITAL / DİREKTÖR

Yeni haftaya içeride enflasyon ve İran yaptırımlarından muafiyet, dışarı da ise FED toplantısı ile dolu bir gündemle başlıyoruz.

Geçtiğim kısa haftada yaptırımların kaldırılması konusuna kilitlenen piyasalarda sakinleşen dolar ve olumlu haber akışının bankacılık sektörü hisselerinde %5 seviyesinde yükselişiyle Bist 100 endeksi haftayı %1.88 değer artışıyla 94.600 kritik direnç seviyesinin altında 94.123 puandan tamamladı. Son iki haftadır başarılı performans sergileyen banka hisselerinde Garanti ve Akbank önderliğinde yaşanan yükselişte olası yaptırımların kaldırılma ihtimali ardından Halkbank içinde bir olumlu karar çıkabilme ihtimalinin de fiyatlanması banka hisselerinin önceki haftalarda endeksi 90.000 puan üzerinde tutunmasını sağlayan sanayi sektörü hisselerinin performansının önüne taşıdı. Cuma günü seans sonlarına doğru Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile 10-11 Kasım'da yüz yüze görüşeceklerini açıkladı. Erdoğan, Trump ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin ise "Malum finans meselesi ile alakalı Halk Bankası'na yönelik adımlardı. Bu konuları kendisiyle görüştük. Bu konularla ilgili de 'İlgili bakan arkadaşlarıma hemen talimatı vereceğim" diye konuştu açıklamaları da Halk Bankasına yönelik konunda çözülebilme ihtimali endekse pozitif yansımaya devam edecektir. Bunun yanı sıra 3.Ç bilanço döneminde şirket bilançolarının Temmuz/Eylül döneminde yaşanan yüksek kur ve yüksek faiz hareketliliğine rağmen karlılıklarını koruduklarını ve 180 üzerinde borsada işlem gören şirketlerin karlılıklarını %30 seviyesine yakın artıklarını görmekteyiz. Genel anlamda yıllık gerçekleşen enflasyon oranı ortalamasının üzerinde karlılık sağlayan şirketler için 3.Ç bilançoları karlılık açısından olumlu diyebiliriz. ABD İran’a yönelik yaptırımları 5 Kasımda başlıyor. Petrol ihtiyacının büyük bölümünü İran’dan temin eden ülkelere geçici muafiyet tanınmasına yönelik 8 ülke arasında Türkiye’nin talebinin de kabul edilme ihtimali ve ABD, Azerbaycan'ın Şahdeniz havzasındaki doğal gazını Türkiye'ye taşıyacak projelerde, İranlı şirketlerle iş yapılmasına izin verdi haberleri ve pazartesi açıklanacak olan diğer muafiyet tanınan 8 ülkeler arasında Türkiye’nin de yer alabileceği ihtimalini yarattığı pozitif beklenti kur ve faiz üzerinde olumlu etki yaratacaktır (Hindistan, G.Kore ve Japonya muafiyetleri açıklandı diğer 5 ülke açıklaması Pazartesi). Bu açıklamalarının ardından Dolar/TL’ de 5.43 seviyesine geri çekilme yaşanırken 2 yıllık tahvil faizlerinde %23.10 seviyesine geri çekilme yaşandığını da notlarımıza ekleyelim. Özellik faiz ve kur üzerinde etkili olan yüksek seyreden ve yükseliş eğiliminde devam edeceği beklentisi süren enflasyon verisi haftanın ilk işlem günü saat 10 da açıklanacak. TCMB 2018/4. Enflasyon Raporunda Enflasyonun 2018 sonunda % 23,5, 2019'da % 15,2 ve 2020'de % 9,3'e gerileyeceği tahmininde bulunmuştu. Gıda enflasyonu tahminini 2018 sonu için % 13'ten % 29,5'e, 2019 sonu için % 10'dan % 13 revize etmişti. Yıl sonu enflasyonunun %13.4’den %23.5 seviyesine revize edilmesinin ardından Ekim ayı enflasyonunun Enflasyonla Mücadele Programı çerçevesinde ve gerileyen kur ile faizin desteğiyle Eylül ayına göre düşük ancak gıda fiyatlarında yükseliş eğilimin etkisiyle yükseliş eğilimin devam edeceği beklentisi fiyatlamalara yansımış görünüyor. Beklentiler;

AA göre: Tüfe’de Aylık %1.93 Yıllık %24.34 .

Bloomberg Anketine göre: Tüfe’de Aylık% 2.40 Yıllık % 24.75

Hemen hatırlatalım enflasyon Eylülde bir önceki aya göre %6.30 artış göstermiş ve yılın en yüksek enflasyon gerçekleşmesi yaşanmıştı.

