Hisse senedi Yorumları, Endeks, Forex,Varant, imkb canlı, canlı borsa, Borsa gündem, hisse önerileri, hisse analiz

Zaman: 14 Ara 2017, 08:06


Tüm zamanlar UTC + 1 saat [ GITZ ]


Forum kuralları


Yeni Üyelik Sistemi V.I.P ÜYELİK HAKKINDA DUYURU:

Sitemizin üyelerine sunduğu yeni bir hizmet başlığıdır. Herkese açık olan ve kurallar çerçevesinde kısıtsız bir forum/tartışma/bilgilenme ortamı sunan sitemizin , isteyen üyelere daha detaylı ve daha rahat bir forum ortamında bilgilenme ve tartışma olanağı sağlamak için hazırladığı, özel olarak gerçek kişi bilgileri ile katılınması gereken, normal üyeye kapalı özel bir forum ortamıdır.

Bilindiği üzere, sitemize isteyen herkes , istediği şekilde ve hiç bir gerçek bilgi verme mecburiyeti olmadan üye olabilmektedir. 2 yılı aşan süredir yapılan uygulamada, serbest forum ortamının getirdiği bir çok sıkıntıyı bütün üyelerimiz bizzat yaşamışlardır. Her türlü konu dışı diyalog, görüş belirten üyelerle polemikler, sitemizde hiçbir çıkar gözetmeden gönüllülük esasında bilgi veren değerli yorumcularımıza hakarete varan sataşmalar en temel sorunlardır. Sırf bu nedenle değerli yorumcularımızın sayfalarda yorum ve bilgilendirmelerinin giderek azaldığı da her kes tarafından görülmektedir

Bu nedenle sitemiz , katılımcıların gerçek kişi bilgileri ile ve çok az bir katılım payı ödeyerek katılabilecekleri özel bir VIP bölümü açmaya karar vermiştir. Katılımcıların kimliği site yönetimi tarafından biliniyor olacağı ve katılımcının kendi istek ve iradesi ile yapacağı maddi katkı nedeniyle de bu bölümün kavgasız, polemiksiz, ne istediğini bilen katılımcılardan oluşacağı, dolayısıylada seçkin ve kaliteli bir ortamın oluşacağı ve bu ortamda değerli yorumcularımızın da her hisse için her türlü soruya çok daha açık ve net yanıtlar verebileceği malumunuzdur.

VIP bölümüne katılmak sözleşmeyi okuyup kabul etmek, ve banka ödeme dekontunu vip@hissetuyolari.com adresine iletmeniz yeterli olacaktir. Sonrasinda kayit olurken sizden VIP UYELERİN BÖLÜMÜ baslikli forumdaki, UYELIK İŞLEMLERİ BASVURU FORM undaki bilgiler KAYIT esnasinda ZORUNLU olarak istenecektir. Daha ayrıntılı bilgi için gerekli duyurular yapılacaktır. Her türlü sorularınıza yanıt vermek için hazırız. VIP bölümünün katılımcılara büyük faydası olacağına inanıyoruz.
Saygılarımızla
Yönetim




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 80 mesaj ]  Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6  Sonraki
Yazar Mesaj
Gönderilme zamanı: 04 Eyl 2013, 23:59 
Çevrimiçi

Kayıt: 09 Ağu 2011, 09:15
Mesajlar: 183
Ettiği teşekkür: 43
Aldığı teşekkür: 8
Sn. Ayyıldız iyi akşamlar. burası yeri değil ama merak ettim. Hala krsan damısınız? bu tahsisli konusunda ne düşünüyorsunuz? saygılar


Başa Dön
 Profil  
 
Gönderilme zamanı: 07 Eyl 2013, 22:32 
Çevrimdışı

Kayıt: 18 May 2011, 10:38
Mesajlar: 1941
Ettiği teşekkür: 90
Aldığı teşekkür: 581
Hani derler ya. it iti isirirmi. Isirmaz malesef. Olimpiyati alacakmisiz. Verirlermi bize. Hersey planlamis iki defa organizasyon olan Tokyoya veriyorlar. Hepsi hikaye hikaye.

Sonra Fenerbahce UEFA ceza vermis kalkmis CAS a gidiyor. Sen Fenerbahceli Yönetici, bilmiyormusun it - iti isirirmi. Isirmiyor malesef. Simdide kalkmis isvicre Mahkemelerine gidecem diyorsun. Bir baska itin yanina, diger itin kararini degistirmeye. Gecin bunlari. BOS isler bunlar.

Türkiyenin, Türkiyeden baska dostu yok. Siz calisin, ekonomizi ve Askeri gücünüuzü arttirmaya calisin. Ancak bu sayede birseyler degisebilir. Yoksa hepsi bos.

_________________
YATIRIM TAVSIYESI DEGILDIR. SADECE ATMASYONDUR


Başa Dön
 Profil  
 
Gönderilme zamanı: 08 Eyl 2013, 20:49 
Çevrimdışı

Kayıt: 18 May 2011, 10:38
Mesajlar: 1941
Ettiği teşekkür: 90
Aldığı teşekkür: 581
USA planen Drei-Tage-Bombardement
Washington - Die Pläne für einen Militärschlag gegen Syrien werden immer konkreter. Wie die "Los Angeles Times" am Sonntag berichtet, soll der Angriff drei Tage dauern und mehr als 50 Ziele umfassen. Unterdessen wurde ein brisanter Funkspruch bekannt, in dem Kommandeure der syrischen Regierungstruppen Machthaber Baschar al-Assad massiv zum Einsatz von Giftgas gedrängt haben.

Vom Flugzeugträger "Nimitz", der im Roten Meer kreuzt, könnten schon bald Bomber in Richtung Syrien aufsteigen (© Edgar Su, Reuters)

09. September - USA planen intensiveren Militärschlag als bisher bekannt

Die USA planen offenbar einen intensiveren und längeren Militäreinsatz in Syrien als bislang bekannt. Wie die Zeitung "Los Angeles Times" am Sonntag unter Berufung auf zwei US-Regierungsvertreter berichtete, bat das Weiße Haus das Verteidigungsministerium um eine erweiterte Liste mit "vielen weiteren" als den bislang vorgesehenen rund 50 Zielen für Angriffe in Syrien.

