Hisse senedi Yorumları, Endeks, Forex,Varant, imkb canlı, canlı borsa, Borsa gündem, hisse önerileri, hisse analiz

Zaman: 20 Eki 2018, 19:23


Tüm zamanlar UTC + 1 saat [ GITZ ]





Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 17 mesaj ]  Sayfaya git Önceki  1, 2
Yazar Mesaj
Gönderilme zamanı: 08 Ağu 2018, 21:20 
Çevrimiçi
Analizci

Kayıt: 02 Haz 2011, 10:10
Mesajlar: 4358
Ettiği teşekkür: 445
Aldığı teşekkür: 6518
TOFAŞ bilanço Sonuçları (Ziraat Yatırım)


TOFAŞ'ın 2. çeyrek net dönem karı 368mn TL ile bizim beklentimiz olan 410mn TL'nin altında, 344mn TL olan piyasa beklentisinin ise üzerinde gerçekleşmiştir. 2Ç2017'deki net dönem karı 312,5mn TL idi.

Şirketin satış gelirleri 2Ç2018'de bir önceki yılın aynı dönemine göre %12,3 oranında artmış ve 5.050mn TL olmuştur. Şirketin yurtiçi satışları adet bazında %33,1 oranında azalırken, gelirler %12,1 gerilemiştir. . Yurtdışı satışlar ise adet bazında %6,2 oranında azalırken, gelirler ise %23 artmıştır.

Satışların maliyeti, gelirlerdeki artışın altında, %9,1 oranında yükselmiş ve 4.427mn TL'yi göstermiştir. Finans sektörü faaliyetlerindeki kar 24mn TL ile brüt karı desteklemiştir. Şirketin brüt karı %38,4 oranında artarak 647mn TL'ye yükselmiştir. Böylece brüt kar marjı ise 3,6 puan iyileşme ile %12,8 olarak gerçekleşmiştir.

Operasyonel giderlerdeki artış %16,1 olmuştur. Diğer faaliyetlerden 69,8mn TL gider kaydedilmiştir. Bu gelişmeler neticesinde, 2. çeyrek faaliyet karı %38,8 artışla 384,1mn TL'ye yükselmiştir. Faaliyet kar marjı ise 2Ç2017'ya göre 2,1 puan artarak %7,6 olmuştur. 2Ç2018 FAVÖK'ü %31,1 artışla 636mn TL'yi göstermiştir. FAVÖK marjı ise 1,8 puan artışla %12,6 olmuştur. Finansman tarafında ise 19,3mn TL gider yazılmıştır. Diğer taraftan, 2Ç2018 vergi geliri 3,2mn TL ile geçen seneki aynı dönemdeki 24mn TL'lik vergi gelirinin altında gerçekleşmiştir. Net kar marjı da 1,1 puan artışla %7,3 seviyesinde gerçekleşmiştir.

2. çeyrek sonuçlarının ardından şirket 2018 yılı beklentilerinde değişikliğe gitmiştir. Şirketin 930-950bin adet olan yurtiçi hafif araç pazarı öngörüsü 800-820bin adete, Tofaş yurtiçi pazar beklentisi 110-120bin adetten 90-95bin adete çekilmiştir. İhracat beklentisi ise 270-290bin adet ile aynı kalmıştır. 2018 yılı üretim öngörüsü de 370-390bin adetten 350-370bin adete düşürülmüştür.

TOFAŞ'ın tahmini değerini, beklentilerimizdeki değişiklikler ve piyasa çarpanlarındaki güncellemelere bağlı olarak 19.050mn TL'den 15.000mn TL'ye düşürürkeen, hedef hisse fiyatını da 38,10 TL'den 30,00 TL'ye çekiyoruz. Şirket için daha önceki daha önceki "AL" önerimizi ise koruyoruz.

_________________
*** KESİNLİKLE YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR. *** SAYFADA YER ALAN BİLGİLER TAVSİYE NİTELİĞİ TAŞIMAYIP YATIRIM DANIŞMANLIĞI KAPSAMINDA DEĞİLDİR. YATIRIMCI PROFİLİNİZE UYMAYABİLİR ve ZARAR EDEBİLİRSİNİZ.


