Hisse senedi Yorumları, Endeks, Forex,Varant, imkb canlı, canlı borsa, Borsa gündem, hisse önerileri, hisse analiz

Zaman: 21 Eki 2019, 19:51


Tüm zamanlar UTC + 1 saat [ GITZ ]





Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 10 mesaj ] 
Yazar Mesaj
Gönderilme zamanı: 10 Eki 2018, 18:58 
Çevrimdışı
Analizci

Kayıt: 02 Haz 2011, 10:10
Mesajlar: 5296
Ettiği teşekkür: 482
Aldığı teşekkür: 8134
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P, Türkiye ve Arjantin için ekonomik tahminlerde bulundu

Türkiye ve Arjantin'in ödemeler dengesi pozisyonlarının 2018 başından bu yana kayda değer stres, baskı altında olduğunu belirten S&P Global, yıl başından bu yana Türki Lirası'nın yüzde 40'a yakın, Arjantin Pesosu'nun da neredeyse yüzde 50 değer kaybettiğini belirtti.

Lira ve pesoda değer kayıplarının mekez bankalarının faiz artırımlarına rağmen gerçekleştiğine işaret eden S&P, "Faiz artırımları aynı zamanda, özel sektörün hali hazırnda zorlu olan finansal şartlarının daha da sıkılaşmasına katkı yaptı" değerlendirmesinde bulundu.

Bu ani dış ayarlamanın yansımalarının Arjantin ve Türkiye ekomnomilerinin önümüzdeki aylarde resesyona girmesine yol açacağı görüşünü dile getiren S&P,

"Her iki ülkenin kısa vadeli ekonomik performanslarının keskin şekilde kötüleşeceğini öngörüyoruz.
Türkiye ekonomisinin 2017'de yüzde 7,4 büyümenin ardından 2018'in ikinci yarısında resesyona girmesini ve 2019'da yüzde 0.5 daralmasını bekliyoruz.
Arjanatin ekonomisi gelecek yıl durgunluğa girmeden önce bu yıl yüzde 2 daralacak" ifadelerini kullandı.


S&P Global Rating analisti Maxim Rybnikov yaptığı değerlendirmede, "Arjantin ve Türkiye'nin görünümlerinin istikrar kazanması, büyük ölçüde iki hükümetinde güvenilik politika yanıtları verme kabiliyetlerine bağlı" dedi.

_________________
*** KESİNLİKLE YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR. *** SAYFADA YER ALAN BİLGİLER TAVSİYE NİTELİĞİ TAŞIMAYIP YATIRIM DANIŞMANLIĞI KAPSAMINDA DEĞİLDİR. YATIRIMCI PROFİLİNİZE UYMAYABİLİR ve ZARAR EDEBİLİRSİNİZ.


Başa Dön
 Profil  
 
Gönderilme zamanı: 11 Eki 2018, 09:44 
Çevrimdışı
Analizci

Kayıt: 02 Haz 2011, 10:10
Mesajlar: 5296
Ettiği teşekkür: 482
Aldığı teşekkür: 8134
Son dakika: Cari işlemler dengesi açıklandı

11.10.2018 09:59 | Son Güncelleme:11.10.2018-10:34

Türkiye'nin cari işlemler dengesi ağustosta 2.59 milyar dolar fazla verdi.

Bir önceki yılın Ağustos ayında 923 milyon ABD doları açık veren cari işlemler hesabı, bu yılın aynı ayında 2.592 milyon ABD doları fazla verdi. Foreks'in anketinde beklenti cari işlemler dengesinin 2,5 milyar dolar fazla vereceği yönündeydi. Cari işlemler dengesi en son 2015 Eylül ayında 218 milyon dolar fazla vermişti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yapılan açıklamaya göre, on iki aylık cari işlemler açığı 51.125 milyon ABD dolarına geriledi.

Açıklamada şöyle denildi:

"Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı (*) ise, bir önceki yılın Ağustos ayında 2.438 milyon ABD doları fazla vermişken, bu ayda 5.109 milyon ABD doları fazla vermiştir.

Cari işlemler hesabının fazla vermesinde, ödemeler dengesi tablosundaki dış ticaret açığının bir önceki yılın aynı ayına göre 3.065 milyon ABD doları azalarak 1.284 milyon ABD dolarına gerilemesi ve hizmetler dengesinden kaynaklanan net girişlerin 741 milyon ABD doları artarak 4.627 milyon ABD dolarına yükselmesi etkili olmuştur.

Hizmetler dengesi altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler, bir önceki yılın aynı ayına göre 461 milyon ABD doları tutarında artarak 3.693 milyon ABD dolarına yükselmiştir.

Birincil gelir dengesi kalemi altında yatırım geliri kaleminden kaynaklanan net çıkışlar, bir önceki yılın aynı ayına göre 67 milyon ABD doları artarak 675 milyon ABD doları olmuştur.

Finans Hesabı

Doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net girişler, bir önceki yılın aynı ayına göre 60 milyon ABD doları azalarak 737 milyon ABD doları olarak gerçekleşmiştir.