Pentagon plant intensives Bombardement

Ziel sei es, zusätzliche Feuerkraft zu mobilisieren, um den stark zerstreuten Streitkräften von Machthaber Baschar al-Assad Schaden zuzufügen. Das Pentagon plane nun, Luftwaffen-Bomber, fünf im Mittelmeer stationierte Zerstörer sowie außerhalb der syrischen Flugabwehr abgefeuerte Marschflugkörper und Luft-Boden-Raketen einzusetzen. Zudem könne auch der Flugzeugträger "Nimitz", der mit einem Kreuzer und drei Zerstörern im Roten Meer patrouilliert, Marschflugkörper abfeuern.

Nach jedem Einsatz werde es eine Auswertung geben, welche Ziele verfehlt worden seien, sowie gegebenenfalls weitere Angriffe und "das alles binnen 72 Stunden", sagte ein mit der Planung vertrauter US-Vertreter der Zeitung.

Positionen von Ländern zu einem Militärschlag gegen Syrien (© Grafik und Quelle: dpa)

Grafik und Quelle: dpa

Brisanter Funkspruch nährt Zweifel

Deutsche Sicherheitskreise haben offenbar Zweifel, dass Assad den Giftgasangriff vom 21. August befohlen hat. Die "Bild am Sonntag" berichtet über Funkgespräche, die von dem vor der Küste Syriens kreuzenden deutschen Spionageschiff "Oker" abgefangen worden seien.

Demnach forderten syrische Divisions- und Brigadekommandeure seit rund vier Monaten immer wieder vergeblich beim Präsidentenpalast den Einsatz von Chemiewaffen an. Assad habe derlei Angriffe "stets abgelehnt" und wahrscheinlich auch den Giftgaseinsatz vom 21. August nicht persönlich genehmigt, schreibt die "BamS" unter Berufung auf deutsche Sicherheitskreise.

Obama wirbt mit drastischen Szenen um Unterstützung

US-Präsident Barack Obama will am Montag in mehreren Interviews mit großen TV-Sendern für einen Syrien-Einsatz werben. Am Dienstag ist eine Rede an die Nation geplant. Dem TV-Sender CNN zufolge zeigte die US-Regierung Mitgliedern des Geheimdienstausschusses des Senats zudem Videos von Giftgasopfern.

Darin sind Kinderleichen, Helfer bei Wiederbelebungsversuchen und andere drastische Szenen zu sehen. Der Sender stellte bei der Verbreitung der Bilder allerdings klar, dass deren Authentizität nicht eindeutig zu klären sei.

_________________
YATIRIM TAVSIYESI DEGILDIR. SADECE ATMASYONDUR


Başa Dön
 Profil  
 
Gönderilme zamanı: 10 Eyl 2013, 20:50 
Çevrimiçi

Kayıt: 30 Nis 2011, 14:02
Mesajlar: 1121
Ettiği teşekkür: 423
Aldığı teşekkür: 174
Rusya sert çıktı

Rusya, Fransa'nın Suriye tasarısına ilişkin "kabul edilemez" açıklaması yaptı

www.borsagundem.com
10.09.2013 - 20:56

Fransa Dışişleri Bakanı Fabius, Suriye'nin kimyasal silahlarını deklare etmesini, uluslararası denetime bırakmasını ve bu silahların imhasını öngören bir karar tasarısı hazırlayarak, Güvenlik Konseyi'ne sunacaklarını açıkladı.
Fransa'nın tasarısı Suriye'de kimyasal silah kullanma kararı alanların Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde yargılanmasını da öngörüyor.
Tasarı ayrıca kararın uygulanmaması halinde bu ülkeye karşı kuvvet kullanılmasının yolunu açıyor.
Suriye'nin kimyasal silahlarının uluslararası denetime alınmasını öneren Rusya, Fransa'nın önerisine bu haliyle karşı çıktı.
Moskova'dan yapılan açıklamada, "Fransa'nın önerisi; Esed rejimini suçlu gösterdiği için kabul edilemez" denildi.
Fransa, tasarıyı bu gece Güvenlik Konseyi'ne sunacak. BM Güvenlik Konseyi, TS ile 23.00'da toplanıyor.


Başa Dön
 Profil  
 
Gönderilme zamanı: 10 Eyl 2013, 20:53 
Çevrimiçi

Kayıt: 30 Nis 2011, 14:02
Mesajlar: 1121
Ettiği teşekkür: 423
Aldığı teşekkür: 174
Taksim'e büyük kalabalık çıkıyor

Akşam saat 19.00 sıralarında Kadıköy Altıyol'daki Boğa Heykeli önünde toplanan grup sloganlar ve pankartlar eşliğinde yürüyüşe geçti

www.borsagundem.com
10.09.2013 - 20:59

Yaklaşık 2 bin kişiden oluşan grup Söğütlüçeşme Caddesi üzerinden Kadıköy İskelesine doğru yürürken, Ahmet Atakan'ın ölümünü protesto sloganları attı. Grup caddede bir müddet yürüdükten sonra kısa bir süre oturma eylemi yaptı. Oturma eylemi sırasında Hatay'daki gösterilerde hayatını kaybeden Ahmet Atakan ve Gezi Parkı olaylarında ölenlerin isimlerini tek tek okuyup slogan attı. Grup daha sonra yürüyüşe devam edip Kadıköy İskelesine geldi. Grup buradan Taksim'e gitmek üzere vapura bindi, ancak gemi kaptanı gruptakilere geminin yolcu kapasitesini doldurduğunu söyleyerek fazla kişi binmemesini istedi. Buna rağmen gruptakilerden bazıları vapura binmeye devam etti. Tıka basa dolan vapur Karaköy iskelesine doğru hareket etti. Karaköy'e gelen vapurlardan inen eylemciler Şişhane tarafından Taksim'e doğru yürüyorlar.