Başa Dön
 Profil  
 
Gönderilme zamanı: 18 Eki 2018, 21:11 
Çevrimiçi
Analizci

Kayıt: 02 Haz 2011, 10:10
Mesajlar: 4358
Ettiği teşekkür: 445
Aldığı teşekkür: 6518
Acil önlem şart ama takdir devletin!

18.10.2018 - 00:27, Son Güncelleme: 18.10.2018 - 00:27

Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Başkanı Ali Bilaloğlu, 9 ayda yüzde 26 daralan toplam pazarın yüksek kur ve faizlerin etkisiyle yıl sonunda en iyimser tahminle yüzde 40 küçülerek 600 bin adet seviyelerine ineceğini belirtti. Bilaloğlu, “Dengelenme yılı olan 2019’da ise pazarın 450 bin adetler seviyesine gerileceğini öngörüyoruz. Kesinlikle acil müdahaleye ihtiyacımız var ama burada devletin takdiri önemli” dedi.

TÜRKİYE ekonomisinin lokomotifi olan otomotiv sektöründe artan kur ve faizlerle birlikte işler yolunda gitmiyor. Ocak-Eylül döneminde yüzde 26 daralan otomotiv pazarında ekim ayında da tabiri caizse yaprak kıpırdamıyor. İç pazardaki daralmaya bağlı olarak üretimde de kayıplar yaşanmaya başlarken, içinde bulunan zor günlerin otomotiv sektörünün tüm ekosistemini etkileyeceğinden endişe ediliyor. Böylesine zor bir süreçte sektörün en büyük çatı örgütlerinden biri olan ve 47 markayı temsil eden Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) dün bir basın toplantısı düzenleyerek tabloyu resmi rakamlarla ortaya koydu. ODD’nin mart başında görevi devralan yeni başkanı Ali Bilaloğlu ve Genel Koordinatörü Hayri Erce tarafından yapılan sunumlarda, geride bıraktığımız 9 ayda pazarın 480 bin adetle 2017 yılına göre yüzde 26 daraldığı hatırlatılarak, yıl sonunda ise en iyimser tahminle yüzde 40’ı bulacak küçülmeyle pazarın 600 bin adetler seviyesine gerileceği açıklandı.

2019 DENGELENME YILI
Otomotiv sektöründeki büyüme ve küçülme trendlerinin tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ekonominin ve büyümenin bir yansıması olduğunu söyleyen Bilaloğlu, yıl sonu ve 2019 öngörüleri hakkında ise şunları söyledi: “2018 yılına baktığımızda, ilk 3 ay pozitif başlayan bir ekonominin ve büyümenin bir sonucu olarak sektörde yüzde 2.17 artış gerçekleşti. Ancak döviz kurlarındaki ve faizlerde meydana gelen volatilite ve artış sonucu ikinci çeyrekte yüzde 20’lik, üçüncü çeyrekte ise yüzde 51’lik daralma gerçekleşti. Seneye de bu görünümün devam edeceğini varsayıyoruz. Yeni Ekonomi Programında da belirtildiği üzere 2019 yılı Türkiye ekonomisinin dengeleneceği bir geçiş yılı olacak. Otomotiv sektörü de Türkiye’nin lokomotif sektörü olarak aynı şekilde etkilenecektir. Biz ODD olarak son 5 yıllık pazarın ortalamasını aldık. Bu da yaklaşık 850 bin adetler seviyesinde. 2019 yılında dengelenmeyle birlikte pazarın 450 bin adetler seviyesinde olacağını öngördük. Kuşkusuz bunun altında öngörüye sahip olanlar vardır ama biz 47 markanın beklentisini ortaya çıkardık.”