Portföy yatırımları 1.786 milyon ABD doları tutarında net çıkış kaydetmiştir. Bu gelişmede, yurtiçinde yerleşiklerin yurtdışında
yaptığı yatırımlardaki 821 milyon ABD doları artış ile yurtdışı yerleşiklerin yurtiçinde yaptığı yatırımlardaki 965 milyon ABD doları azalış etkili olmuştur.

Portföy yatırımlarının alt kalemleri incelendiğinde, yurtdışı yerleşiklerin hisse senedi piyasasında 36 milyon ABD doları ve devlet iç borçlanma senetleri piyasasında 666 milyon ABD doları net satış yaptığı görülmektedir.

Yurtiçi bankaların yurtdışındaki tahvil ihraçlarıyla ilgili olarak bankalar 24 milyon ABD doları net geri ödeme gerçekleştirmiştir.

Diğer yatırımlar altında, yurtiçi bankaların yurtdışı muhabirlerindeki efektif ve mevduat varlıkları 10.371 milyon ABD doları ve yurtdışı bankaların yurtiçindeki mevduatları 284 milyon ABD doları net artış kaydetmiştir.

Yurtdışından sağlanan kredilerle ilgili olarak, bankalar ve Genel Hükümet sırasıyla 2.210 milyon ABD doları ve 5 milyon ABD doları net geri ödeme gerçekleştirmişken, diğer sektörler 133 milyon ABD doları net kullanım gerçekleştirmiştir.

_________________
*** KESİNLİKLE YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR. *** SAYFADA YER ALAN BİLGİLER TAVSİYE NİTELİĞİ TAŞIMAYIP YATIRIM DANIŞMANLIĞI KAPSAMINDA DEĞİLDİR. YATIRIMCI PROFİLİNİZE UYMAYABİLİR ve ZARAR EDEBİLİRSİNİZ.


Başa Dön
 Profil  
 
Gönderilme zamanı: 11 Eki 2018, 10:04 
Çevrimdışı
Analizci

Kayıt: 02 Haz 2011, 10:10
Mesajlar: 5296
Ettiği teşekkür: 482
Aldığı teşekkür: 8134
Petrol hisse senetlerindeki sert satışlarla düştü

Petrol fiyatları, ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşının piyasaları sarsmaya devam etmesi ile birlikte düştü
11 Ekim 2018 Perşembe, 09:42 Güncelleme: 11 Ekim 2018 Perşembe, 09:54

Petrol fiyatları, daha da kötüleşen ticaret savaşının piyasalarda sarsıntı yaratmaya devam etmesi ile birlikte Temmuz ayından bu yana en büyük iki günlük düşüşüne yöneldi. Ham petrolün yanında, dizel yakıt ve benzin fiyatları da geriledi.

Vadeli petrol kontratları New York'ta, Çarşamba günü yüzde 2.4 düştükten sonra yüzde 1.8 kadar daha geriledi. ABD ile Çin arasındaki ticaret gerginliğinin daha da artması ile birlikte, yatırımcılar, büyümenin yavaşlayacağı endişeleri ile, hisse sentlerinden petrole, risk varlıklarından çıkıyorlar. Standard & Poor's 500 (S&P 500) Endeksi dün Şubat ayından bu yana en sert düşüşünü gerçekleştireriken, Nasdaq 100 Endeksi son yedi yılın en kötü gününü yaşadı. Öte yandan, Michael Kasırgası, ABD anakarasını 1992'den bu yana vuran en sert kasırga haline geldi. Sert fırtına Florida'da karaya ulaştı ve Güneydoğu kesiminde akaryakıt talebinin düşmesine neden oldu.

Hyundai Futures Corp. emtia analisti Will Yun, "Bu tipik bir yayılma etkisi ve petrol risk varlıklarına gelen geniş çaplı satışlardan payını alıyor. Yoğunlaşmakta olan ticaret anlaşmazlığı küresel talebin azalacağı yolundaki endişeleri güçlendiriyor," dedi ve "Eğer ticaret anlaşmazlığı olmasaydı, petrol piyasası muhtemelen sürmekte olan arz risklerinden dolayı ivmesini koruyacaktı" şeklinde görüş bildirdi.

Ham petrol fiyatları, ABD'nin OPEC'in üçüncü en büyük üreticisi İran'a yönelik yaklaşan yaptırımları, bu ülkenin ihracatının azalmasına neden olması ile birlikte bu ayın başlarında dört yılın en yüksek seviyesine çıktı. ABD Başkanı Donald Trump, defalarca, Petrol İhraç Eden Ülkeler Topluluğu'na (OPEC) fiyatların düşmesi için üretimi artırma çağrısında bulundu. Petroldeki rallinin etkisi azalırken, traderlar, OPEC ve ortaklarının İran ve Venezuela'dan kaynaklanacak arz açığını kapatıp kapatamayacağına ilişkin spekülasyonlarını sürdürüyor.

Kasım vadeli Batı Teksas petrolü (WTI), Nymex piyasasında, 1.32 dolar düşerek varil başına 71.85 dolara kadar düştükten sonra Seul saati ile 12:14'te 71.92 dolara geldi. Fiyatlar, Çarşamba günü 27 Eylül'den bu yana en düşük seviyede kapattıktan sonra, 17 Temmuz'dan bu yana en büyük iki günlük düşüşünü gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Toplam işlem hacmi 100 günlük ortalamanın yüzde 65 üzerindeydi.