Bist 100

Bankacılık Sektörü hisseleri önderliğin yaşanan yükselişin İran yaptırımlarından muafiyet sağlanması ve ABD/Türkiye arasındaki yaptırımların karşılıklı kaldırılması ihtimalinin kuvvetlenmesi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump ile telefon görüştüklerini ve Halk Bankası ile ilgili Trump’ın bakanlarına bu konuda talimat vereceğini açıklaması ile endekste baskıların bir bir kalmasının olumlu fiyatlamasını görmek mümkün. Endeksin 94.600 direncini geçmesi ardından 95.500/96.400 ve yukarıda 98.500 hedeflerine ulaşma potansiyelinin artığını enflasyon verisi ardından haber akışına bağlı hisse bazlı seyrin devam edeceğini notlarımıza ekleyelim. Endeksin daha önce 4 kez denediği ancak geçemediği 100.600 direncinin ise olumlu veri ve haber akışıyla desteklenmesi de mümkün. İnşaat sektörüne yönelik bu ay tamamlanması beklenen eylem planında stok sorunu çözülecek, stoktaki konutlar bir fona alınacak. Daha sonra tahvil veya sukuk çıkarılarak satılacak haberleri de özellikle KDV ve ÖTV indirimleriyle otomotiv beyaz eşya ve mobilya sektörleri canlandırılma hedefi sonrası inşaat sektörü için bu haberlerinin endekse pozitif katkısı olacağını ve Çimento, GYO, inşat sektörüne tedarik sağlayan şirketlerini olumlu etkileyeceğini de notlarımıza ekleyelim..

Haftanın Veri Ajandası

TR Eylül Ayı Enflasyon

Euro Bölgesi ve ABD Enflasyon

Almanya Sanayi Üretimi

ABD İşsizlik Rakamları

07/08 Kasım FED Faiz Toplantısı

_________________
*** KESİNLİKLE YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR. *** SAYFADA YER ALAN BİLGİLER TAVSİYE NİTELİĞİ TAŞIMAYIP YATIRIM DANIŞMANLIĞI KAPSAMINDA DEĞİLDİR. YATIRIMCI PROFİLİNİZE UYMAYABİLİR ve ZARAR EDEBİLİRSİNİZ.


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı: Re: TR - EKONOMİK GELİŞMELER
Gönderilme zamanı: 05 Kas 2018, 09:31 
Çevrimdışı
Analizci

Kayıt: 02 Haz 2011, 10:10
Mesajlar: 4499
Ettiği teşekkür: 456
Aldığı teşekkür: 6744
Son dakika: Kampanyaya rağmen ekimde enflasyon yüzde 2.67 arttı

Son dakika... Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ekim ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Enflasyon ekim ayında Topyekün Mücadele kampanyasına rağmen yüzde 2.67 arttı.

Beklenti yüzde 1.87 artış olacağı yönündeydi. 8 Ekim'de yıl sonuna kadar enflasyon sepetindeki tüm markaların ve tüm kalemlerin bulunduğunu pek çok ürün ve hizmette en az yüzde 10 indirim yapılmasını içeren kampanya başlatılmıştı. Kampanya kapsamında doğalgaz ve elektriğe yılsonuna kadar zam yapılmayacağı açıklanmıştı.

05.11.2018 - 10:28 | Güncelleme: 05.11.2018 - 10:28

Enflasyon, eylül ayında tüketici fiyatlarında yüzde 6,30 artarken, yıllık bazda yüzde 24,52'ye ulaşarak 2003 haziran ayından beri en yüksek seviyeye ulaşıldı.

AYLIK EN YÜKSEK ARTIŞ YÜZDE 12.74 İLE GİYİM VE AYAKKABI GRUBUNDA OLDU

Ana harcama grupları itibariyle 2018 yılı Ekim ayında endekste yer alan gruplardan, konutta %4,15, ev eşyasında %3,44, gıda ve alkolsüz içeceklerde %3,22 ve eğlence ve kültürde %2,07 artış gerçekleşti.

AYLIK EN DÜŞÜŞ GÖSTEREN TEK GRUP YÜZDE 0.85 İLE ULAŞTIRMA OLDU

Ana harcama grupları itibariyle 2018 yılı Ekim ayında endekste yer alan gruplardan sadece ulaştırma grubunda %0,85 oranında düşüş gerçekleşti.

YILLIK EN FAZLA ARTIŞ YÜZDE 37.92 İLE EV EŞYASI GRUBUNDA GERÇEKLEŞTİ

TÜFE’de, bir önceki yılın aynı ayına göre ulaştırma %32,00, çeşitli mal ve hizmetler %31,50, gıda ve alkolsüz içecekler %29,26 ve konut %25,72 ile artışın yüksek olduğu diğer ana harcama gruplarıdır.

AYLIK EN YÜKSEK ARTIŞ YÜZDE 3.84 İLE TRC3 (MARDİN, BATMAN ŞIRNAK, SİİRT')'DE OLDU

İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması (İBBS) 2. Düzey’de bulunan 26 bölge içinde, bir önceki yılın Aralık ayına göre en yüksek artış %25,41 ile TR63 (Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye) bölgesinde, bir önceki yılın aynı ayına göre en yüksek artış %28,63 ile TR63 (Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye) bölgesinde ve on iki aylık ortalamalara göre en yüksek artış %16,68 ile TR63 (Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye) bölgesinde gerçekleşti.

Ekim 2018’de endekste kapsanan 407 maddeden; 42 maddenin ortalama fiyatlarında değişim olmazken, 328 maddenin ortalama fiyatlarında artış, 37 maddenin ortalama fiyatlarında ise düşüş gerçekleşti.