Acil önlem şart ama takdir devletin


TÜKETİCİ GÜVEN DUYMALI
“Otomotiv sektörünün kesinlikle acil müdahaleye ihtiyacı var” diye konuşan Bilaloğlu, “Ama burada devletin takdiri önemli. Bu noktada sektörel mukayeseler sağlıklı değil. Yani ‘gayrimenkul sektörüne sağlanan destekler neden bize sağlanmıyor’ diye bir düşüncemiz yok. Otomotiv sektörünün Ankara’da lobi eksikliği yok. Devletin öncelikleri farklıdır ve buna saygımız var. Ama kuşkusuz benim içimden de ‘keşke aynı kolaylıkları bize de sağlasalar’ diye geçmiyor değil. Şu anda önemli olan tüketicilerin güveni. Bugün tüketici güven endeksi ciddi şekilde düşmüş durumda. Tüketici geleceğe güvenli bakmazsa bırakın otomobili hiçbir şey almaz. Zaten gerek tekstil gerek diğer sektörlerdeki durum da ortada. Dolayısıyla bizim ‘öncelik şu olsun’ diye bir talebimiz yok, tüketici güveninin artıracak önlemler alınmalı” açıklamasını yaptı.

NORMALLEŞME BEKLİYORUZ
ODD Genel Koordinatörü Hayri Erce ise Türkiye’nin satış adetleri bakımından 2017 sonu itibarıyla dünya genelinde 18, AB ülkeleri arasında da 6’ıncı sırada olduğunu hatırlatarak, “Ancak 1 milyon adetlere ve son yıllarda sürdürülebilir bir piyasa seviyesine ulaşan otomotiv pazarı bu yıl ciddi bir daralma yaşıyor. Geride bıraktığımız 9 aya baktığımızda, 480 bin adetlik satışla, bir önceki yılın aynı döneminde gerçekleşen 647 bin adetlik satışa oranla yüzde 26 oranında bir daralma görülüyor. Öyle sanıyoruz ki yıl sonunda en iyimser tahminle 600 bin adetler seviyesinde bir pazar gerçekleşecek” dedi. Erce, son 2 ayda pazarda bekledikleri normalleşmeye bağlı tahmin yaptıklarını da sözlerine ekledi.

AUTOSHOW İÇİN KARAR VERİLMEDİ
2017 yılında pazarın iyi olmasına rağmen katılımın yarı yarıya az olduğu Autoshow fuarının 2019’da gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceğine ilişkin soru üzerine ise Ali Bilaloğlu şu cevabı verdi: “Artık fuarların otomotiv dünyasındaki önemi tartışılmakta. Daralan kâr marjıyla birlikte fuarlarda çok maliyetli bir pazarlama söz konusu. Bu nedenle otomotiv sanayisinde fuarlar gitgide tartışılan ve fiyat-fayda dengesi artık görülemeyen bir pazarlama enstrümanı gibi algılanmaya başlamasından dolayı, dünya uluslararası fuar sayısı gitgide azalmakta. Bu ister istemez Türkiye’ye de yansıyor. Bugünkü iletişim politikası ve teknolojiyle birlikte sosyal medyada fuara gitmeden ürünün tüm detaylarını görüyoruz. O yüzden dünya çapında farklı farklı fuarlar ve stratejiler birleşmeye başladı. Biz de dernek olarak işin bu boyutu ile çalışmaya başladık. Teknoloji firmalarının çoğu yabancı sermayeli. Bunları da işin içine alacak şekilde bir faaliyet ve planlama içerisindeyiz. Bu firmalarla konuşuyoruz. Onları getirebilmek için çok daha geniş bir hazırlık yapmamız gerek. Bunlar neticelenirse, Autoshow’u daha teknoloji fuarı niteliğinde yapmak istiyoruz.” Hayri Erce ise, Autoshow hakkında şu eklemeyi yaptı: “Bizim de amacımız; otomotiv fuarlarını teknolojiyle birleştirip, ziyaretçilere çok daha farklı boyutta gelişmelerin gösterileceği fuarlar boyutuna getirmek. İçinden geçtiğimiz gelişmeleri de dikkate almak zorundayız. Autoshow için 2019 ile ilgili nihai kararı vermedik. Nihai kararı verdiğimiz zaman sizinle paylaşacağız.”