Aralık vadeli Brent petrolü, Londra merkezli ICE Futures Europe piyasasında, Çarşamba günü 1.91 dolar değer kaybettikten sonra 1.52 dolar daha düşerek varil başına 81.57 dolara geriledi. Küresel gösterge Brent petrolü, Aralık vadeli WTI'a kıyasla 9.78 dolar primli işlem gördü.

_________________
*** KESİNLİKLE YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR. *** SAYFADA YER ALAN BİLGİLER TAVSİYE NİTELİĞİ TAŞIMAYIP YATIRIM DANIŞMANLIĞI KAPSAMINDA DEĞİLDİR. YATIRIMCI PROFİLİNİZE UYMAYABİLİR ve ZARAR EDEBİLİRSİNİZ.


Başa Dön
 Profil  
 
Gönderilme zamanı: 12 Eki 2018, 08:26 
Çevrimdışı
Analizci

Kayıt: 02 Haz 2011, 10:10
Mesajlar: 5296
Ettiği teşekkür: 482
Aldığı teşekkür: 8134
Merkez Bankası Başkanı Çetinkaya, Bali'deki IMF-Dünya Bankası güz toplantılarında "Türkiye'de Makroekonomik Görünüm ve Para Politikası" başlıklı bir sunum yaptı

Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya, Banka'nın fiyat istikrarı hedefini yakalamak için mümkün olan tüm araçları kullanmaya devam edeceklerini söyledi.

Bali'de düzenlenen IMF-Dünya Bankası güz toplantılarında "Türkiye'de Makroekonomik Görünüm ve Para Politikası" başlıklı bir sunum yapan Çetinkaya, fiyat istikrarını desteklemek için güçlü bir parasal sıkılaştırma gerçekleştirdikleri ifade etti.

Çetinkaya konuşmasında, "Ekonomik aktivitede yeniden dengelenme çok ciddi hale geldi. Dış talep, yurt içi talepte hızlanmanın yavaşladığı ortamda güçlenmeyi sürdürdü. Zayıf yurt içi talep şartlarına rağmen, fiyatlama davranışlarında kötüleşme enflasyon görünümü için yukarı yönlü risk yarattı. Fiyat istikrarını desteklemek için güçlü bir parasal sıkılaştırma gerçekleştirildi. Merkez Bankası, fiyat istikrarı hedefini yakalamak için mümkün olan tüm enstrümanları kullanmaya devam edecek" dedi.

_________________
*** KESİNLİKLE YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR. *** SAYFADA YER ALAN BİLGİLER TAVSİYE NİTELİĞİ TAŞIMAYIP YATIRIM DANIŞMANLIĞI KAPSAMINDA DEĞİLDİR. YATIRIMCI PROFİLİNİZE UYMAYABİLİR ve ZARAR EDEBİLİRSİNİZ.


Başa Dön
 Profil  
 
Gönderilme zamanı: 13 Eki 2018, 09:46 
Çevrimdışı
Analizci

Kayıt: 02 Haz 2011, 10:10
Mesajlar: 5296
Ettiği teşekkür: 482
Aldığı teşekkür: 8134
Rahip serbest bırakıldı, herşey güllük gülistanlık mı olacak?

Dövizin artmasının sebebi, dünyada para bolluğunun sona ermeye başlaması, FED'in piyasalara para basmayı durdurmasının yanında birde faiz artırımıyla doların musluğunu kısmasıdır. Artık Türkiye 15 Yıldır fazlasıyla yararlandığı bu musluktan alacağı dolarlar azaldığı gibi kredilerin maliyeti de artmıştır. Hem kredi almak zorlaştı, hem de kredinin faizi yükseldi.

https://www.hazine.gov.tr/borc-gosterge ... u?type=sub

adresine girin devletin resmi rakamları ortada.

Çok geriye gitmeye gerek yok, 2010'da dış borç toplamımız 291.7 Milyar dolarken 2018 1.Çeyreğinde 466.7 Milyar dolara çıkmıştır.
Kısa vadeli borçlarımız 77.2'den 122.2'ye çıkmıştır.
Uzun vadeli borçlarımız 214.5'dan 344.4 milyar dolara çıkmıştır.

Kamunun borcu az denmektedir, peki kısa vadeli 24 milyar dolar, uzun vadeli 116.8 Milyar dolar az mıdır? Özel sektör ise almış başını gitmiş 98.1 milyar dolar sadece kısa vadeli borç, uzunu ise 227 milyar dolar.

Hazine garantili borçlar var bir de, 2006 yılında 4.2 milyar dolar seviyesinde iken, bugün 14.1 milyar dolardır.

Tüm bunların yanında 2003-2016 yılları arasında 59.8 Milyar dolarlık özelleştirme gelirimiz varken bu borçlar katlanarak artmıştır.

Elde ne var bakalım, TCMB'nin Ağustos 2018 verileri;

Resmi Rezerv Varlıklar: 88.888 Milyar Dolar (Altın ve merkezi Türkiye'de olan, yurt dışında yerleşik ihraççılar dahil)
Toplam nakit ve mevduat kısmı 30.091 Milyar Dolar.
Net(saf) altın rezervimiz 15.3 Milyar Dolar.