Başa Dön
 Profil  
 
Gönderilme zamanı: 11 Eyl 2013, 08:21 
Çevrimdışı

Kayıt: 11 Tem 2012, 09:15
Mesajlar: 944
Ettiği teşekkür: 141
Aldığı teşekkür: 943
VIOP BULTENI (YATIRIM FINANSMAN MENKUL DEGERLER)

VIOP-30 ENDEKS SOZLESMESI: 88.650
DUN ALICILI BIR SEYIR IZLEYEN SOZLESMEDE YUKSELIS HAREKETI GUCUNU KORURKEN,
SOZLESME %2.96 ORANINDA YUKSELEREK 88.650 SEVIYESINDEN KAPANDI.

GUNE HAFIF SATICILI BASLAMASINI BEKLEDIGIMIZ SOZLESMENIN
TEKNIK GOSTERGELERI OLUMLU KONUMLARINI SURDURMELERINE RAGMEN,
SON GUNLERDEKI HIZLI YUKSELIS SONRASINDA KISA VADELI GOSTERGELERI ASIRI SATIM KONUMUNA GELDI.

BU DURUM KÂR SATISLARININ GORULME OLASILIGINI ARTTIRIYOR.

BU NEDENLE 89.000-89.200 BANDI GUN ICI ISLEMLERDE YAKINDAN TAKIP EDILMELI.

YENI UZUN POZISYONLAR ICIN BU SEVIYELERIN GECILMESINI BEKLEMEK YARARLI OLACAKTIR.

BU DIRENC BANDININ GECILEMEMESI HALINDE ISE MEVCUT POZISYONLARI KADEMELI AZALTMANIN FAYDALI OLACAGINI DUSUNUYORUZ.
OLASI GERI CEKILMELERDE 87.200 SEVIYESI ISE GUNLUK ISLEMLERDE ILK DESTEK OLARAK TAKIP EDILEBILIR.
*** TOPLAM ACIK POZISYON SAYISI DA 6.351 ADET AZALDI.***

DESTEKLER 87.200 86.600 85.500
DIRENCLER 89.200 90.400 91.200

-------------------------------------------
VIOP DOLAR SOZLESMESI: 2,0300
DUN SATICILI BIR SEYIR IZLEYEN SOZLESMEDE GEVSEME EGILIMI ETKISINI SURDURURKEN,
SOZLESME GUNU %1.02 ORANINDA DUSUS ILE 2,0300 SEVIYESINDEN TAMAMLADI.

GUNE HAFIF TEPKI ALIMLARI ILE BASLAMASINI BEKLEDIGIMIZ SOZLESMEDE
2,0260 SEVIYESI ILK DESTEK KONUMUNDA OLACAKTIR. BU SEVIYENIN UZERINDE GUN ICI TEPKI HAREKETLERI GOREBILIRIZ.
GUN ICI YASANACAK YUKSELISLERDE 2,0430 SEVIYESI ISE ILK DIRENC KONUMUNDA OLACAKTIR.
BU SEVIYENIN GECILMESI DURUMUNDA ISE 2,0500 VE 2,0580 SEVIYELERI SIRASI ILE UST DIRENCLER OLARAK TAKIP EDILEBILIR.

SOZLESMEDE 2,0260 SEVIYESININ KIRILMASI HALINDE ISE GEVSEME EGILIMI TEKRAR IVME KAZANACAKTIR.

*** TOPLAM ACIK POZISYON SAYISI DA 9.319 ADET AZALDI.***

DESTEKLER 2,0260 2,0140 1,9890
DIRENCLER 2,0430 2,0500 2,0580

_________________
*** KESİNLİKLE YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR ****
*** BURADA YAZANLARA VEYA YORUMLARA GÖRE HAREKET EDERSENİZ TÜM PARANIZI KAYBEDEBİLİRSİNİZ ***
*** HABER, BİLGİ VE YORUMLARI KENDİ AKIL SÜZGECİNİZDEN GEÇİREREK SON KARARI KENDİNİZ VERİNİZ ***


Başa Dön
 Profil  
 
Gönderilme zamanı: 11 Eyl 2013, 09:06 
Çevrimdışı

Kayıt: 11 Tem 2012, 09:15
Mesajlar: 944
Ettiği teşekkür: 141
Aldığı teşekkür: 943
Deutsche Tavsiyeleri:


Eklentiler:
Deutsche Enaz Ençok 11.09.PNG
Deutsche Enaz Ençok 11.09.PNG [ 20.21 KiB | 600 kere görüntülendi ]

_________________
*** KESİNLİKLE YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR ****
*** BURADA YAZANLARA VEYA YORUMLARA GÖRE HAREKET EDERSENİZ TÜM PARANIZI KAYBEDEBİLİRSİNİZ ***
*** HABER, BİLGİ VE YORUMLARI KENDİ AKIL SÜZGECİNİZDEN GEÇİREREK SON KARARI KENDİNİZ VERİNİZ ***
Başa Dön
 Profil  
 
Gönderilme zamanı: 12 Eyl 2013, 20:59 
Çevrimdışı

Kayıt: 18 May 2011, 10:38
Mesajlar: 1941
Ettiği teşekkür: 90
Aldığı teşekkür: 581
ABD'de bütçe açığı daraldı
ABD'de bütçe açığı, güçlenen iş gücü piyasasının gelirleri artırmasıyla Ağustos ayında bir yıl önceye göre daralarak 2008'den bu yana en düşüğe geriledi
12 Eylül 2013 Perşembe, 21:51

ABD'de bütçe açığı daraldı

ABD'de bütçe açığı, güçlenen iş gücü piyasasının gelirleri artırmasıyla Ağustos ayında bir yıl önceye göre daralarak 2008'den bu yana en düşüğe geriledi.