LÜKSTE VERGİ ZATEN YÜZDE 200'Ü AŞIYOR
ALİ Bilaloğlu, lüks ürünlerde ek vergi beklentisi olduğuna ilişkin soruya ise şu cevabı verdi: “Bugün zaten lüks otomobilde ÖTV ve KDV dahil edildiğinde yüzde 200’ü geçen bir vergi söz konusu. Bu yüzden sektörümüzde bir vergi artışı beklentisi yok” dedi.

GÜÇLÜ İÇ PAZAR VARSA YENİ YATIRIMLAR GELİR
HAYRİ Erce, otomotiv sektörü için iç pazarın kritik öneme sahip olduğunu belirterek, bu yüzden otomotiv ekosisteminin korunması gerektiğine dikkat çekti. Erce, “Son yıllarda yaratılan iç pazar, ana ve yan sanayinin başardığı üretim ve ihracat, bunların da ötesinde tüm sektörün ana oyuncuları ve bağlı sektörleriyle yarattığı istihdam ülkemiz için çok kıymetli. Otomotiv, peşinden birçok sektörü sürüklüyor olmasıyla da önemli bir konumda. Otomotivin ihtiyacı teşvik programlarının yanı sıra iç pazarı yeniden 1 milyon seviyelerine taşıyacak politikaların geliştirilmesi, güven ortamı ve istikrarın sürdürülebilir kılınmasıdır. Önümüzdeki dönemde de otomotiv ekosisteminin korunarak geliştirilmesi çok önemli. Otomotivdeki üretim gücümüz iç pazardan geçiyor. Eğer güçlü bir iç pazarımız yoksa yeni yatırım gelmesi zor. Bugün yeni model yatırım planlarında üretimin yüzde 30’u iç pazar, 70’i ihracat olarak yer alıyor. İç pazar daralırsa yeni model üretimleri zor” açıklamasını yaptı.

HURDA TEŞVİKİ GÜNCELLENECEK
OTOMOBİL sahipliği oranları, yaşlı araç parkı ve iç pazarın potansiyeline dair veriler aktaran ODD Genel Koordinatörü Hayri Erce, “Türkiye, önemli bir iç pazar potansiyeline sahip. Dünyadaki otomobil sahipliği oranlarına baktığımızda bunu daha net görebiliyoruz. Türkiye’de kişi başına düşen otomobil sahipliği 199 adetle, Batı Avrupa ortalamalarının çok altında. Aynı şekilde araç yaşına göre baktığımızda; binek otomobilde araç parkında yer alan 20 yaş üstündeki araç sayısının yaklaşık 4.3 milyon adet olduğunu, 16-19 yaş arasında araç sayısının ise yaklaşık 1.5 milyon adet olduğunu, yani bir başka değişle yaklaşık yüzde 34’ünün 16 yaş ve üstü olduğunu görüyoruz. Haziran ayında başlatılan hurda teşviki sayesinde bugüne kadar 60-70 bin adet yaşlı araç trafikten çekildi ama yeterli değil. Şu anda hurda teşvikinde matrahların ÖTV’de olduğu gibi güncellenmesini bekliyoruz. Ankara ile yaptığımız görüşmelerde bu güncellemenin kısa sürede yapılacağını öğrendik” dedi.

_________________
*** KESİNLİKLE YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR. *** SAYFADA YER ALAN BİLGİLER TAVSİYE NİTELİĞİ TAŞIMAYIP YATIRIM DANIŞMANLIĞI KAPSAMINDA DEĞİLDİR. YATIRIMCI PROFİLİNİZE UYMAYABİLİR ve ZARAR EDEBİLİRSİNİZ.


Başa Dön
 Profil  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 17 mesaj ]  Sayfaya git Önceki  1, 2


Tüm zamanlar UTC + 1 saat [ GITZ ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 43 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
iletisim@hissetuyolari.com

YASAL UYARI : Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.