Şimdi Düşünün cebinizde emanet, kredi, altın vs. herşeyi dahil ettiğinizde 88.8 Milyar Dolar para var, kısa vadede de devletdi, özel sektördü toplam ödemeniz gereken 122.2 Milyar Dolar ödemeniz var. Uzun vadeli de 344 Milyar dolar borcunuz var. Cumhuriyet tarihi boyunca kurmuş olduğumuz fabrika ve işletmeleri de sata sata bitirip bunlardan da 59 küsür milyar dolar özelleştirme geliri elde etmişiz, ihracatımız rekorlar kırmış ancak borcumuz da katlanarak artmış. Peki artık satacaklarımız da sınırlı olmasını bir kenara bırakın, global piyasalarda sıkılaşmaya gidilirken siz kime elde kalan varlık fonuna devreden şirketleri satabileceksiniz. En kolay satılacak olan Milli Piyango kalmış. Üstelik müslüman bir ülkede muhafaz bir iktidarımız var ama şans oyunları cumhuriyet tarihinin en üst düzeyine çıkmış. Hergün bir bahis, iddaaa, şans topu vs oynayabiliyoruz. Devlet herşeyi özelleştirdi ama Milli Piyango'yu özelleştirmedi. Gerçi özelleştirse ne olacak devede kulak. Artık etten buğdaya herşeyi ithal ederken, herşeyi ithal edip dövizle öderken, ısındığımız gazı bile Rusya, İran, Azerbaycan'dan döviz karşılığı ithal ederken bizim iki yakamız nasıl bir araya gelecek?

Rahibi serbest bıraktık döviz düşecek diye umud ediyoruz. Halbuki herkes gerçeği biliyor, bize borcu veren ABD ve AB olmasa daha doğrusu bunlar borç vermeye devam etmese ayakta duracak halimiz kalmasa biz ne Merkel'in, ne de Trump'ın tehdileriyle Almanları ve Rahibi serbest bırakır mıydı? Hakan Atilla hala hapiste dururken, Zarrab ve Fetöcüler zevkü sefa içinde ABD'de yaşarken biz bu şantajlara pabuç bırakır mıydık? Bu soruların cevaplarını hepimiz biliyoruz.

Sonuçta Rahip serbest bırakıldı kriz bitti mi? Diye soranlar hem yukarda yazdıklarımı, hem de altta tabloda devletin son resmi rakamlarına bakarak herşeyi görebilirler. Rakamlar o kadar gerçek ve net ki, rakamlar o kadar güzel konuşuyor ve anlatıyor ki aslında yorum yapmaya bile gerek yok. Tabi o rakamları anlarsak.

Umarım aydınlatıcı olmuştur.


Eklentiler:
TR Dış borç stoğu.PNG
TR Dış borç stoğu.PNG [ 119.32 KiB | 328 kere görüntülendi ]
tcmb döviz varlıkları.PNG
tcmb döviz varlıkları.PNG [ 74.7 KiB | 328 kere görüntülendi ]

_________________
*** KESİNLİKLE YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR. *** SAYFADA YER ALAN BİLGİLER TAVSİYE NİTELİĞİ TAŞIMAYIP YATIRIM DANIŞMANLIĞI KAPSAMINDA DEĞİLDİR. YATIRIMCI PROFİLİNİZE UYMAYABİLİR ve ZARAR EDEBİLİRSİNİZ.
Başa Dön
 Profil  
 
Gönderilme zamanı: 13 Eki 2018, 09:49 
Çevrimdışı
Analizci

Kayıt: 02 Haz 2011, 10:10
Mesajlar: 5296
Ettiği teşekkür: 482
Aldığı teşekkür: 8134
Turizm geliri Nisan, Mayıs ve Haziran aylarından oluşan II. çeyrekte bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %30,1 artarak 7 milyar 44 milyon 591 bin dolar oldu.

31.07.2018 - 10:16 | Son Güncelleme 31.07.2018 - 16:09

Turizm gelirinin (cep telefonu dolaşım ve marina hizmet harcamaları hariç) yüzde 84,7’si yabancı ziyaretçilerden, yüzde 15,3’ü ise yurt dışında ikamet eden vatandaş ziyaretçilerden elde edildi.

Ziyaretçiler, seyahatlerini kişisel veya paket tur ile organize etmektedirler. Bu çeyrekte yapılan harcamaların 5 milyar 463 milyon 809 bin dolar’ını kişisel harcamalar, 1 milyar 580 milyon 782 bin dolar’ını ise paket tur harcamaları oluşturdu.

Ziyaretçilerin kişi başı ortalama harcaması 636 dolar oldu

Bu çeyrekte yabancıların ortalama harcaması 602 dolar, yurt dışında ikamet eden vatandaşların ortalama harcaması ise 885 dolar oldu.

_________________
*** KESİNLİKLE YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR. *** SAYFADA YER ALAN BİLGİLER TAVSİYE NİTELİĞİ TAŞIMAYIP YATIRIM DANIŞMANLIĞI KAPSAMINDA DEĞİLDİR. YATIRIMCI PROFİLİNİZE UYMAYABİLİR ve ZARAR EDEBİLİRSİNİZ.