Geçtiğimizayda giderler gelirlerden 147.9 milyar dolar fazla olurken, bu açık Ağustos 2012'de 190.5 milyar dolar olarak ölçülmüştü. 30 Eylül'de sona erecek olan mali yılın geride kalan 11 ayında ise açık, 755.3 milyon dolar oldu ve son 5 yılın en düşüğüne daraldı.

IHS Global Insight ekonomistlerinden Gregory Daco, "Hesaplarda iki tarafta da gelişme görüyoruz. Gelir tarafında artan bireysel gelirler ile yükselen vergi oranları, gider tarafında ise kamusal destek programlarının sona ermesi ya da sona ermek üzere olmasıyla azalan giderler var" ifadelerini kullandı.

Bloomberg anketine katılan 19 ekonomistin tahmin medyanı 146 milyar dolarlık bir açık olacağı yönünde gerçekleşti.

Rapora göre gelirler Ağustos ayında bir yıl önceye göre yüzde 3.6 artarken, giderler ise aynı süreçte 369.4 milyar dolardan 333.3 milyar dolara geriledi.

_________________
YATIRIM TAVSIYESI DEGILDIR. SADECE ATMASYONDUR


Başa Dön
 Profil  
 
Gönderilme zamanı: 12 Eyl 2013, 21:48 
Çevrimdışı

Kayıt: 06 May 2011, 23:55
Mesajlar: 408
Ettiği teşekkür: 11
Aldığı teşekkür: 71
Resim

_________________
Yazdıklarım Şahsi Düşüncem Olup Yatırım Tavsiyesi Özelliği Taşımaz..

http://www.hissetuyolari.net


Başa Dön
 Profil  
 
Gönderilme zamanı: 13 Eyl 2013, 10:32 
Çevrimdışı

Kayıt: 11 Tem 2012, 09:15
Mesajlar: 944
Ettiği teşekkür: 141
Aldığı teşekkür: 943
BORSA KUMARHANE Mİ?

Vatan Gazetesi Ekonomi Müdürü Ercan İnan, borsanın "kumarhane" gibi olduğunu ve bazı "ibişler" tarafından manipüle edildiğini yazıp, BİST için hayli yakışıksız bir benzetme yapınca tepki çekmişti. Hatta SPYD (Sermaye Piyasası Yatırımcıları Derneği) bunun üzerine bir kınama yayınlamıştı...

Vatan yazarı Ali Ağaoğlu, bugünkü yazısında İnan'a çuvaldızı biraz batırmakla birlikte, yatırımcıyı iğnelemekten de geri kalmadı. İşta Ağaoğlu'nun o yazısı;

29 Ağustos’ta gazetemizin ekonomi müdürü Ercan İnan “Borsa’nın ibişleri hisse senetlerini nasıl fiyatlıyor?” başlıklı bir yazı yazdı. Yazısında Suriye’deki olası bir harekâtın lojistik işlerini aldığı varsayılan bir şirketin hissesinin borsa performansından yola çıkarak borsadaki fiyatlamaların “afaki” yapıldığına değinmiş. Yazısını da, “Borsa’da da ortada bir oyun var ve ibişleri de bir hayli fazla. Borsa’ya kumarhane denince kızılıyor. Bence kumarhane sözü hafif kalır...” diye bitirmiş!

Sayın İnan’ın sözlerine bazı itirazlarım olacak.

Tanım itibarıyla borsalar “düzenli” piyasalardır. Yani kuralları, kaideleri vardır. Devletler borsalardaki işlemleri düzenler ve denetler. Bu kontrolün varlığı, borsalara olan güveni artırır. İMKB (yeni BİST) Karaköy’de iken “ayaklı borsayı” hatırlayanlar vardır. Çalıntı ve sahte hisselerin kol gezdiği piyasa, kayıt düzenine geçilmesi, merkezi takas ve merkezi kayıt kuruluşlarının oluşturulmasıyla “ayaklı borsa” tarihe karıştı.

SEBEP BORSANIN 'KUMARHANE' OLMASI DEĞİL

Güvenin olması likiditeyi artırır. Güvenin olmadığı yerde likidite “kurur”. Nitekim son aylarda yaşanan bono piyasasındaki likiditenin kuruması bunu iyi bir örneğidir. Hisse senetleri piyasasına güvenin olması konusunda bu daha da önemlidir. Zira elinizdeki menkul kıymet devlet güvencesinde değil, özel şirketlerin sahiplik haklarıdır. Şirketler gerek yanlış stratejileri, gerek piyasa koşulları nedeniyle zarara uğrayabilir, batabilirler. Ancak bunun sebebi borsanın “kumarhane” olmasından kaynaklanmıyor.

Borsalardaki fiyat oluşumları çok değişik şartlara bağlıdır. Şirketlerin değerleri; sektörleri, geleceğe yönelik stratejileri, sermaye/borç yapıları gibi temel faktörlere olduğu gibi bireysel ya da “toplu psikolojiye de bağlı. Son günlerdeki Fed rüzgârı bir çok şirketin fiyatlarını “makul değerinin” bile altına indirmiş olabilir. Ya da “piyasa dedikoduları” hisse senedi fiyatını olumlu ya da olumsuz olarak etkileyebilir. Borsalarda işlem yapıyorken bunları bilmek gerek.

Bir şeyi daha kabul etmek gerekir. O da piyasa katılımcılarının hepsinin ‘sütten çıkma ak kaşık’ olmadığı. İyi niyetliler olduğu gibi kötü niyetli katılımcıların da olduğunu bilmek ve buna uygun davranmak gerekir. Doymaz bir açgözlülükle “voli” peşinde koşmanız; Sayın İnan’ın deyişiyle “ibişlerin fiyatlama garabetinin” olduğu hisselerde işlem yapmanız, günlük rüzgârın ya da “tüyonun”, dedikodunun peşine takılmanız gerekmiyor.
Borsada son derece akılcı yatırımlar da yapılabilir. Eğer yeterli bilgi ve teknik donanıma sahip değilseniz; profesyonel fon yöneticilerinin yönettiği yatırım fonlarına, borsada işlem gören fonlara (BigF ya da ETF) yatırım yapabileceğiniz gibi, kendi başınıza istikrarlı temettü ödeyen, derinliği fazla olan hisselerden oluşan bir portföye de yatırım yapabilirsiniz.