_________________
*** KESİNLİKLE YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR. *** SAYFADA YER ALAN BİLGİLER TAVSİYE NİTELİĞİ TAŞIMAYIP YATIRIM DANIŞMANLIĞI KAPSAMINDA DEĞİLDİR. YATIRIMCI PROFİLİNİZE UYMAYABİLİR ve ZARAR EDEBİLİRSİNİZ.


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı: Re: TR - EKONOMİK GELİŞMELER
Gönderilme zamanı: 07 Kas 2018, 08:43 
Çevrimdışı
Analizci

Kayıt: 02 Haz 2011, 10:10
Mesajlar: 4499
Ettiği teşekkür: 456
Aldığı teşekkür: 6744
Konut sektörünü kurtarmanın önemi ve faturası

Konut sektöründe stokların eritilmesine yönelik çalışma hızlandı.Emlak Konut GYO; tamamlanmış bağımsız bölümlerin tespiti için KONUTDER, GYODER ve İNDER'le bir envanter çalışması hazırlandığını duyurdu. Habertürk yazarı Abdurrahman Yıldırım, konut sektörünü kurtarmanın önemi ve faturasını yazdı

07.11.2018 - 08:43 | Güncelleme: 07.11.2018 - 08:43

-Kur artışının yol açtığı yüksek enflasyon ve beraberinde faiz artışının en çok vurduğu sektör gayrimenkul oldu. Çünkü gayrimenkul hane halkının en büyük yatırımı. Hem gelecek beklentilerine ve risk iştahına, hem döviz kurunun seyrine çok bağlı.

-Ayrıca konut veya gayrimenkulü satın alabilmek için borçlanmak da gerekli. Bu da gayrimenkul sektörünü faize karşı çok hassas yapıyor. Sonuçta kredi faizleri artınca, nakit kral haline gelince, dövizin ve faizin getirisi yükselince, gayrimenkule ilgi azaldı. Konut satışları ve fiyatları düştü. Fiyat düşüşlerinin devamının beklenmesi potansiyel alıcıların harekete geçmesini önlüyor.

ARZ FAZLASI KONUT 1 MİLYON

-Gayrimenkul sektörünün arz tarafında da sorunlar var. Bir kere fiyatlamaların geçmişte dolar bazında yapılması başlı başına bir sorun. Bundan sonra tablonun artık düzeltilmesi lazım. Doların ucuz olduğu dönemdeki kazançlar artık yok ki, dolarla konut alınsın. Burada da ulusal paraya dönülmesi artık bir zorunluluk.

-Ancak sektör de şu anda arz fazlası ile kilitli. 1 milyon civarında fazla konut bulunduğu ve bir bu kadarının inşa aşamasında olduğu tahmin ediliyor. Türkiye’nin iyi yıllarında yapılan birinci el konut satışları 550 bin dolayında. Yani elimizde en azından 3-4 yıllık stok bulunuyor.

KİLİTLENMEYE DEVLET MÜDAHALESİ

-Sektördeki kilitlenmenin çözülmesi için satışa hazır konutların devlete devredilmesi gündemde. Bunun için envanter yani ne kadar konut fazlası olduğu çalışması başladı. Geliştirilen formül ise başta konut fiyatının belirlenmesine ve sonra bundan ne kadarının konut sahibine ne kadarının alacaklı bankaya devredilmesine dayanıyor.

-Fiyat ekspertiz raporuna göre ve satıcı tarafın uzlaşısına göre belirlenecek. Paranın yüzde 30 satıcıya veya müteahhite, yüzde 70’i alacaklı bankaya gidecek.

İFLASLAR ENGELLENECEK

Bu işin şu veya bu şekilde yapılması, konut stokunun tasfiye edilmesi çok önemli. Adaletli olup olmaması da önemli ama daha acil olanı stok sorunun bir an önce çözülmesi.

-Arz fazlası konutlar kamulaştırıldıktan ve tek elde toplandıktan sonra, sorunun yönetilmesi ve çözülmesi daha kolaylaşıyor. Teminat gösterilmesi, menkul kıymetleştirilerek likidite sağlanması, zaman içinde satılarak eritilmesi mümkün hale geliyor.

-Böylece konut sektörünün kilitli halde kalması, diğer yan sektörleri de kilitlemesi ve daha da önemlisi bankaların batık kredilerinin artması önlenebilecek. Hem inşaat sektöründe yaygın iflaslar hem de bankacılık sisteminin yara almasından kaçınılmış olacak.

FATURANIN BÜYÜKLÜĞÜ

-Fatura elbette kamuya çıkacak. Çünkü stoktaki 1 milyon konut, Türkiye fiyat ortalaması üzerinden 282 milyar lira tutar. Büyük şehirlerde stokun daha fazla ve fiyatların da ortalamanın üzerinde olduğu dikkate alınırsa işin finansmanı azalmaz, büyür. Ama ille de bütün hazır ve bitmiş konutların bu kapsama girmesi veya alınması gerekmiyor. Buna bağlı olarak fatura azalabilir.

-Yine de inşaat sektörünü ve bu sektöre kredi açmış bankaları kurtarmanın kamu kesimine belli bir faturası olacak.