Başa Dön
 Profil  
 
Gönderilme zamanı: 13 Eki 2018, 09:56 
Çevrimdışı
Analizci

Kayıt: 02 Haz 2011, 10:10
Mesajlar: 5296
Ettiği teşekkür: 482
Aldığı teşekkür: 8134
Üstte Turizm gelirlerini de verdim. Turizmde bu kadar coşkulu bir sezon yaşarken bu kadar turist ülkemize gelirken döviz rezervlerimiz artmayıp azalıyorsa döviz konusunda nasıl bu kadar umutlu olabiliriz ki?

Basitinden bakalım, enflasyon artışı ile dövizin de bu enflasyonla doğru orantılı bir şekilde artışını Fatih Altaylı hesaplamıştı, 7 TL'nin üstünde çıkmıştı. İşte biz 2003'den beri suni bir şekilde baskı altında tutulan döviz yüzünden herşeyi ithal edip, ucuz bir şekilde satın aldık. Cep telefonlarından Tv'lere, Arabalardan parfümlere aklınıza ne gelirse, plastik tasa kadar ithal ettik. Sigaramız ve rakımız dahil herşey yabancıların oldu. Artık ülkemizde Seka da kalmadığı için kağıt da üretemiyoruz, popomuzu sildiğimiz tuvalet kağıtlarımız bile ithal. O nedenle fiyatı katladı. En son şeker fabrikalarını da özelleştirdik. Artık millet olarak çok sevdiğimiz tatlılarımız da yakında yabancı ithal şeker ve şeker türevi glikoz ve fruktozla yapılır hale gelir. Gerçi çoktan yapılmaya başladı, 1 kilo baklavayı ucuz marketlerde ve dükkanlarda 10-20 Tl'lere bulunca sevincimiz de ondan. Ama sağlığımızın ne olduğunu, millet olarak gıdalarla sağlıksız bir nesile dönüştüğümüzü zaten sorgulamıyoruz.

_________________
*** KESİNLİKLE YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR. *** SAYFADA YER ALAN BİLGİLER TAVSİYE NİTELİĞİ TAŞIMAYIP YATIRIM DANIŞMANLIĞI KAPSAMINDA DEĞİLDİR. YATIRIMCI PROFİLİNİZE UYMAYABİLİR ve ZARAR EDEBİLİRSİNİZ.


Başa Dön
 Profil  
 
Gönderilme zamanı: 13 Eki 2018, 11:56 
Çevrimdışı
Analizci

Kayıt: 02 Haz 2011, 10:10
Mesajlar: 5296
Ettiği teşekkür: 482
Aldığı teşekkür: 8134
DOLAR/DÖVİZ ANALİZİ

Rahip olayından sonra hepimizin merak, USD kurunun ne olacağı. Türkiyenin rezervlerini ve borçluluğunu diğer sayfada verdim. Neticede ekonominin ihtiyaçları devam ediyor, bankalar bir yandan temin ettikleri kredilerin vadesi gelenleri öderken bir yandan da yeni kredi buluyor, bulmaya çalışıyor veya yeniliyorlar. İçerde artan faiz oranlarına karşın, dışarda da borç faiz oranları da daha yüksek seviyelere ulaşmış durumda. Kamu ve özel sektörün ödemeleri, enerji ithalatımız ortada. Yani bunlar hep dövizin aşağılara düşmesini engelleyen faktörler.

Bir yandan yeni dış finansman kaynakları arayışımız devam ederken, bir yandan da bozulan ABD ve AB ilişkilerini onarmak için çabalamamız dış finansman ihtiyacımızın zaruretinden de kaynaklanmaktadır. Bu sadece bu iktidarın değil, Atatürk dönemi sonrasından beri süregelen bir durum. Bugün kimi getirirseniz getirin aynı döndü ve sarmal devam edecektir. Üretmeden tükettiğimiz sürece, düne kadar öğündüğümüz, tarım ve hayvancılıkta kendi kendisine yetebilecek seviyemizi de kaybettiğimize göre gerçeklerle yüzleşmeden silkinecek gibi görünmüyoruz. Sanayi, tarım, turizm ve hayvancılıkta Güney Kore gibi bir çıkış yolu yakalamadıktan sonra bu sarmaldan kurtulmamız zor. Hele eğitim sistemimiz ve kafa yapımız değişmedikçe yapılacak herşey günü kurtarmaktan öteye gitmeyecektir.

Tekrar Dolara dönecek olursak;
Ülkemizin ekonomik şartları ve durumunu öncelikle özetledim ki, teknik analize ışık olsun.

Teknik olaak baktığımızda, Rahip kriziyle Trump'ın direkt ülkemizi hedef alan açıklamarıyla 9 Temmuz 2018'de 4.51'den sert bir şekilde yükselişe geçerek Trump tweetleriyle 13 Ağustosta 7.21 seviyesini gördük. Rahip bırakılıyordu, bırakılmıyordu derken inişli çıkışlı dalgalarla aşağı eğimli, yani ALÇALAN TAKOZ FORMASYONUYLA (Rahibin serbest bırakılmasıyle) cuma günü 5.82 seviyelerine kadar inip haftayı 5.9275 TL seviyesinden kapadık.