Borsalarda itidalli, sağduyulu yatırım yaparsanız “ibişlerin” kurbanı da olmazsınız. Borsa için asla unutulmaması gereken bir özdeyiş: “Açgözlülük öldürür!”

_________________
*** KESİNLİKLE YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR ****
*** BURADA YAZANLARA VEYA YORUMLARA GÖRE HAREKET EDERSENİZ TÜM PARANIZI KAYBEDEBİLİRSİNİZ ***
*** HABER, BİLGİ VE YORUMLARI KENDİ AKIL SÜZGECİNİZDEN GEÇİREREK SON KARARI KENDİNİZ VERİNİZ ***


Başa Dön
 Profil  
 
Gönderilme zamanı: 13 Eyl 2013, 19:27 
Çevrimdışı

Kayıt: 02 Şub 2013, 12:37
Mesajlar: 92
Ettiği teşekkür: 4
Aldığı teşekkür: 21
Türkiye'ye ambargo mu geliyor?

Uluslararası Af Örgütü, Türkiye'ye biber gazının durdurulması için çağrı yaptı

www.borsagundem.com
13.09.2013 - 18:58

Uluslararası Af Örgütü açıklamasında, söz konusu çağrının, polisin son üç günde İstanbul ve diğer şehirlerde, bazıları şiddet içeren protestoları dağıtmak için bir kez daha fazla miktarda biber gazı ve tazyikli su kullanmasının üzerine yapıldığı belirtildi.
Uluslararası Af Örgütü Türkiye Araştırmacısı Andrew Gardner, “Türk polisinin gösterileri bastırmak için ihlale yönelik güç kullanımına dönmesi, bu tarz ölümlerin ve yaralanmaların tekrar yaşanmasını önleyici adımlar atılana kadar bütün ülkelerin Türkiye’ye biber gazı, zırhlı araç ve diğer çevik kuvvet cephane teçhizatı sevkiyatını durdurması ihtiyacının altını çiziyor. Hükümetlere, bir tavır takınarak, Türkiye’ye toplanma özgürlüğüne saygı duyup ihlale yöneli


Başa Dön
 Profil  
 
Gönderilme zamanı: 14 Eyl 2013, 14:59 
Çevrimdışı
RHEALI

Kayıt: 05 May 2011, 21:56
Mesajlar: 1663
Konum: Dört şey geri gelmez: söylenen söz, atılan ok, geçen zaman ve kaçırılan fırsat
Ettiği teşekkür: 137
Aldığı teşekkür: 1682
Dara düşünce 'belirsiz' para yetişiyor

14 Eylül 2013 Cumartesi 15:01
"Cari açığın temmuz sonu itibarıyla, 63 milyar 354 milyon dolara yükselmesini önleyen unsur, 1992 yılından bu yana, tek başına bir ayda ve tek kalemde gerçekleşen 4,8 milyar dolarlık kaynağı belirsiz döviz girişidir"


ANKARA - CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak, "Cari açığın temmuz sonu itibarıyla, 63 milyar 354 milyon dolara yükselmesini önleyen unsur, 1992 yılından bu yana, tek başına bir ayda ve tek kalemde gerçekleşen 4,8 milyar dolarlık kaynağı belirsiz döviz girişidir" dedi.

Toprak, yazılı açıklamasında, Merkez Bankasının temmuz ayı ödemeler dengesi verilerine göre, mart ayında 47,8 milyar dolara kadar inen cari açığın, nisanda 51,2, mayısta 53,3, haziranda 54, temmuzda ise 55 milyar 754 milyon dolara yükseldiğini ifade etti.

Cari açığın daha da büyümemesinde, uzun vadeli ve kayıtlı, yasal para girişinin önemli bir katkısı olduğunu belirten Toprak, şunları kaydetti:

"3,8 milyar dolarlık bu artışın 1,6 milyar dolarlık bölümü Yapı Kredi Sigortanın Allianz'a satışından sağlanan 1 milyar dolardan, 1,4 milyar dolarlık bölümü bankaların dışarıdan aldıkları borç ve sendikasyonlardan, 700 milyon dolarlık bölümü de devletin dış borçlanmasından sağlandı. Buraya kadar her şey normal ve şeffaf görünmektedir. Bu dövizler gelmeseydi cari açık 58 milyar 554 milyon dolar olacaktı. Ancak cari açığın temmuz sonu itibarıyla 63 milyar 354 milyon dolara yükselmesini önleyen unsur, 1992 yılından bu yana, tek başına bir ayda ve tek kalemde gerçekleşen 4,8 milyar dolarlık kaynağı belirsiz döviz girişidir. AKP ne zaman dara düşse böyle yüklü kaynağı belirsiz döviz girişleri olmaktadır. Bu kara para mıdır, para aklama mıdır, kaynağı nedir? Kimindir? Hükümet açıklamalıdır."

Yukarıdaki haber alıntıdır. http://www.dunya.com/dara-dusunce-belir ... 02539h.htm Çok önemli bir noktaya vurgu yapılmış. Kaynağı belirsiz döviz girişlerinin yaşandığı ve bu paranın nerden geldiğinin bilinmemesi üzerine.

_________________
Yazdıklarım yatırım tavsiyesi değildir. Kişisel temel ve teknik paylaşımlarımdır. Uyulması halinde zarar etme ihtimali yüksektir.