_________________
*** KESİNLİKLE YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR. *** SAYFADA YER ALAN BİLGİLER TAVSİYE NİTELİĞİ TAŞIMAYIP YATIRIM DANIŞMANLIĞI KAPSAMINDA DEĞİLDİR. YATIRIMCI PROFİLİNİZE UYMAYABİLİR ve ZARAR EDEBİLİRSİNİZ.


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı: Re: TR - EKONOMİK GELİŞMELER
Gönderilme zamanı: 09 Kas 2018, 12:45 
Çevrimiçi

Kayıt: 09 May 2011, 10:17
Mesajlar: 316
Ettiği teşekkür: 8071
Aldığı teşekkür: 331
https://www.sabah.com.tr/yazarlar/oguz/ ... im-yabanci


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı: Re: TR - EKONOMİK GELİŞMELER
Gönderilme zamanı: 13 Kas 2018, 20:33 
Çevrimdışı
Analizci

Kayıt: 02 Haz 2011, 10:10
Mesajlar: 4499
Ettiği teşekkür: 456
Aldığı teşekkür: 6744
Turkish Fighter TF-X başladığında kazanmaya başladık

Milli muharip uçak projesi Turkish Fighter TF-X'in en önemli unsuru olan motorunun yerlileştirilmesi konusunda geçen haftalar imzalar atıldı. Dünyada jet motoru yapabilen 4 ülke var; ABD, Rusya, İngiltere ve Fransa. Türkiye beşinci ülke olabilir mi? G

üntay Şimşek yazdı
13.11.2018 - 14:21 | Güncelleme: 13.11.2018 - 17:54

Milli muharip uçak projesinin (Turkish Fighter TF-X) en önemli unsuru olan motorunun yerlileştirilmesi konusunda geçen haftalar imzalar atıldı. Böylece bu işte sorumlu adres belli oldu. Hayırlı olsun. Zor, ama kesinlikle Türkiye’nin girmesi, olması gereken bir teknoloji alanı.

Ne kadar sürede başarı yakalanır, ne kadar emek, zaman ve para harcanır, kestirmek zor. Fakat kesin olan bir şey var; Bu projeye başlandığımız an, aslında kazanmaya başlamış olduk. Ülkemizin geleceği adına biraz geç de olsa önemli bir adım attık. Neyi, ne kadar ve hangi zaman diliminde başarabileceğimizi, insan potansiyelimizi, teknolojik kapasitemizi de görmüş olacağız. Dünyada teknolojiye öncülük eden belli başlı ülkeler var.

Halihazırda dünyada nükleer teknolojiye sahip 8 ülke bulunuyor;
1) ABD,
2) Rusya,
3) İngiltere,
4) Fransa,
5) Çin,
6) Pakistan,
7) Hindistan,
8) Kuzey Kore.

Nükleer güce sahip olduğu düşünülen 2 ülke daha var; İran ve İsrail.
İsrail'in kendisi açıklama yapmasa da büyük çapta nükleer silah gücü olduğuna inanılıyor. İran'ın da nükleer enerji elde etmek için uranyum zenginleştirme programı olduğu ve bu programın bir sonraki aşamaya dönüşmemesi için ABD’nin ambargosu tekrar gündemde.

Dünyada jet motoru yapabilen ise sadece 4 ülke var;
1) ABD,
2) Rusya,
3) İngiltere,
4) Fransa.

Günümüzün en popüler konusu insansız hava araçları (İHA) tarafında ise durum çok daha farklı. Nükleer ve jet motorunda olan bazı ülkeler, halihazırda teknolojinin bu tarafında yok, ama Türkiye etkin bir şekilde mevcudiyetini hissettiriyor.

Şu an dünyada tam otonom, faydalı yük taşıyan silahlı insansız hava aracı (SİHA) yapabilen 6 ülke dikkat çekiyor;
1) ABD,
2) İsrail,
3) Çin,
4) Güney Afrika,
5) İran,
6) Türkiye.

Bu tablo Türkiye’yi yüksek teknolojinin tüm alanlarında motive etmeye yeter. Ancak yüksek teknoloji alanında çalışmak isteyen özellikle özel sektörün önünün tam açılması gerekir. Türk Havacılık ve Uzay Sanayi AŞ (TUSAŞ-TAI) yaklaşık 700 milyon dolar kaynak harcayarak, uzun yıllar sonra hizmete sokabildiği ANKA’ların hikayesi bu konuda önemli referans olabilir. Çünkü Baykar Makine’nin milli ve özgün Bayraktar İHA ve SİHA’ları bir ihale neticesinde, 12 adedi sadece 49 milyon dolara mal edildi. Ve ANKA’lardan çok daha kısa sürede ve millilik oranı çok daha yüksek seviyelerde ve ondan çok önce Türkiye ve Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) kazandırıldı. Bayraktar İHA ve SİHA’ların TSK envanterine giren alanındaki ilk hava araçları olduğu, arka planındaki tuhaf kamu/bürokrasi ayak oyunları hikayesiyle birlikte sürekli olarak gündemde tutulması gerekir.