Bundan sonra ne olacak? Türkiye'nın sorunları bitmiş değil, rahip bir sonuç değil, krizin bahanesiydi. Tıpkı Anayasa Kitapçığı gibi. Bu düşen trend, ABD ile ilişkilerimizin düzeleceği ve dış kaynak bulmada sıkıntıların aşılacağı ümidinden kaynaklanmaktadır. Yani iyimser bir trend hakim olduğu için döviz talebi yerini satışa ve bekleyişe bırakmıştır. Petrol, doğalgaz, vadesi gelen kamu ve özel sektör borçları için döviz ihtiyacı ortaya çıktıkça dövizin aşağı inişi zorlaşacaktır. Hele enflasyonun yükselen trendini düşündüğümüzde dövizin daha da düşmesini beklemek için ülkeye sağlam dış kaynak girişi gerekmektedir. Alman gazeteci ve Abd'li Rahip olayında yaşadığımız ortada. Bir ülkede hukukun üstünlüğünün korunması sıcak para girişi için temel şartlardan bir tanesidir. Maalesef bu iki olayda da bu konuda kabul edelim etmeyelim ciddi bir güven kaybı yaşadık. Hele Hürriyet olayındaki SPK kararı, sermaye piyasalarına yatırım yapan yatırımcılar için ne kadar ürkütücü olmuşdur onun yorumunu da size bırakayım.

Teknik Analiz bir neden değil sonuç olduğuna göre, Dolardaki fiyat grafiğindeki bu dalgalanmanın sebeplerini anlatmadan ve anlamadan oluşan trendi ve sonrasındaki ihtimalleri anlayamayız.

ÖNCE ALÇALAN TAKOZ FORMASYONU NEDİR? Bunu anlayalım.

Takoz Formasyonu Nedir?

Takoz Formasyonu Üçgen Formasyonuna benzemekle beraber kullanılma amacı fiyatların gittikçe daha az genişlikte hareket ettiğini ve sıkışmaya başladığını ifade etmektir. Bu birbirine yaklaşan iki sınır çizgisi birleşmeden fiyatın kırılması beklenir.

Alçalan Takoz Formasyonu, fiyatlardaki artış eğilimi olarak yorumlanabilir. Eğer bu formasyon aşağı yönde oluşuyorsa bu oluşum trendin değişeceğini gösterir. Yukarı trendde bir oluşum gösteriyor ise hareketin bu yönde devam edeceği şeklinde yorumlanabilir.

Satıcıların devamlı daha düșük fiyattan satıș yapmaları sonucu fiyatın așırı düșmesi,satıcıların gücünü kırarak arzın düșmesine ve dolayısıyla fiyatın yükselmesine neden olmaktadır.

´Formasyonun tamamlanması ve yükseliș trendinin bașlayabilmesi için üst çizgi mutlaka kırılmalıdır.

Grafikteki pembe çizgilerden anlaşılacağı üzere şu anda ALÇALAN bir TAKOZ formasyonu içindeyiz. Eğer fiyatlar alt destek çizgisinin de altına inerse bu formasyon bozulur ancak yataydan ve yükselen trend kanallarından gelen baskılar ve maliyetlenmeler nedeniyle bu inişin önünde ciddi engeller bulunmaktadır. Tıpkı ülkemizin borç ödemeleri, petrol ve enerji ithalatımızda ödenecek dövizlerin piyasadan tedariki gibi durumlar bu düşüşü reelde de engellemektedir.

Kısa vadede dövizin düşüşüne olanak sağlayacak bir çözüm görünmemektedir. Ekonomimizin sürdürülebilmesi için üreten bir toplum olmadığımız için dış kaynağa yani döviz girdisine ihtiyaçımız net bir şekilde ortadadır. PKK ile mücadele derken bir de Suriye'de askeri yığınağımız ve bunların getirdiği maliyet yükleri var. Suriyeli özgür suriye ordusu askerlerine de maaş ödemekte, onların giyecek, yiyecek ve savaş araç gereçlerini de biz karşılıyoruz. Bu pek dillendirilmese de ciddi bir ekonomik yüktür. Bunu yapmak zorundayız, yapmazsak Suriye'de işler daha da içinden çıkılmaz bir durum arzetmektedir. Gerek PKK, Gerek Suriye'de askeri uygulamalar bir keyfiyet değil, bir zarurettir. Netice itibariyle bu gelişmeler ayrı ayrı düşünülüp bir bütün haline getirildiğinde ülkemizin döviz ihtiyacını ortaya çıkaran gerçeklerdir.