Başa Dön
 Profil  
 
Gönderilme zamanı: 14 Eyl 2013, 15:05 
Çevrimdışı
RHEALI

Kayıt: 05 May 2011, 21:56
Mesajlar: 1663
Konum: Dört şey geri gelmez: söylenen söz, atılan ok, geçen zaman ve kaçırılan fırsat
Ettiği teşekkür: 137
Aldığı teşekkür: 1682
ABD ve Rusya anlaştı

14 Eylül 2013 Cumartesi 13:48
Son Güncelleme: 13:50
ABD ve Rusya, Suriye'nin kimyasal silahlarının denetlenmesi konusunda anlaştı.

CENEVRE - ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Suriye'nin kimyasal silahlarının denetlenmesi konusunda Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile anlaştıklarını bildirdi.

Kerry ve Lavrov, Cenevre'deki Intercontinental Otel'de üç gündür devam eden Suriye'nin kimyasal silahlarının denetlenmesi konusunda yaptıkları görüşmelerin ardından basın toplantısı düzenlediler.

Bakan Kerry, Suriye'nin kimyasal silahlarının denetlenmesi konusunda altı maddelik bir plan üzerinde anlaşma sağladıklarını bildirdi. Kerry'nin açıkladığı plan, Suriye'nin kimyasal silahlarının kimyasal silah uzmanları tarafından denetlenmesinin yanı sıra yok edilmesini de kapsıyor.

Bu plana göre, kasımdan önce uzmanların çalışmalarına başlaması gerektiğini belirten Kerry, planın uygulanmaması halinde yaptırımlarının BM Şartı'nın 7. bölümü çerçevesinde olacağını söyledi.

Yukarıdaki haber alntıdır. http://www.dunya.com/abd-ve-rusya-anlasti-202534h.htm

BM şartının 7.bölümü şu ; Madde, Güvenlik Konseyi’ne barışa zarar verildiğinde askeri ya da askeri olmayan eyleme geçme izni veriyor. Benim düşüncem, önce rusya ve suriyeden anlaştıklarına dair haberler sonra da abd ile rusyanın anlaşma haberi askeri müdahalenin önünü iyice tıkadı gibi gözüküyor. Bu tıkanmayı açacak tek sebep suriyenin bu anlaşmaya uymaktan vazgeçmesi ve kimyasal silahları yok etmeye yanaşmaması olacaktır. Bu şekilde olursa abd'nin eli güçlenir artık şu durumda.

_________________
Yazdıklarım yatırım tavsiyesi değildir. Kişisel temel ve teknik paylaşımlarımdır. Uyulması halinde zarar etme ihtimali yüksektir.


Başa Dön
 Profil  
 
Gönderilme zamanı: 16 Eyl 2013, 22:22 
Çevrimdışı
RHEALI

Kayıt: 05 May 2011, 21:56
Mesajlar: 1663
Konum: Dört şey geri gelmez: söylenen söz, atılan ok, geçen zaman ve kaçırılan fırsat
Ettiği teşekkür: 137
Aldığı teşekkür: 1682
Alıntıdır. http://www.borsagundem.com/haber/bu-par ... yor/508993

Gazeteci Çiğdem Toker, t24'de yayınlanan yazısında örtülü ödenek harcalamarındaki artışa dikkat çekiyor.
İşte Toker'in yazısı:
Gazetecilik serüvenimin hatırlı bir kısmı, ekonomi muhabirliği mesaisine dayanır.
Hürriyet gazetesinde geçen 15 yıl; mesleki deneyimlerime, -birçok şeyin yanı sıra- bütçe verilerini düzenli izleme alışkanlığını da kazandırdı.
2001 krizinin ardından, dönemin ekonomi yönetimi ve IMF desteğiyle hazırlanan ekonomik program, bu süreçte makro verilerin periyodik olarak yayımlanma koşulunu da öngörüyordu.
O dönem Maliye ile Hazine'nin, emek yoğun bir çalışmayla, "saydamlık" ve "hesap verilebilirlik" ilkelerine uygun olarak sistemlerini kurması ve buna eşlik eden bilişim teknolojisi, makro verileri talep sahipleri açısından düzenli izlenebilir kıldı.
Sonrasında ekonomi muhabirliğine eskisi kadar odaklanamasam da verileri izlemeye hep gayret ettim.
Bu kapsamda, Maliye'ye bağlı Muhasebat Genel Müdürlüğü'nün bütçe verileri özel bir öneme sahiptir. Yazılı bir kural olmasa da her ayın 17'si 18'i gibi, bir önceki ayın bütçe gerçekleşmeleri http://www.muhasebat.gov.tr sitesinde yayımlanır.
Bu girişi neden yaptığıma gelince...
İçinde bulunduğumuz dönemde bütçe verilerinin açıklanması bilmediğim bir sebeple gecikti. Eylül ayını yarılamamıza rağmen, bırakalım Ağustos'u, henüz Temmuz ayı bütçe veriler daha açıklanmamıştı.
Bu sorunun yanıtını çok merak ediyordum. (Halen de biliyor değilim.)
Gelgelelim, aklıma bir fikir geldi. Sabah 9 sularında tekrar kontrol edip, Muhasebat Genel Müdürlüğü'nün sitesinde verilerin halen Haziran ayında kaldığını görünce, aklıma Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e tivit atarak sormak geldi.
Sordum da. Yanıtı twitter üzerinden bekledim ama hata etmişim :)
Temmuz ve Ağustos ayı bütçe verilerinin ikisinin birden kısa bir süre sonra siteye konulduğunu, bir telefonla öğrendim....
Aldığım habere sevinirken, bunun bir rastlantı olabileceğini de düşünmedim değil.
Küçük de olsa bu payı bırakarak Temmuz-Ağustos verileri üzerinden önemli bir veriye dair, hep izlediğim bir bütçe verisine dair gerçekleşmeleri aktaracağım: Örtülü ödenek.
Sekiz ayda 873,6 milyon TL
Bütçede "gizli hizmet giderleri" başlığı altında geçen, bilinen tanımıyla örtülü ödenek harcamaları, bu yılın Ocak-Ağustos dönemini kapsayan sekiz ayda 873,6 milyon TL'ye ulaşmış.
Verilere baktığımızda örtülü ödenekten, Temmuz ayında 64,7, Ağustos'ta ise 266,3 milyon TL kullanıldığını görüyoruz.
Özellikle Suriye krizinden bu yana daha yoğun tartışılan örtülü ödenek harcamalarının, kalem kalem nereye harcandığını bilme şansımız yok. Yasalar engelliyor... (Sadece, üzerlerinden hayli zaman geçtikten sonra bazen bir vakfın kurdurulduğunu, bazen de bir spor kulübünü kalkındırmak amacıyla "verildiğini" ilgili ağızlardan okuyabiliyoruz. )
Ancak, ekonomi analizlerine özel ilgisi olmayan bir gözün dahi rahat algılayacağı bir tablo var ki, o da örtülü ödenek harcamalarının özellikle 2011 yılından bu yana olağanüstü artış gösterdiği....
Sekiz ayda 873 milyon TL'nin ne anlama geldiğini belirtmek açısından, 2012 toplam harcamasının 1 milyar 175 milyon lira olduğnu paylaşalım. Bu tutar, 2011'de ise 951.2 milyon TL idi.
Buradan hareketle, içinde bulunduğumuz yıl, örtülü ödeneğin 1,5 milyar TL'ye yaklaşacağını söylemek hiç kehanet sayılmamalı.
Hemen belirtelim ki, devletin ali menfaatlerine yönelik gizli hizmetler için harcanacak 1,5 milyar TL 'ye ulaşsa da yasal limiti aşmayacak.
Ama işte o mahut açmaz: Hukukilik ve meşruiyet yani...
Yasal limitin aşılmaması, ya da aşılmayacak olması, (bütçe başlangıç ödeneklerinin binde 5'ine kadar yolu var) Suriyeli "muhaliflere" silah yardımı iddialarının ayyuka çıktığı bir konjonktürde, örtülü ödenek üzerindeki soru işaretlerini kaldırmayacağı kesin.
Maliye verilerine, yani açık kaynaklara dayanarak 2005 yılından bu yana yapılan örtülü ödenek harcamalarını aktaralım: (2005 öncesi ise sanırım teknik sebeplerle sistemde yer almıyor.)
Yıllar itibariyle örtülü ödenek harcaması
Milyon TL
2013 - 873.6 milyon TL (Ocak-Ağustos)
2012 - 1.2 milyar TL
2011 - 951.2 milyon TL
2010 - 706.1 milyon TL
2009 - 634.4 milyon TL
2008 - 510.8 milyon TL
2007 - 436.5 milyon TL
2006 - 327.4 milyon TL
2005 - 156 milyon TL
Bu tablodan sonra, önce o meşhur soru, sonra da kendi sorumuzla bitirelim: Örtülü ödenek nereye koşuyor, nereleri aşıyor?