Yüksek teknoloji çalışmalarında kamu otoriteleri maddi ve manevi her türlü desteği verebilir, ama beyin desteği veremez. Bu sebeple, özel sektördeki küçük veya büyük şirketlere de hiçbir ayrım yapılmadan, yüksek teknoloji alanında çalışan kamu kurumları veya vakıf şirketleri gibi destek verilmesi icap ediyor. Hatta bazen kamu kurumları ve vakıf şirketleri yerine hızlı, verimli ve kaliteli neticeler alınması için özel şirketlerin tercih edilmesi gerekir.

İNSAN GÜCÜNÜN PLANLI VE PROGRAMLI KULLANILMASI ŞART

Böylesine yüksek teknoloji gerektiren alan adım atıldığı zaman, başarıya kısa veya uzun vadede ulaşılması, hatta ulaşmakta zorlanılması halinde bile ciddi kazanımlar getirir. Buralarda elde edilen tecrübeler, birikimler, geliştirilen teknolojik ürünler, eğer bir çalışma prensibiniz, disiplinleriniz varsa başka alanlarda çeşitli sektörlerin de hizmetinde kullanılır.

Jet motoru gibi hassas, sabır gerektiren ve ciddi kaynak harcanması gereken teknolojik hamlelerde, ülkenin kısıtlı maddi imkanlarının, az olan yetişmiş insan gücünün planlı ve programlı olarak iyi kullanılması şart. Aksi halde programın ağır aksak yürümesine bile sebep olunabilir. Aynı alanda birbirine rakip iki ayrı gurup çıkarmak bazen iyi olabilir. Ancak böylesine hassas ve nitelik yüksek teknoloji alanlar, dublikasyon kaldırır mı, iyi düşünmek gerekir.

TR MOTOR İLE ÇERÇEVE ANLAMASI İMZALANDI

Savunma Sanayi Başkanlığı (SSB) geçen hafta TF-X projesi kapsamında BMC bünyesindeki TR Motor şirketi arasında Özgün Motor Geliştirme Programı Çerçeve Sözleşmesi imzalandığında, Altay Tankı’nın motorunda yaşanan sorunlara göz attım. En başta platform ile motorun paralel geliştirilmesi konusunda ciddi bir senkronizasyon eksikliği söz konusuydu. Sonrasında başka hususlar gelişti. TF-X projesinde de benzer hataların olmaması gerekir. Ama senkronize çalışma başlatılırken bu konuda ne derece başarılı olabilecek paydaşlarla yola çıkıldığına bakılması icap ediyor. Galiba bu sebepten olacak ki, Savunma Sanayi Başkanı İsmail Demir, milli muharip uçağı (TF-X) projesi kapsamında yabancı bazı motor şirketlerine kapının kapatılmış olmadığını açıklama durumunda kalmış.

Mesela Kale-Rolls Royce (TAEC) ortaklığı da uzun süredir TF-X projesinde ihtiyaç duyulan 5. Nesil bir savaş uçağının motorunun Türkiye’de geliştirilip, üretilmesi için çaba sarf ediyor. Yabancı motor üreticilerinden birisi bu gurup. Ayrıca Kale Grubu’nun seyir füzelerinin motorlarının milli ve özgün olarak geliştirilip, üretimi konusunda ciddi birikimleri de var.

FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI DA TÜRKİYE'YE AİT OLMALI

Öte yandan TUSAŞ’ın iştiraki olan ve yıllardır motor konusunda çalışan, son yıllarda atılıma geçen TEİ’nin de çalışmaları, önemli başarıları söz konusu. Ancak General Electric ile ortaklığı bazı soru işaretleri içeriyor. Eğer milli muharip uçağının motorunun yerli olması nihai hedefse, kaynaklar ve imkanların iyi kullanılması lazım. Doğal olarak uçağın motorunun yerli ve milli olabilmesi için fikri mülkiyet haklarının da Türkiye’ye ait olması önem arz ediyor.

TECRÜBELİ ORTAKLI İŞBİRLİĞİ GEREKİYOR

Ancak ilk uçuşunu 2023 yılında gerçekleştirmesi hedeflenen uçağa bu kadar kısa sürede milli jet motoru yetiştirmek zor. Hatta 2016’da uçağın ön tasarım aşamasında İngiliz BAE Systems ile işbirliği yapıldığına göre büyük ihtimalle kısa vadede motor temini için de yine tecrübeli bir ortakla işbirliği gerekiyor. İkinci aşamada hem uçağı, hem de motorunu millileştirmek daha makul görünüyor. Fakat ikinci aşama için de günümüzde ve öncesinde atılan imzalar keyfiyet arz ediyor. Zaten İsmail Demir’de Rolls Royce ve General Electric gibi şirket isimleriyle gündeme gelen yabancı tekliflere vurgu yaparak; "Sürenin uzunluğu göz önünde bulundurularak bu şirketlerin yaptığı teklifler inceleniyor" açıklamasını yapmıştı.

Netice itibariyle çok çalışarak, işin gereğini yaparak, doğru zamanda doğru adımları atarak, yüksek teknoloji alanında çalışan herkese fırsat eşitliği sağlayarak, özel sektörün önünü açarak Türkiye dünyanın jet motoru üreten 5. ülkesi olabilir.