Sonuç itibariyle, açıklanan ekonomik tedbirler hala günü kurtarmaktan öte geçmeyeceğinin hepimiz farkındaysak, yabancı bizden daha çok farkında. Zira bize borcu veren onlar ve geri almaları için gereken şartlar var olduğu müddetçe borçluluğumuz devam edecek veya borç vermeye devam edecekler. Bu sarmaldan kurtulmanın işareti, artık kaynaklarımızı betona, lükse, tüketim harcamalarına değil üretim ve eğitim alanlarına akıtmakla mümkün olacaktır. Eğitim olmadan üretim olmaz. Bırakın sanayiyi, en iyi yaptığımızı sandığımız tarıma bakalım. Elin oğlu bir dekardan 100 birim ürün elde ederken, biz geri kalmış metodlarla tarım yapmaya devam ettiğimiz için ancak 30 birim ürün elde edebiliyoruz. Mesela fındıkta dünya 1.cisiyiz değil mi? Bakalım;

Türkiye'de hektar başına 90-100 kg olan üretim rakip ülkelerde 150-200 kg arasında değişiyor. Dünyanın en büyük fındık üreticisi konumundaki Türkiye'de verimlilik oldukça düşük seviyede ve kârlılığı olumsuz etkileyen ana etkenlerin başında gösteriliyor. İtalya, İspanya, Azerbeycan, Gürcistan ABD ve diğer ülkelerin toplam fındık üretimi Türkiye'nin yaklaşık yüzde 30’u kadardır ancak bizim 2 katımız verimliliktedir. Bu acı bir gerçektir, biz uğraşıp didinip hektar başına 1 alırken, elinoğlu 2 almaktadır. Liderliğimiz ise çok fazla alan kullanıyor, çok fazla işgücü harcıyoruz yani beyhude çalışıyoruz. Kaldı ki sattığımız fındıktan katma değeri yüksek çikolota, fındık ezmesi, yağı vs. ürünleri söylemiyorum bile. Dünya Fındığının merkezi ve depolanma bölgesi Hamburg dersem ne düşünürsünüz? Almanya'da fındık mı üretiliyor? İtalyan Ferroli ülkemizde fındık alanında en büyük söz sahibi olmasının nedeni nedir? Bakın dünyada üretiminde lider olduğumuz bir tarım ürününden bahsediyoruz ve sorunlara bakın. Lideriz, üretiyoruz ama değerlendiremiyoruz ve üstüne üstlük piyasayı elin İtalya'nına teslim etmişiz. Tütün ve sigarayı, içkiyi hiç bahsetmiyorum bile. Bırakın buğdayın ana vatanı bizim ülkemiz, mercimek bizim topraklarımızda doğdu ancak artık ithal ediyoruz. 1 sene önce aldığınız 1 kg unun fiyatını hatırlıyor musunuz? Şu an kaç para. Un daha fazla pahalılanmasın diye aldığımız 2 önlem, ithalat yapmak ve un ihracatını yasaklamak.


Bunları niye anlatıyorum, bunların siyasetle alakası yok. Benim partiyle hiç işim olmadı, bundan sonra da olmaz. Sağı, solu, ortası beni hiç ilgilendirmiyor, beni ilgilendiren ülkemin gerçekleri, geleceği ve çıkış yolları. Bunu kim en iyi şekilde yaparsa benim başımın tacıdır. Gerçekleri görmezden gelmekle de hiç bir sorun çözülmez. İnsanlar layık oldukları şekilde yönetilir. İnsalar da eğitildikçe, tecrübe kazandıkça ve bilinçli oldukça gelişir, hedeflerini belirler, yapması gerekenleri yapar. Bu da en başa döndürür bizi, büyümenin ve yükselmenin 3 şartı vardır bana göre. Eğitim Eğitim ve yine Eğitim.


Sonuç itibariyle bir Dolar grafiğine baktık, döndük dolaştık doların bu fiyat dalgalanmasının arkasında yatan gerçeklerle karşı karşıya kaldık. Artık taşıma suyla işleyen değirmenimizde su azalmıştır. Bizi yönetenler de bunun farkında olarak çareler arıyorlar ancak siyasetin cilvesi, bir şeyi ne kadar sert bir şekilde düzeltirseniz iktidarınızı o kadar hızla kaybedersiniz. Reçete acı ise son da kaçınılmazdır. Hükümetimiz de hem bu acı sonuçla karşılaşmamak için hem de ülkeyi düzlüğe çıkartma uğraşısı içinde ancak biz maalesef ağustos böceği gibi hareket ettik. (Gerçi bu hikayenin gerçeği de başka ama anlatmak istediği doğru) Herkesin aklını başına alıp, yabancı düşmanlığı yapmayalım ancak yerli malı kullanmaya özen gösterelim.

Teknik baktıkça, tekniğin arkasında yatan neden aklıma geliyor ve bu açıklamaları yapmak zorunda kalıyorum.

Uzun lafın kısası, grafikte görüldüğü üzere, düşüş trendi devam etmekle birlikte, ülkemiz reel gelişmeleriyle bağlantılı ve hikayeli olarak, düşüş eğiliminin azaldığı görülmektedir. 5.80 TL altında özellikle 5.70 seviyesi güçlü destek olarak karşımıza çıkmaktadır. Rahibin salıverilmesine rağmen, 5.82 seviyesinin altına inilmemesi, ülkemizin ekonomik gerçekleriyle direk alakalı bir hususdur.

Doların yukarı yönlü hareketinin hızlanması için ise 6.09 seviyesinin kırılması gerekmektedir. Alçalan Takoz Formasyonunun gidişi yakından takip edilmelidir.