_________________
Yazdıklarım yatırım tavsiyesi değildir. Kişisel temel ve teknik paylaşımlarımdır. Uyulması halinde zarar etme ihtimali yüksektir.


Başa Dön
 Profil  
 
Gönderilme zamanı: 18 Eyl 2013, 13:59 
Çevrimdışı
RHEALI

Kayıt: 05 May 2011, 21:56
Mesajlar: 1663
Konum: Dört şey geri gelmez: söylenen söz, atılan ok, geçen zaman ve kaçırılan fırsat
Ettiği teşekkür: 137
Aldığı teşekkür: 1682
Alıntıdır.

İstanbul Sanayi Odası (İSO) ve İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV), AB ve ABD arasında müzakereleri başlatılan ve Türkiye’nin kapsam dışında tutulduğu "Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP)" konusunu tartışmak ve bilgilenmek amacıyla, 12.9.2013 tarihinde bir seminer düzenledi.

Seminerin açılış konuşmasını yapan Yavuz Canevi’nin, dünyanın en önemli iki ekonomisini bir araya getirecek söz konusu antlaşmanın sadece ekonomik değil, uluslararası dengeleri yeniden belirleyecek jeostratejik bir hamle olduğunu belirten açıklamaları yoğun gündem arasında kaynadı gitti.

Söz konusu antlaşma ile dünya GSYH’sının yarısını ve dünya ticaretinin 1/3’ünü kapsayacak bir serbest ticaret ve yatırım alanı oluşturulacağını söyleyen Canevi’nin açıklamalarına göre; söz konusu antlaşmanın, ABD ekonomisine yılda 95 milyar avro, AB ekonomisine ise yılda 119 milyar avro kazanç sağlaması öngörülüyor.

Canevi’nin bir diğer önemli tespiti, Türkiye’nin, söz konusu antlaşma kapsamı dışında tutuluyor olmasının, Türkiye ekonomisine yapacağı olumsuz etki. Canevi, Almanya Münih merkezli IFO Enstitüsü tarafından yapılan araştırmaya değinerek, bu alana dahil olmaması durumunda Türkiye için olabilecek refah kaybının yüzde 2,5’u bulacağını söylemiş.

İSO Başkan yardımcısı Ali Eren’in konuşması da aynı karamsarlığı yansıtıyor. Ali Eren’e göre bu yılsonuna kadar tamamlanması öngörülen TTIP’nin dünya ekonomisinin ağırlığını tekrar Atlantik’in iki yakasına(ABD, AB) kaydıracak. Üretim standartları yeniden belirlenecek. Gelişmekte olan ülkelerdeki mevcut sanayi olumsuz etkilenecek.

Toplantıda konuşan, AB’nin ABD ile müzakerelerini yürüten heyetin başkan yardımcısı ve Avrupa Komisyonu Ticaret Genel Müdürlüğü ABD ve Kanada Dairesi Başkanı Damien Levie, TTIP’nin anlaşmaya taraf ülkelerde ekonomik büyümeye ve istihdama önemli katkısı olacağını, AB’de aile başına 545 avro ekstra gelir ortaya çıkaracağını söylemiş.