_________________
*** KESİNLİKLE YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR. *** SAYFADA YER ALAN BİLGİLER TAVSİYE NİTELİĞİ TAŞIMAYIP YATIRIM DANIŞMANLIĞI KAPSAMINDA DEĞİLDİR. YATIRIMCI PROFİLİNİZE UYMAYABİLİR ve ZARAR EDEBİLİRSİNİZ.


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı: Re: TR - EKONOMİK GELİŞMELER
Gönderilme zamanı: 14 Kas 2018, 07:31 
Çevrimdışı
Analizci

Kayıt: 02 Haz 2011, 10:10
Mesajlar: 4499
Ettiği teşekkür: 456
Aldığı teşekkür: 6744
Faizi düşürmenin tetiğine basıldı

Hazine dış borçlanmayı gerekçe göstererek üç ihalenin iptaline gitti. Yapılan diğer ihalelerde ise çok az borçlanmayı ve faizin düşük kalmasını tercih etti. Bir anlamda iç borçlar dış borçla takas edildi. Abdurrahman Yıldırım yazdı
14.11.2018 - 07:57 | Güncelleme: 14.11.2018 - 08:22

1990’lı yıllardaki büyük deneyimlerinden sonra Hazine’nin borç yönetiminde dünya ölçeğinde en önlerde olması gerekir. Belki bunun da etkisiyle 2001 krizi sonrasında en ufak bir sorunla karşılaşmadık. Borçlanmaların vadesi uzadı, maliyetleri düştü. Ne zaman ne kadar borçlanılacağı bir yıl önceden, hangi vadede borçlanılacağı üç ay önceden programlandı ve duyuruldu. Her ayın son günü gelecek üç ayın borçlanma programı ilan edildi.

-Ekim sonunda ilan edilen üç aylık borçlanma programı ise 2001 sonrası ilk kez 7 gün gibi kısa bir süre sonra bozuldu. 12 ve 13 Kasım’da 10 yıl vadeli TÜFE’ye endeksli, 7 yıl vadeli değişken faizli ve 10 yıl vadeli sabit kupon faizli üç tahvil ihalesi iptal edildi. Programlanmış bir borçlanmadan vazgeçildi.

-Acaba bir haftada ne oldu?

Bu sürede ortamı uygun bulan Hazine yine programında olmamasına karşılık, bir dış borçlanmaya çıktı. 1.5 milyar euro tutarında eurobond ihraç etti. TL karşılığı yaklaşık 10 milyar lirayı bulan kaynak bugün itibariyle Hazine’nin kasasına girecek.

-İşte Hazine bu dış borçlanmayı gerekçe göstererek üç ihalenin iptaline gitti. Yapılan diğer ihalelerde ise çok az borçlanmayı ve faizin düşük kalmasını tercih etti.

FAİZİ DÜŞÜRMENİN TETİĞİNE BASILDI

-Bir anlamda iç borçlar dış borçla takas edildi. Para içeride ve özel sektörün elinde kaldı. İhalelerdeki faiz oranları yüzde 20’nin üzerine çıkmışken ve ekim ayı ağırlıklı ortalama olarak yüzde 23.80’i bulmuşken, kasımda yüzde 20’nin altına geriledi. Hazine bir de ağustos ayında yüzde 20.11 bileşik faizle borçlanmıştı. Diğer aylar yüzde 20’nin alındaydı ve 10 ay sonunda kümülatif yüzde 15.83 düzeyine ulaşıldı.

-Bu yılın 10 ayındaki yüzde 15.83’lük kümülatif borçlanma maliyeti, 2008 yılından sonraki en yüksek düzey. Kriz yılı 2008’de Hazine’nin ağırlıklı ortalama yüzde 19.19 faizle borçlanmıştı. 2009 yılı borçlanması yüzde 12.81’e indi ve 7 yıl tek haneli rakamlarda kaldı. 2017 yılında küresel faizlerin yükselmesi sonucu Hazine yüzde 11.03 ile yeniden çift haneli rakamlarda borçlanmaya gitti. Bu yılın 10 ayında gerçekleşen kümülatif yıllık bileşik faiz oranı yüzde 15.83’e ulaştı.

DÜŞÜŞE DESTEK UNSURLARI

-Bu açıdan son ihale iptalleri ve yapılan ihalelerde de düşük borçlanmaya gidilerek düşük faizin tescil edilmesini, aralık ayındaki ihalelerde rekabetçi olmayan teklifler ve kamunun talebiyle aşılabilme ihtimaliyle, Hazine’nin kasasında 43 milyar liranın bulunmasıyla ve ABD’yle düzelen ilişkilerin sonucu Halkbank cezasının kaldırılma ihtimalinin artmasıyla birleştirdiğimde, faiz düşürmenin düğmesine basıldığını tahmin ediyorum. Şimdilik sonuç da alındı. Yılın geride kalan döneminde sonuç alınmaya da devam edilebilir.

KALICI OLUR MU?

-Peki bu yolla sorun kalıcı biçimde çözülür mü?