Eklentiler:
Alçalan takoz formasyonu.PNG
Alçalan takoz formasyonu.PNG [ 342.72 KiB | 308 kere görüntülendi ]
USD günlük grafik.png
USD günlük grafik.png [ 72.59 KiB | 308 kere görüntülendi ]

_________________
*** KESİNLİKLE YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR. *** SAYFADA YER ALAN BİLGİLER TAVSİYE NİTELİĞİ TAŞIMAYIP YATIRIM DANIŞMANLIĞI KAPSAMINDA DEĞİLDİR. YATIRIMCI PROFİLİNİZE UYMAYABİLİR ve ZARAR EDEBİLİRSİNİZ.
Başa Dön
 Profil  
 
Gönderilme zamanı: 13 Eki 2018, 12:18 
Çevrimdışı
Analizci

Kayıt: 02 Haz 2011, 10:10
Mesajlar: 5296
Ettiği teşekkür: 482
Aldığı teşekkür: 8134
USD GRAFİK GÖRÜNÜM

DOLAR SEANSLIK GRAFİK GÖRÜNÜM VE HEDEFLER :

1. Aşağıda 5.81 ve 5.70 destekler.

2. Yukarda ise 6.2449 luk 1. formasyon hedefi ile 6.4652 2. formasyon hedefi görülmektedir.

Kısa vadeli teknik destek seviyeleri, doların aşırı satım bölgesi içinde destek arayışı devam etmektedir. 5.80'lere yaklaşıldıkça satıcıların gücünü kaybetmeye başladığı, alıcıların ise harekete başladığı görülmektedir.

Sıkışma görüntüsünün, Türkiye'nin yapısal çözümler üretmesi ve Maliyet politikalarında uygulamalar sonucunda yön tayin edeceği ortadadır. Grafik bir neden değil, reel oluşmanın bir sonucudur. Piyasa gerçeklerini iyi okursak, grafiğin orta ve uzun vadede ne olacağını daha iyi anlayabiliriz.


Eklentiler:
USD seanslık hedefler.PNG
USD seanslık hedefler.PNG [ 123 KiB | 307 kere görüntülendi ]

_________________
*** KESİNLİKLE YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR. *** SAYFADA YER ALAN BİLGİLER TAVSİYE NİTELİĞİ TAŞIMAYIP YATIRIM DANIŞMANLIĞI KAPSAMINDA DEĞİLDİR. YATIRIMCI PROFİLİNİZE UYMAYABİLİR ve ZARAR EDEBİLİRSİNİZ.
Başa Dön
 Profil  
 
Gönderilme zamanı: 13 Eki 2018, 12:32 
Çevrimdışı
Analizci

Kayıt: 02 Haz 2011, 10:10
Mesajlar: 5296
Ettiği teşekkür: 482
Aldığı teşekkür: 8134
EURO ANALİZİ

Dolar'ı verdik, Euro'cular sorabilir, Euro ne olacak diye?

Euro'da dolardan farklı bir nokta, EURO ile DOLAR mücadelesi devam ediyor. Fed faiz artışına ve global piyasalarda Doların güçlenmesine bağlı olarak biraz daha zayıf bir görüntü ortaya çıkmakla beraber, ülkemiz için çok fazla değişen bir şey yok. Neticede biri yukarı giderse, diğeri takip edecektir.

Teknik Görünüme bakarsak;

1. Aşağı inişlerde, 6.75 ve 6.66 Destekleri bulunmaktadır. Alçalan takoz formasyonu ise 6.70'lere doğru bir inişi mümkün kılmaktadır.

2. Yukarı çıkışlarda, 6.97 yukarı yönlü kırılırsa 7.05-7.10 ve 7.17 seviyelerine kadar bir atak gerçekleştirebilir.

İster Dolar, ister Euro, özetlersek, rahip olayının arkasından yapısal çözümler bulup, üretime dayalı bir ekonomik modele geçebilirsek, hukukun üstünlüğünü tesis edebilirsek dış finansman kaynağı da bulunur, ülkemize kaynak akışı başlar ve döviz fiyatları aşağı yönlü hareket eder. Diğer türlü dövizin düşüşü ya yüksek faizle olacaktır, ya da ekonomik sıkılaştırma. Serbest piyasa ekonomisi baskıyı sevmez onun için hem uluslararası arenada ilişkilerimizi tamir etmeli hem de içerde icraat yapmalıyız. Seçimlere kadar idare et moduna devam edersek, döviz piyasası da zikzaklı testere piyasası gibi öngörülemez hareketlere sahne olabilir. Günlük piyasanın döviz ihtiyaçları ve global piyasaların etkisi altında yön arayışına devam ederiz.


Eklentiler:
euro saatlik görünüm.PNG
euro saatlik görünüm.PNG [ 124.4 KiB | 304 kere görüntülendi ]
Euro Günlük Grafik.PNG
Euro Günlük Grafik.PNG [ 68.73 KiB | 304 kere görüntülendi ]

_________________
*** KESİNLİKLE YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR. *** SAYFADA YER ALAN BİLGİLER TAVSİYE NİTELİĞİ TAŞIMAYIP YATIRIM DANIŞMANLIĞI KAPSAMINDA DEĞİLDİR. YATIRIMCI PROFİLİNİZE UYMAYABİLİR ve ZARAR EDEBİLİRSİNİZ.
Başa Dön
 Profil  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 10 mesaj ] 


Tüm zamanlar UTC + 1 saat [ GITZ ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 38 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
iletisim@hissetuyolari.com

YASAL UYARI : Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.