Levie’ye göre, söz konusu antlaşma 21’inci yüzyılın ticaret ve yatırım kurallarını belirleyecek. Tarım ve sanayi mallarında her türlü kısıtlama ve tarife ile tarife dışı engellerin kaldırılmasının yanında, yatırımların serbestleştirilmesi, hizmet ve kamu alımları sektörlerinde liberalizasyon, piyasa düzenleyici kurallarını belirlenmesi, rekabet kuralları, kamu iktisadi teşebbüsleri, işçi hakları, çevre ve enerji ve hammadde kaynaklarına erişim gibi birçok farklı alanı kapsayacak.

Temmuz ayında başlanan TTIP müzakerelerinin yoğun bir şekilde devam edeceğini, Türkiye’nin, TTIP kapsamına alınmasının söz konusu olamayacağını söyleyen Levie’ye göre Türkiye’nin izleyeceği en gerçekçi yol, ABD ile paralel müzakereler yürütülmesi için çaba göstermek.

Bu görüşmelerin amacının gelişmiş batı ekonomilerinin krizden çıkması ve yeni istihdam alanları yaratılabilmesi olduğunu söyleyen TEPAV Ticaret Çalışmaları Merkezi Başkanı Emekli Büyükelçi Bozkurt Aran, TTIP müzakerelerinin izleyeceği yol ve genel formatı için, Güney Kore ve ABD arasında imzalanan KORUS serbest ticaret anlaşmasının bir model teşkil edeceğini belirtmiş.

Bu anlaşmanın ABD'de, yeni bir Marshall Yardımı olarak nitelendiğini söyleyen Türk Amerikan İşadamları Derneği Başkanı Ekim Alptekin göre, TTIP’e dahil olma konusunda AB’den olumsuz yanıt alan Türkiye’nin ABD nezdindeki girişimlerini artırması gerekiyor.

Seminerde yapılan konuşmalar, işin boyutunu ve önemini ayrıntılı olarak ortaya koyuyor.

Üzerinde anlaşılan en önemli tespit, AB ve ABD arasında sürdürülmekte olanTransatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı görüşmelerinin, gelişmiş ülkelerin, bizzat kendi vatandaşları, toplumsal, siyasi yapıları açısından da sürdürülemez hale gelen mevcut ekonomik/siyasi sistemi, yine kendi çıkarları ekseninde yeniden tasarlama, inşa etme stratejinin en önemli adımını oluşturduğu.

ABD’nin 1971'de, tek taraflı aldığı bir kararla, Bretton Woods sistemini sonlandırıp, doları altına endekslemekten, yani elinde dolar bulunanlara talepleri durumunda altın verme taahhüdünden vazgeçtiğini açıklamasıyla başlayan, doları siyasi bir araç olarak kullanarak dünyayı yönetme döneminin, bizzat sistemin kazananı bu ülkeler açısından sonuna gelindiği anlaşılıyor.

Yaklaşık 40 yıl süren bu dönemde, ABD ve yakın müttefiki, gelişmiş/emperyalist ülkeler açısından amaca ulaşıldığını söylemek yanlış olmayacaktır. Söz konusu dönemde, daha önce kendi ekonomik etkilerine/sömürülerine kapalı olan birçok ülkenin kapısı, bu ülkelerin bankalarına ve şirketlerine sonuna kadar açılmış, ulus devletlerin, kendi ekonomilerinin kontrolü üzerindeki yetkilerini, uluslararası finans güçlerine terk etmesini sağlayacak yasal düzenlemelerin, “reform” adı altında bizzat bu ülke parlamentolarınca gerçekleştirilmesi sağlanmıştır.

Gelişmiş/emperyalist ülkelerin, kendi lehlerine çalışan bu sitemi, özünü koruyarak değiştirmek istemelerinin altında yatan temel neden, yukarıda da belirttiğimiz gibi, uygulanmakta olan sistemin, son krizde görüldüğü gibi bizzat kendi ekonomilerini ve kendi ülke vatandaşlarını da vurmaya başlamış olması, AB gibi küresel/bölgesel ortaklıkları zayıflatmaya başlamış olmasıdır.

Değişikliğin amacı, tüm dünya ülkeleri açısından daha adil bir ekonomik ve siyasi bir sistemin inşası değildir.

Amaç, yukarıda da belirtmeye çalıştığımız gibi, krizin bu ülkelerin sosyal ve siyasi yapılarında yarattığı tahribat ve tahribatın neden olduğu hoşnutsuzluk ve tartışmaların, sistemi tehdit edecek boyuta erişmeksizin,daha önce denenmiş ve başarıya ulaşmış Marshall Yardımı ve “refah devleti” gibi, soğuk savaş dönemi uygulamalarının, günümüze uyarlanmış versiyonları gündeme getirilerek yatıştırılmasından başka bir şey değildir.

Bu anlaşmanın, küreselleşme safsatasına inanarak ekonomilerini gelişmiş ülkelerin sermaye ve mallarına sonuna kadar açan, açmakla da kalmayıp, bu durumun sürekliliğini yasal düzenlemeler ve uluslararası taahhütlerle garanti eden (Gümrük Birliği Anlaşması, vb.) Türkiye ve benzeri ülkeler açısından pek de hayırlı sonuçlar doğurmayacağını tahmin etmek için müneccim olmaya gerek bulunmuyor.

Daha da vahim olan, ülke ekonomisini, toplumsal yapımızı çok ciddi oranda ve olumsuz olarak etkileyeceği kesin olan böylesi önemli bir konunun, özellikle emek kesimi örgütlerinin ve siyasi partilerin ilgisini çekmiyor olması.

_________________
Yazdıklarım yatırım tavsiyesi değildir. Kişisel temel ve teknik paylaşımlarımdır. Uyulması halinde zarar etme ihtimali yüksektir.


Başa Dön
 Profil  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 80 mesaj ]  Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6  Sonraki


Tüm zamanlar UTC + 1 saat [ GITZ ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 38 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
iletisim@hissetuyolari.com

YASAL UYARI : Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, Aracı Kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.