Ocak ayına gelindiğinde vergi geliri yok. Mecburen borçlanmaya ağırlık verilecek. Bu borçlanmanın şekli de yeni yıl nedeniyle yeniden dış borçlanma şeklinde çevrilebilir. Elbette küresel koşulların elverişli olması şartıyla. 2019’un dış borçlanmaları öne çekilerek daha az iç borçlanmaya gitmek, yerel seçimlere kadar faizleri düşürmek ve nispeten düşük faizle seçime gitmek imkanını verebilir. Bu durumda bir kaç ayı kurtarabilir, zorlukları bir sonraki döneme erteleriz.

KUR VE ENFLASYON OLMAZSA OLMAZ

-Eğer dışarıdan borçlanamazsak yeni yılda bu senaryo çalışmayabilir de.

Bir de içeride beklentileri iyi yönetmek gerekli. Geçen hafta dış borç kararı 7 Kasım’da duyuruldu. Dış borç ülkeye döviz girişi demek. Doğal olarak da kurların gevşemesi beklenir. Ama tersi oldu. 6 Kasım’da kur 5.30 ile dibe vurdu ve sonraki günlerde yükselerek 6.55’e kadar çıktı. Bunda da piyasaya likidite bırakılmasının ve ihale iptalinin belli bir etkisi olabilir.

-Faizi düşürmek tamam da, tek başına kalırsa geri teper. Beraberinde veya öncesinde enflasyonu ve döviz kurunu düşürebilmek de gerekir.

_________________
*** KESİNLİKLE YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR. *** SAYFADA YER ALAN BİLGİLER TAVSİYE NİTELİĞİ TAŞIMAYIP YATIRIM DANIŞMANLIĞI KAPSAMINDA DEĞİLDİR. YATIRIMCI PROFİLİNİZE UYMAYABİLİR ve ZARAR EDEBİLİRSİNİZ.


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı: Re: TR - EKONOMİK GELİŞMELER
Gönderilme zamanı: 15 Kas 2018, 15:43 
Çevrimdışı

Kayıt: 02 Eki 2018, 09:21
Mesajlar: 23
Ettiği teşekkür: 0
Aldığı teşekkür: 4
Gelişmeye dair bir bilgi, haber göremiyorum ben ama hadi bakalım :D


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı: Re: TR - EKONOMİK GELİŞMELER
Gönderilme zamanı: 16 Kas 2018, 07:30 
Çevrimdışı
Analizci

Kayıt: 02 Haz 2011, 10:10
Mesajlar: 4499
Ettiği teşekkür: 456
Aldığı teşekkür: 6744
16.11.2018 07:41 | Son Güncelleme:16.11.2018-8:06

Son dakika... 'F-35lerin Türkiye'ye teslimatı için beklenen rapor Kongre'ye sunuldu'

Uluslararası haber ajansı Reuters, Pentagon'un Türkiye'ye satılacak 100 F-35 uçağının önündeki engeli kaldırdığını bildiriyor.


Reuters'a konuşan beş kaynağa göre, ABD Savunma Bakanlığı Pentagon, Türkiye'nin satın alması planlanan 100 F-35 uçağıyla ilgili raporunu Kongre'ye sundu.

F-35'lerin Türkiye'ye gönderilmesi, bu raporun Kongre'ye sunulmasına kadar ertelenmişti; o yüzden bu raporun sunulması anlaşmada ileriye doğru bir adım anlamına geliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye'ye F-35 savaş uçakları teslimatını geçici olarak durduran yasa tasarısını Ağustos ayında imzalamıştı.

Tasarının yasalaşmasından sonraki 90 gün içinde ABD Savunma Bakanlığı'nın Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin durumuna yönelik bir rapor hazırlaması ve bu rapor sunulana kadar da teslimatın durdurulması öngörülüyordu.

Türkiye'ye ilk F-35'in getirilmesinin önümüzdeki yıl, faaliyete geçmesinin ise 2020'de olması bekleniyordu.

Ancak ABD Kongresi'nin iki kanadı Temsilciler Meclisi ve Senato'nun üzerinde uzlaşmaya vardığı, Trump'ın da imzaladığı 2019 yılı savunma harcamaları yasa tasarısında Türkiye'ye F-35 teslimatının durdurulmasını öngören maddeyle teslimat için Pentagon'un raporunun beklenmesi kararı alınmıştı.

'Raporda sadece gerçekler var'

Türkiye'ye F-35'lerin teslimatını geciktiren konuların başında iki ülke arasında geçtiğimiz aylarda gerilen ilişkiler ve Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemini almayı planlaması vardı.

ABD-Türkiye ilişkilerinde, son haftalarda yaşanan gelişmeler ile beraber gerilim yerini yeniden iyileşen ilişkilere bıraktı.

Raporda da Savunma Bakanlığı'nın Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın almasının askeri ilişkilere etkisi ve F-35 yeni nesil savaş uçağı programından çıkarılmasının ABD sanayisi için yaratacağı sonuçların değerlendirilmesi bekleniyor.

Pentagon'ın silah alımının başında olan Ellen Lord, bu hafta başında Reuters'a verdiği röportajda Türkiye'nin S-400 hava sistemini almak istemesinin 'çok sorunlu' olduğunu söyledi.

Amerikalı yetkililerin Ankara'nın fikrini değiştirmek için çok sayıda görüşme gerçekleştirdiği ancak Türkiye'de bu konuda bir değişikliğin olmadığını dile getirdi.

Lord, Kongre'ye sunulacak raporun ise 'sadece gerçekleri dile getireceğini, tavsiye vermeyeceğini' söyledi. Kongre ile bu konuda bir işbirliği içinde olacaklarını vurguladı.

_________________
*** KESİNLİKLE YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR. *** SAYFADA YER ALAN BİLGİLER TAVSİYE NİTELİĞİ TAŞIMAYIP YATIRIM DANIŞMANLIĞI KAPSAMINDA DEĞİLDİR. YATIRIMCI PROFİLİNİZE UYMAYABİLİR ve ZARAR EDEBİLİRSİNİZ.


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı: Re: TR - EKONOMİK GELİŞMELER
Gönderilme zamanı: 17 Kas 2018, 11:22 
Çevrimdışı
Analizci

Kayıt: 02 Haz 2011, 10:10
Mesajlar: 4499
Ettiği teşekkür: 456
Aldığı teşekkür: 6744
TİM Başkanı İsmail Gülle, kur çıkışlarının ve inişlerinin ihracatçıyı zarar ettirdiğini ve şu anki seviyelerden daha aşağısının yanık ses getireceğini söyledi

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, kur çıkışlarının ve inişlerinin ihracatçıyı zarar ettirdiğini ve şu anki seviyelerden daha aşağısının yanık ses getireceğini vurgulayarak “ihracatının daha önceki kurlardan yaptığı maliyetlerin ardından, dolar kurunun 5.40 liranın aşağısına gitmesi ciddi bir sıkıntı yaratır. Bizim şirketlerimiz yüksek karlılıkla çalışmıyor bir eli yağda bir eli balda üretim yapmıyor ve bu tür oynaklıklardan ciddi oranda kaybediyorlar. Bunu taşıyamadıklarında ciddi sıkıntı oluyor. Bizim ihracatçılara bu dönemde gözümüz gibi bakmamız gerekiyor. Burada bu kadar önemli bir misyona para kaybettirmememiz İhracatçılara para kazandırmamız gerekiyor. Bu işin ödülü para, ihracatçının para kazanması gerekir. Bundan aşağısındakine kur taşınamaz. Bunu ÜFE ve doğalgaz elektrik artışlarında görüyoruz” dedi.
Dün başlayan Design Week Turkey’in tanıtım toplantısında Gülle, ihracatçıya çok destek olunduğunu ancak aynı zamanda çok fazla bürokrasi olduğuna dikkat çekerek, “Şu anki sıkıntılardan biri de uzun vadeli çalışanların kurdan etkilenmesi ellerindeki çeklerin düşen kurdan etkilenmesi” dedi. Üst üste rekorlar kıran ihracatın önemli bir dönemeçte olduğunu söyleyen Gülle Ekim’de 34.200 şirket ile ihracat gerçekleştiğini ve 1152 yeni şirketin de ihracata katkı sağladığını kaydetti. “10 firmadan 5’i finansal sıkıntısını anlatırken 5 tanesinin de pazara nasıl çıkacağını soruyor” diye konuşan Gülle, konjonktürün ihracata çok uygun olduğunu belirtti. Özellikle finansman ev sigorta avantajı ile şirketlerin ertesi gün parasını tahsil ettiğini anlatan Gülle, “İhracata herkes içerdeki durumlardan dolayı farklı bir pazar çıkma yoluna giderek daha ucuza kredi bulabiliyoruz yoluna gidiyor. Şirketler daha karşı çıkarım diyor” diye konuştu.

EMNİYET SUPABI

Son dönemlerde artan konkordatolara ilişkin de yorum yapan Gülle, “ iflas ertelemesi amacının dışında gerçekleşti. Başa takılması gerekirken ayağa takıldı. Şimdi elimizde bir tane koruma emniyet supabı var. Bunu da yok ettiğimizde şirketler varlık içinde değil. Herkes alacağını takip ediyor alacaklarını ve vereceklerini ticari dayanışma ile yürüyor. Bu sürelerin talep edenlerin ve bunu yaparken firma ile alacaklarını da koruması da gerekiyor. Bu şekilde sağlıklı olur. Bir firmanın 50-100 milyon dolar ihracat yapacak ev binlerce kişiyi istihdam yaratacak hale gelmesi kolay değil ama iyi niyet kalkanı ile kötü niyeti ayırt etmek lazım. Kötü niyetle araya girenleri ben de duyuyorum ama işler hukukla gidiyor ve hakkaniyetin iyi tesis edilemesi gerekiyor. Bu süreçte milyonlarca şirketin olduğu ortamda 356 şirketin olması çok az sayı” dedi.

_________________
*** KESİNLİKLE YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR. *** SAYFADA YER ALAN BİLGİLER TAVSİYE NİTELİĞİ TAŞIMAYIP YATIRIM DANIŞMANLIĞI KAPSAMINDA DEĞİLDİR. YATIRIMCI PROFİLİNİZE UYMAYABİLİR ve ZARAR EDEBİLİRSİNİZ.


Başa Dön
 Profil  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 14 mesaj ] 


Tüm zamanlar UTC + 1 saat [ GITZ ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 28 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
iletisim@hissetuyolari.com

YASAL UYARI : Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.